Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Presentation in Polis University

polis1

This is Polis University of architecture and design located in Tirana. It looks like a science fiction movie set with it’s interesting architecture. I loved the flying rooms around and the big hall.

Burası da Polis üniversitesi. Adı Polis ama polislikle falan alakası yok. Tasarım ve mimarlık okulu. Biraz bilim kurgu setine benzeyen bu okul Tirana’nın genel görüntüsünden o kadar zıt ki anlatamam.

polis2

I checked the student’s works on the road the presentation saloon.

Havada duran manzaralı bölmeleri çok sevdim bu okulda. Öğrenciler de tatlı ilgili kişilerdi. Koridorlarda işleri inceleyerek sunum odasına girdim.

polispre1

The conference room was already full of people when I step in. I quickly set up my laptop and stuff to start my show.

İçeri girdiğimde salon neredeyse dolmuştu bile. Apar topar bilgisayarı çıkarıp sunuma başladım. Do it now not later fazla eskidi, Abnormal ise çok uzun diye ilk kez Tedx Alsancak sahnesinde sunduğum “Hayat Okulu” sunumunun üzerinden İngilizce anlatmaya karar verdim. Gayet de zevkli oldu. Onu bitirince Abnormal’ı açıp oradan da bazı işleri gösterdim. Güzel güldük eğlendik. Karışıklı bir sunum oldu son derece doğaçlama. Yalnız yeni bir sunum daha yapmamın zamanı geldi gibi güncel işleri ve bilgileri de ekleyerek.

polispre2

Meeting with young designers and architectures of Albania. Presentation gone very well, I received nice messages to my inbox after the talk. Some students wanted to have photo with me and I was the rock star designer again.

Genç tasarımcılarla ve mimarlarla buluşup sohbet etmek kadar keyifli ne olabilir. Sunumdan sonra en üst kataki kafetaryalarında kahve de içtik. Profosörleri gelip bizim okulda gelip zaman zaman ders verir misiniz dedi. Ben de uçağımı kalacak yerimi ayarlarsanız tabi gelirim dedim. Pek tabi dediler ve önümüzdeki tasarım etkinliklerinde beni davet edeceklerini söylediler. Design week Tirana vb bir kaç etkinliği düzenliyorlarmış.

polispre3

Group photo with some of the students in the conference room.

Sunum bitti, ekipmanı topladım, tebrikleri aldım ve giderken kalan arkadaşlarla bir de grup fotosu çektik. Mis gibi gençler hepsi pek tatlıydı.

Wine and delights

lavinandmarcel

Marcel and Levin agreed on a new business named “Boobs mania” I don’t really know what they are planning to do with this brand but I gave them some Turkish delights to celebrate.

Macel ve Levin yeni bir işe başlıyorlar. Anlaşma anından bir foto bu. Arkada yeni işleri Boobs mania logosu görünmekte. Planları ne pek bilmiyorum ama kutlamak için son lokum pakedini açmanın tam vakti.

wine

We have a hand made dart game in the office. It’s made by Marcel by needles, matchbox and some rubber. :) It’s fun to play it. Another good new is I just learned there is an awarded super tasty wine in Albania. Some say it is one of the best wines of the world. I asked Marcel’s help to find a bottle and finally I have managed to get it. It’s from 2008 and it has a quite affordable price for such an exclusive wine.

Ofiste sıkılında Marcel’in kendi yaptığı dart oyununu oynuyoruz. İğne ve kibrit kullanarak yaptığı dartlar gayet iyi iş görüyor hatta duvara yere falan bile giriyor. Bu arada bu topraklardan çıkmış efsanevi bir şarabın varlığından haberdar oldum. Marcel’in de yardımlarıyla bu özel şaraptan bulmayı başardık ve bir şişe almayı başardım. Çantaya sığıp sığmayacağı konusunda pek bir fikrim yok açıkcası ama böyle özel bir şarap için çok güzel de fiyatı vardı. Kaçırmak istemedim. Bir çok özel ödüle sahip 2008 üretimi bu şarap çok özel bir insanla tüketilecek pek tabi.

High as Lollipop

sehir2

I have no idea why there are half naked woman in the sports page of Albanian newspaper. WTF!? And right picture is a lollypop with marihuana. Last day all the creative team had one of these on desks. We heard that the boss dropped them here as a gift. Well I thought it was an apple lollypop but no. It’s a lollypop with marihuana.

Solda Arnavutluk gazetesinin spor bölümünü görüyorsunuz. Spor sayfasında neden yarı çıplak kızlar var diye sorarsanız inanın bilmiyorum. O bana da garip geldi. Sağda ise patronun tüm yaratıcı ekibe dağıttığı yeşil lolipoplardan birini görüyorsunuz. Başta elmalı sandığımız bu lolipoplar meğer ot aromalıymış. Baya baya tatlı uyuşturucu? Sonuç? Ekibimiz artık daha yaratıcı.

sehir3

I told you about Fake Mc Donald’s and KFC… this is another one. There is no Hard Rock Cafe here but there is Tirana Rock.The logo and the concept is almost the same. :) I don’t think they have Hard Rock’s legendary burger but you know what? the bars was quite nice if you ask me. I don’t see the reason why they are coping stuff and look super fake. (right one is the Hard Rock Dubai. Left one is Tirana rock cafe)

Solda Tirana Rock sağda Hard Rock Dubai. Dünyanın bir çok şehrinde Hard Rock Cafe’ye gittim. Burada da gidiyordum ama meğer buradaki olay sahteymiş. Adı da Tirana Rock! Sahte Mc Donald’s ve Kfc’den sonra bir de Hard Rock kafe çıktı. Bu arada buranın gsm operatörlerinden “Eagle mobile” logosu aynı android logosuna benziyor. O da bir başka olay.

DOTR postcards!

cards

I just didn’t like the postcards here and I created these by myself. They will be hands of the lucky followers next week.

Burada kartpostalları beğenmeyince kendim yapıyım dedim… Fırından yeni çıkan özel DOTR kartpostalları önümüzdeki hafta şanslı takipçilere doğru yola çıkıyor. 

 

Prate brands of Tirana

sehir4

Albania is one of the very few countries where you can’t find a Mc Donald’s or KFC kind of brands. However they have the fake ones in Tirana. AFC comes as “Albanian Fried Chicken” and Kolonat is just a copy of Mc Donald’s…

Arnavutluk Mc Donald’s ya da KFC gibi Amerikan fast food restoran zincirlerini göremeyeceğiniz bir kaç ülkeden biri. Tabi bunlar yerine kendi kopyalarını bulabilirsiniz. Albania Fried Chicken yani AFC ya da Mc Donald’s çakması olan Kolonat her zaman hizmetinizde. 

A quick tour in the city of Tirana

view3

This is peace bell made by bullet shells used in the war. Built by the children of the Catholic Zadrima community. Shells of bullets from 1997 were melted and used to build the bell.

Savaştan sonra ortalıkta kalan mermi kovanlarını toplayan çocuklar bunları topluca eritip işte bu çanı üretmişler. Barış çanı.

view2

The pyramid of Tirana. International Center of Culture was a museum in Tirana, Albania, that was opened on October 14, 1988. Formerly known as “Enver Hoxha Museum.” This pyramid-shaped structure was designed by the daughter and son-in-law of the late communist leader Enver Hoxha. The guy who banned religions and made Albania the first atheist country of the world. It served as a museum about his legacy, but after 1991 it became a conference center and an exhibition venue. Today it is abandoned and nothing going on inside. Outside is full of graffitis and messages to the world.

Tiran piramidi. 1988′de müze olarak açılan bu piramid Enver hoca’nın damadı ve gelini tarafından inşa edildi. Enver Hoca müzesi olarak uzun süre kullanılan bina savaşta karargah olarak kullanıldı. Daha önce de anlattığım gibi Enver Hoca Arnavutlukta dinleri yasaklayıp burayı dünyanın ilk ateist devleti haline getiren kişi. Bunu yapmasındaki nedense insanların sadece onu tanrı olarak görmelerini istemesi ve dinlere değil sadece ona itaat etmelerini istemesi. Keza bunu başarmış da. Burada tanıştığım bazı insanlar biz küçükken dinlerden haberimiz yoktu Enver hoca vardı başımızda diyor. O ortadan kalkınca öğrenmişler bazı şeyleri. İlginç bir olay hakkaten.

view1

Of course I climbed to the top of that thing!

Ve tabi ki tırmandım bunun tepesine. Kaçırmam!

protests

“Import some balls instead of trash” Thats what our banner says in the protest in the city center of Tirana. We are protesting the prime minister for not saying no to chemical weapons in Albania. Russia and USA are looking for a place to defuse chemical weapons of Syria. I have no idea why they don’t defuse it in Syria?

Akşama protesto var. Suriye’nin nükleer silahlarını Arnavutluk topraklarında yok etmek istemiyoruz. Arnavutluk kimyasal silah çöplüğü değil diyoruz. Pankartımız da diyor ki “Import some balls instead of trash”

park

A bunker from the war times at left. Picture in the middle is a piece of Berlin wall. Have no idea why it is here or how it came here. The statue on right is Ismail Qemal Bej Vlora was a distinguished leader of the Albanian national movement, and founder of the modern Albanian state as its first head of state and government.

Solda savaş zamanından kalma bir sığınak var. Hemen yanında ise Berlin duvarının bir parçası duruyor. Bu parça neden burada ya da nasıl gelmiş en ufak bir fikrim yok. En sağdaysa Türkçe adıyla İsmail Bey heykeli var. Arnavutluk devletinin kurucusu.

hostel2

Came back to hostel Propaganda. The decoration here is quite moody and interesting.

Hostele döndüm. Oda dışında da biraz gösteriyim size burayı. Dekorasyon iyi. İnternet gelip gitmeli, geceleri biraz soğuk oluyor. Odalar temiz ve güzel. Televizyon yok ama ihtiyaç da yok. Şu kartonpiyer denen şeyden oldum olası nefret etmişimdir ama bi sürü olunca bi hoşuma gitti nedense. İlginç geldi bana böyle olması. Yani nefret ettiğim bir şeyden daha çok olunca hoşuma gitmesi ironik bir durum.

hostel1

Corridors of Propaganda hostel.

Hostelin koridorları… Komünist liderler ve döneme ait eşyalar her köşede.

gallery4

National art museum of Tirana.

Tirana ulusal sanat müzesi önünde çizim yapan sanat öğrencisi kızcağız.

gallery3

I came here with no expectations. But it was much better than most of the museums I have seen in other countries. There are very old and important art works belongs to communist era. Most of them looks amazing and they are all made by Albanian artists.  I couldn’t take much pictures since the security came and asked me not to take pictures but anyway. It was good and I advice you to visit it if you make your way to Tirana one day.

Buraya beklentisiz geldim hatta bir beklentim varsa bile bu beklenti sıkıcı bir sanat müzesi gezeceğime dair bir beklentiydi belki. Fakat burası beni çok şaşırttı. Hemen hemen her ülkede bir çok müze gezdim ve burası bir çoğundan çok daha iyiydi. Uzun süredir bir sanat müzesinden bu kadar keyif almamıştım. Video artlar bıdı bıdılar değil saf geleneksel sanat var burada. Resimler heykeller yüzlercesi ve hepsi Arnavut sanatçılar tarafından yapılmış. Komunist dönemi ya da öncesini yansıtan ve o dönemin işleri. En güzellerinin fotoğrafını çekemedim çünkü güvenlik gelip çekme bakıyım hımmm diye azarladı. Yolunuz Arnavutluğa düşerse gezin burayı. Gerçi çoktan bu eserler yerine başka şeyler gelmiş olur.

gallery2

Some paintings from the old times when Ottoman Empire was in the region. At right you see Albanians fighting with Ottoman forces.

Osmanlı imparatorluğu’nun buralarda olduğu dönemi yansıtan bazı resimler. Sağdaki tablo Arnavutluk ve Osmanlı güçlerinin savaşını resmediyor.

gallery1

Scenes from the museum.

Müzeden görüntüler.

designoverview

Another day after work. Me, Marcel and Lavin 3 designers from the agency came to Design overview. An event for designers in Tirana. It was too late and the event was already organized so I couldn’t talk here. But probably they will call me for the next years event. Last years of my life I was always on the stage in this kind of events running from talk to talk. So I felt a bit weird when I was just watching the show.

Başka bir gün iş çıkışı Lavin, Marcel ve ben ajansın 3 tasarımcısı olarak “Design Overview” adlı tasarım seminerine katıldık. Bu sene benden habersiz oldukları ve tüm program çoktan ayarlandığı için burada konuşamıyorum ama gelecek sene sahnedeyim. İlginç olansa son yıllarda o kadar çok sahnedeydim ki izleyici koltuğunda oturup programı izlemek bi garip geldi. Bu arada yarın burada da bir tasarım üniversitesinde konuşma yapacağım.

bookfair2

Book fair in Tirana. Mostly Albanian books. So I had a look and got out.

Kitaplar Arnavutça olunca bakıp çıktım.

bookfair

There is always a limo waiting in front of the book fair. I learned that it’s for rent.

Kiralık limuzin. Kitap fuarı önündeydi. Kiralamadık.

bikes2

Prime minister of Albania is a painter. He is running a campaign to color buildings to make them look better. One example is on left. Right one is a billboard with wheels. Brands rent these billboards and some people take them around the city. Interesting medium.

Arnavutluk başbakanı aslında eski bir ressam. Binaları renklendirmekle ilgili bir kampanya da yürütüyor ve bunu destekliyor. Solda bir örnek görüyorsunuz. Sağdaki de tekerlekli reklam panosu. Markalar bu bisikletleri kiralıyorlar. Görevli kişiler reklamınızı şehirde gezdiriyorlar. Hedef kitlenize göre semt seçmek de mümkün.

bikes

Albania is interesting because there are bike roads in most of the sidewalks, there is also this bike renting system where you can take or leave it in any station. But meanwhile some other standard things for this generation is not here. So it’s weird and surprising to discover all these things.

Şu bisiklet kiralayıp duraklara bırakabilme olayı buraya da gelmiş. Harika bir olay pek tabi. Bir çok konuda tekleyen ve daha bir çok şeyin gelmediği bir ülke olarak bunun gelmiş olması ve kaldırımlarda bisiklet yollarının olması şaşırtıcı olaylardan bazıları. Kimi şeyler oturmuşken çok basit diyebileceğimiz bir çok şeyden eser yok. Garip bi ülke burası.

Connext

connext1

This is the agency that I am working in Tirana. It’s called “Connext” and it has colorful wooden crates for an upcoming zombie apocalypse. Just in case :)

Burası Tiran’da çalışacağım ajans Connext. Duvarlarında olası bir zombi saldırısı için renkli kasalar var.

connext2

First floor is mostly for brand managers and planners. Second floor is for the creatives.

İlk kat müşteri temsilcileri ve planlamacılar için ayrılmış. İkinci katsa yaratıcı ekibin mekanı.

connext3

Agency is actually a villa with 3 floors. Has a nice ambient.

Ajans aslında 3 katlı bir villa. Sıcak bir havası var. Büyük bir evde beraber çalışıyormuşuz gibi.

connext4

Marcel at left picture is my best friend here. New souvenir gifts for everybody in the agency. All from Istanbul. I also have a last pack of Turkish delight but I am keeping it for the next week since our boss is out of city this week.

Solda Marcel, buradaki en yakın arkadaşım diyebilirim. Tüm ajansa kalan hediyeleri dağıttım. Patron şehir dışında olduğu için kalan son kutu Türk lokumunu haftaya saklıyorum.

connext5

This is where I work at left picture. Second floor, the desk at the corner.

2. kat benim çalıştığım yer. Ajansta bi çocuk var arada bir geliyor. Baya kötü kokuyor.

connext6

You will see those papers all around the city. They are a kind of death announcement for people to see who is dead and when is the funeral. Right picture is a hole in the road I saw while walking around.

Tiran duvarlarında bir çok ölüm ilanı göreceksiniz. Kim ölmüş, nasıl ölmüş cenazesi neredeymiş bu duvarlardan öğreniyorsunuz. Sağda ise yolun ortasında önüme çıkan delik. Muhtemelen burada bir direk varmış ve sökmüşler. Delik öylece duruyor.

connext7

This is an interesting place at left. It looks like a shopping mall but it is actually full with cafes next to each other. Its a mall of cafes! :) By the way it’s smoking free in Albania even indoors. At right you see me lost in plans. I have a lot of things to figure out nowadays in my head.

Soldaki yer ilginç, başta alışveriş merkezi sandım bir de baktım içeride kafeden başka bir şey yok. Yanyana kafeler uzanıp gidiyor. Kafe merkezi gibi bir şey. Sağda ben planlar içinde kaybolmuşken. Gelince çok işim olacak sanırım. İlginç fikirlerim var.

New home for next 3 weeks

 

montenegro1

Well my trip to Tirana became much easier than I expected with the helps of Darko. The guy who was travelling from Sarajevo to Montenegro with his car. A friend of his was also in the car and they were talking each other all the time in local language and they didn’t communicate with me much. So I was watching the beautiful mountains or sleeping most of the time.

3 otobüs ve 3 ülke değiştirerek yapacağım Tirana yolculuğu inanılmaz zor olacaktı. Neyseki Karadağ’lı Darko ile tanıştım da beni Saray Bosna’dan Karadağ’a bedava ve duraksız getirdi. Karadağ’dan Arnavutluk ise çok kısa bir mesafeydi ve muhtemelen Tirana’ya direkt otobüs bulabileceğimi düşünüyordum. Yol boyunca Darko ve kız arkadaşı arabada hep kendi dillerinde sohbet ettiler. Bana bir şey soran eden olmayınca ben de arkada soğuktan büzüşüp uyudum. Arabanın içi buz gibiydi. Isıtıcıyı açar mısın da diyemedim Darko’ya zaten otobüse göre yeterince rahattım ve adamdan ekstra bir şeyler dilemek istemedim.

montenegro2

When we arrived to Montenegro, Darko dropped me to the bus station. I was expecting to find a direct line from here but no way again. They had a bus which goes to 2 other cities and then Tirana. I was about to deal with another long way trip. But 3 young people appeared next to me and told me that they are also trying to reach Tirana like me. While we were discussing what to do, they told me they are from Turkey :) So we changed the language to Turkish and I offered to share a taxi since we are 4 people. We went out and asked to taxi drivers about the price. First guy said 150 euros and we said no way. After a couple of drivers we found one who accepts to take us to Tirana city center for 80 euros. 20 euros per person sounds like a good deal for us instead of the long trip with a bus. It was a fun ride and for the first time I travelled between countries by taxi :) Here you see the Montenegro border in right picture. Passport control stuff.

Karadağ’da otobüs terminalinde bıraktı beni Darko ve arkadaşı. Çok teşekkür ettim ve gara girdim. Gar dediğim yer bir evin salonu kadar diyebilirim. 2-3 vezne var. Tirana’ya bilet sordum. Sormamla tekrar şok oldum çünkü buradan bile direkt bir sefer yok Tiranaya. Biri Karadağ’da biri Arnavutlukta 2 farklı şehire gittikten sonra Tirana’ya gidiyormuş otobüs. Gene uzun bir yolculuk beni bekliyor diye düşünürken arkamda 3 genç belirdi. İngilizce olarak konuşmaya başladık. Meğer onlar da Tirana’ya gitmeye çalışıyorlarmış. Konuştukça birbirimizin Türk olduğunu anlayıp dili Türkçeye çevirdik. Meğer gençler Romanya’ya erasmus programıyla gelmişler ve bu ara sırt çantalarıyla Balkanları geziyorlarmış. Madem 4 kişiyiz taksi bakalım diye teklif ettim. İlk sorduğumuz taksi 150 euro istedi. Olmaz dedik tabi. Giderken 120′ye düştü ona da yok dedik. Bıraktı peşimizi o da zaten. Yolda bir iki taksiye sorduk ve sonunda 80 euro’ya anlaştık. Kişi başı 20 euroya Tirana şehir merkezine ulaşacaktık. Taksici amcamız İngilizce bilmiyordu. Yol boyunca Türkçe konuşarak adamın kafasını şişirdik biraz ama uzun süreden sonra Türklerle iletişim kurmak iyi gelmişti. Sağda Karadağ sınır kapısını görüyorsunuz. Böylece ilk kez taksiyle bir ülkeden başka bir ülkeye geçmiş oldum.

montenegro3

The first 2 things I recognized in Albania. Some buildings are quite weird. Like an epic fail of architecture like you see at left. Another thing is there is written “shitet” everywhere. I was wondering what the hell is “shitet”. My friend Marcel from the agency told me it means “for sale” in Albanian.

Ülkeye girişte görüntü çok hoş değildi. Taa ki şehir merkezine gelene kadar. Yol boyunca gözlemlediğim 2 şey oldu. Biri mimari açıdan süper saçma binaların olması. İkincisi de her yerde “shitet” yazması. Arabalardan binalara neden her köşede shitet yazıyor diye düşünürken gördüm ki shitet “satılık” demekmiş.

albaniaev

After a long long trip I arrived to my new home for next 3 weeks. It’s called “Propaganda hostel”. Well it’s hostel but I have my own room and bathroom. Free internet, hot water and even laundry service and free breakfast. It’s a really fancy and nice place. It’s located in the most active and stylish zone of the city. There are many bars, cafes and restaurants around my hostel. It’s probably the best district of the city. Albania is an interesting beautiful country with some political and economic problems. They can’t use the resources quite well and they keep importing things instead of making for themselves. Well that’s understandable considering the war they just had in recent history. Big percent of the population is having a difficult life standard and trying to earn basic living standards. There are some protests against politics nowadays because they can agree to disarm chemical weapons of Syria in Albania just because all the other countries refused this and Albania needs money. But people don’t want to have this trash in their country. They say Albania is not a junk yard where you can throw your stuff. And I think they are right on that. People are very nice and kind here and they have similar culture with Turkey in some cases. Tirana is not an extra dangerous place than any other city around the world. You know, shit can happen anywhere and for sure it’s possible here as well but that’s it. %70 percent of population are Muslims and %30 Christian. The Communist regime that took control of Albania after World War II persecuted and suppressed religious observance and institutions and entirely banned religion to the point where Albania was officially declared to be the world’s first atheist state. They shut down all the churches and mosques. Religious freedom has returned to Albania since the regime’s change in 1992.

Uzun bir macera sonunda çok şükür Tirana’ya vardım. Propaganda hostel diye çok hoş bir yerde kalıyorum. Hostel dediğime bakmayın tıpkı Bosna’daki gibi kendime ait odam ve banyom var. Sınırsız internet sıcak su hatta çamaşır servisi bile bulunuyor. Sabahları bedava kahvaltım da var. Şehrin en tarz ve hareketli semtinde kalıyorum. Bulunduğum sokak barlar, kafeler ve restoranlarla dolu bir alan. Şehrin en güzel semti diyebilirim. Arnavutluk ilginç bir ülke. Avrupa’nın en güzel su rezervlerine ve doğal kaynaklarına sahip ama gene de su ithal ediyorlar mesela. Politik sorunları çok, yakın zamanda bir savaş atlatmış olmaları aslında biraz zamana ihtiyacı olduklarını söylüyor bana. Arnavut dostlarsa 20 senede gelmemiz gereken yerin çok gerisindeyiz diyor. Keza burada önemli bir beyin göçü durumu da mevcut. Çoğu insanın tek problemi hayatta kalmak. Siz bir park için neler yaptınız biz en temel hayati ihtiyaçlar için bile bunu yapamıyoruz diyorlar. Şu aralar Suriye’de bulunan kimyasal silahların Arnavutluk’da yok edilmesi gündemdeymiş. İnsanlar bunun için protestolar yapıyorlar. Hükümetse para için bunu kabul edebilir gibi bir durumda ama çekingen takılıyor. Ülkenin %70′i Müslüman iken %30′u Hristiyan. Ülkeyle ilgili en şaşırtıcı şey ise dünyanın ilk ateist devleti olmuş olması. Enver Hoca döneminde bütün kilise ve camiler kapatılmış ve Arnavutluk, 1967 yılında resmi olarak dünyadaki ilk ateist devlet olmuş, ancak 1990′ların başlarında dini anlamda özgürlükler tekrar geri gelmiş. Enver Hoca aslında bir diktatör. Komunist rejimde insanların her şeyine karışan, batılı gibi giyinmemelerini, batı müziği dinlememelerini ve ondan başka hiç bir kuralı tanımamalarını isteyen bir adammış. İnsanların hayat tarzına müdahele ediyor ve kendi koyduğu kurallara tam itaat bekliyormuş. (Tayyip level 60?) Dinleri yasaklamasının ana nedeni de tanrıya değil insanlar bana tapmalı diye düşünmesiymiş.