Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Pacaya volcano

volcano1

Carol brought me to Antigua and helped me to arrange a tour to Pacaya volcano. Since she is not good with volcano’s she didn’t came with me but I had good new friends while climbing to the volcano.

Carol’un yanardağlarla arası pek iyi değil. Dolayısıyla benimle yukarı tırmanmadı ama beni Antigua’da bir tur şirketiyle görüştürdü. Turda yeni arkadaşlar da edindim.

volcano2

Way to the top was a bit tiring but not too difficult to climb. Actually it was very enjoyable because of the beautiful nature around you. There were also horse taxis all the time. You can rent a horse if you feel very tired but I don’t think you gonna need that.

Yanardağa çıkan yol biraz zorlayıcıydı. Dilerseniz yorulduğunuz anda at kiralayabiliyorsunuz. Dağ yolu boyunca yukarı aşağı dolaşan atlar var. Taksiii takssiiii diye bağırıyorlar hatta çok komik.

volcano3

One of the friends I had there is Hyoung from Korea. Taking the picture of the volcano. Koreans and Turkish people are always becoming good friends. I think these two nations have a lot of similarities even though they are very far from each other geographically.

Yolda tanıştığım arkadaşlardan biri de Koreli Hyoung. Koreliler ve Türklerin arasında bir bağ var kesinlikle. Her zaman çok iyi anlaşıyor bu iki milletin insanları. Birbirimizden coğrafi olarak çok uzak olsak da, kültürlerimiz, geleneklerimiz çok ayrı olsa da, bir o kadar da benzerlik, yakınlık var hayata bakışımızda, düşünce yapımızda ve arkadaşlığımızda. Kore’yi ve Koreli arkadaşlarımı özledim gerçekten. 

volcano4

The team was assembled from all around the world. A girl from Switzerland, a couple from Netherlands, 2 Korean dentists, a Turkish designer and much more. The couple was also making a world trip. They saved some money for that and now they are doing it.  They have 10.000 dollars per person and they are trying to live with 25 dollars per day. They have been in Turkey as well. They said they liked Turkey but they also told me some negative stories as well. I hate that thing because I love my county’s hospitality. I don’t want any foreigner to have a bad experience in my country because of some stupid people. So I was sad about that. Another thing they told me that: We have been in many countries but you are the first Turkish person we saw traveling. Why Turkish people don’t travel? Well you know what? They are right. We don’t travel enough as a nation. Look at Koreans, Germans, Russians, Koreans, Italians… They are in everywhere! Just leave the safe zone and live!

Takım dünyanın çeşitli yerlerinden gelen katılımcılardan oluşuyordu. İsviçreli bir kız, 2 Koreli dişçi, Hollandalı bir çift, Türk bir tasarımcı ve az daha yaşlıca bir kaç kişi daha. Bu Hollandalı çift de dünya turu yapıyormuş. Çevre mühendisi olan ikili para biriktirmişler ve kişi başı 10.000 dolara ulaşınca işi bırakıp gezmeye başlamışlar. Aylardır ülke ülke geziyorlarmış ve Türkiye dışında ilk gördükleri Türk benmişim. Neden Seyahat etmiyor Türkler diye sordu bana. Cevap veremedim. Haklısın demekten başka aklıma bir şey gelmedi çünkü bu bir gerçek. Gerçekten ülke olarak yeterince seyahat etmiyoruz. Diplomatik ve vizesel sıkıntılar bir yana korkağız da, tembeliz de, monotonu seviyoruz. Rahat olanı, alıştığımız şeyleri… Yaşlılar gibiyiz ulus olarak. Aman ya başıma bir şey gelirse diye mi korkuyoruz ne olur tam bilmiyorum. Ekonomik sıkıntılar ve Türkiye’deki iş ortamının pek rekabetçi olması da cabası sanırım. Neyse Türkiye’ye de gelmişler ve epey gezmişler. Niğde’ye gitmişler mesela neden gitmişlerse oraya. Saydıkları şehirler içinde nedenini en anlamadığım yer orası oldu. Ben böyle diyince biz de anlamadık neden gittiğimizi büyük hataydı diye laflar ettiler. Suratları ekşidi. Neden bir şey mi oldu dedim? Orada bol bol soğuk davranışlara ve turistler diye kazıklanmalara şahit olmuşlar. Çok basit yemeklere normal ücretin iki katı para istenmiş falan. Yemekler diyince Türk yemekleri nasıl peki süper değil mi falan dedim, “Not really” cevabını aldım. Bazen düşünüyorum da, Türk misafirperverliği eskide kalmış bir şehir efsanesi mi? Aslında gerçekten de kötü bir ev sahibimiyiz ulus olarak? Turistler ülkemizde öldürülüyor, taciz ediliyor, kazıklanıyor… O kadar üzülüyorum ki. Özellikle buralarda Türkiye adına verdiğim onca kişisel çaba ve gayretten sonra anlıyorum yurt dışında Türkiye ile ilgili bana sorulan saçma soruların nedenini. Biz kendimizi hiç iyi pazarlayamıyoruz. Ve çok çok kötü bir ünümüz var. Çoğu kişi haritadaki yerimizi bilmiyor mesela. Yunanistanın yanı diyince anlıyorlar yerini. Yunanistan’ı biliyorlar ama. Çok fena değil mi bu? Herkesin Yunanistan’ı bilmesi ama Türkiye diyince kafalarında hiç bir şey canlanmaması. Aslında hiç bir şey canlanmasa o da iyi. Bana sorulan en yaygın ikinci soru: “Sizin ülkenizde kadınlar böyle kapalı mı? (eliyle suratını ve başını kapatıyor) Hayır diyorum öyle değil ve anlatmaya başlıyorum her seferinde. Bıkmadan, usanmadan…

volcano5

When we get closer to the top, amazing sun and light shows were appearing to tease that we are about to arrive somewhere magical.

Tepeye yaklaştıkça suratımıza vuran bir güneş ve ışık hüzmeleri çok büyülü bir yere geliyor olduğumuz konusunda bizi hazırlıyor gibiydi.

volcano6

We gave a short brake here. This is the other Korean dentist friend Kim. He studied engineering actually but his marks were not so well when he graduated. Because of the marks Korean technology companies didn’t hired him. So he decided to study again and became a dentist.

Burada kısa bir mola veriyoruz. Manzara gerçekten büyüleyici. Sağda diğer dişçi dost Kim’i görüyorsunuz. Kim aslında mühendislik okuyormuş ama kızlarla parti yapmaktan notları pek düşükmüş. Dolayısıyla Koreli bilişim şirketleri de onu işe almamış. Öylece kala kalan Kim dişçilik okumuş ve şu an gayet mutlu.

volcano7

It’s interesting to climb here because the surface, the ashes and faint lavas make you feel like you are walking on a mountain made of cornflakes. It makes the sounds exactly like a cornflakes.

Dağa tırmanırken sönmüş lavlara basarak erimiş taşlar kayalar içine gömülerek çıkıyorsunuz ve çıkardığı sesler yüzünden aynı bir cornflakes havuzu üzerinde yürüyormuşsunuz izlenimi veriyor.

volcano8

Spactacular view. I have traveled a lot and saw some of the best views all around the world but this place is one of the best views I have ever seen so far. Clouds were passing all below us. Volcano’s were visible and raising on the clouds. Sun and moon visible at the same time. Just amazing.

Zorluydu, yordu ama her adımına, her ter damlasına değdi. Yaklaşık 2 senedir dünyanın en harika mekanlarında en muhteşem manzaralara şahit oluyorum ama belki de en iyilerinden biri buydu. Altımızda bulutlar, aralarından yükselen yanardağlar, uçlarında tüten duman, kenarlardan akıp giden lavlarla önümüzde güneşin batışı, arkamızda parlak bir dolunay aynı anda bize eşlik ediyordu. Ne kadar anlatsam az gerçekten. İşin komiği yanardağı görmeye gitmiş olmamıza rağmen manzara yüzünden yanardağa hep arkamızı dönmemizdi.

volcano9

There was a small store made of bamboos on the road to top. This man here making special accessories by lava ruins. Even National Geographic showed about this man’s interesting story. So prices were a bit high because he knows what he is doing. I wanted to buy a special gift for a special person from here. In the other side of the world. At the top of an active volcano. :) I thought it will be a great gift for somebody in Turkey.

En tepeye az kala hiç bir yerin ortasında küçük bir dükkan var bambudan yapılmış bir baraka. Bir adam var içerde, bir takı tasarımcısı. Donmuş lavları ve kalıntıları kullanarak takılar tasarlıyor. Her gün bu aktif yanardağa gelip bu barakada çalışıyor ve burayı gezmeye gelenlere takılarını satıyor. Fiyatları birazcık tuzlu ama adam ne yaptığını biliyor. National Geographic dergisi bile bu adamın hikayesini konu etmiş. Düşündüm ki buradan bir şey almalıyım sevdiğim birine. Guatemala gibi dünyanın öbür ucu bir ülkeden, bir yanardağın tepesinden gelen güzel bir aksesuar. Çok anlamlı bir hediye olabilir diye düşündüm.

volcano10

Keep on climbing.

Tırmanışa devam…

volcano11

A quick brake for food. We cooked marshmallows on lava fire.

Kısa bir mola. Lav ateşinde marşmelov pişirdik.

volcano12

Cornflakes walk. Well my shoes were blue once upon a time. Now they are a bit grayish :)

Bir zamanlar ayakkabılarım maviydi. Şimdi griye döndüler.

volcano13

One of the best views so far.

Tüm zamanların en şahane manzarasına hoş geldiniz.

volcano14

We watched the sunset here. And That’s why we had to get down from the volcano in super pure darkness just with cellphone lights :)

Manzarayı bırakıp ayrılmak çok zor oldu. Zaten sırf bu yüzden cep telefonu ışığıyla indik zifiri karanlıkta ormanların içinden. :)

volcano15

One last look to the view when I was going down. To take a mind picture and remember this place for all my life. When I was walking down the environment was getting darker and darker with every step. I turned back and these people were still taking pictures there. God help them, I hope they have some lights with them.

Aşağı inerken son bir kez dönüp baktım manzaraya. Bir zihin fotoğrafı çekmeye çalıştım burayı hiç unutmamak için… Aşağı yürürken her adımımda ortam biraz daha karanlıklaşıyordu. Ormanın içine girince hepten zifiriye dönecekti ortalık. Arkamı dönüp baktığımda yukarıda hala 2 kişi fotoğraf çekiyordu. Umarım ışıkları vardır diyerek yoluma devam ettim.

volcano16

When I was down. Kiki, David and Carol came to pick me up again. We had a nice dinner with a high quality German beer. Then Kiki and David went back to home and Carol and me went to a friend’s house party. There I met with Maria and talked non stop till the party. I think we were both a bit talkative that night :)

Yanardağdan inince Kiki, David ve Carol’u buldum karşımda. Beni almaya gelmişler. Güzel bir akşam yemeği yedik Antigua’da şık bir restoranda süper bir Alman birası eşliğinde. Yemekten sonra Kiki ve David eve gittiler, biz de Carol’la onun bir arkadaşının ev partisine gittik. İçeri girdim Maria ile tanıştım tanışmamla konuşmamız başlamış oldu. Sonra bitmedi. Diğer insanlarla hiç konuşamadım. Maria bi şey diyor ben bi şey diyorum derken parti bitmiş. O gece nasıl gevezeysek ikimizde. Cır cır cır. Neyse bu gece de böyle bitti.

04 Mart 2013 2 Yorum Short URL
  • Hey there! I found your blog! I’m the Irish girl who was also on the volcano trip to Pacaya ;) I love your photos and blog, good work! Hope the rest of your travels are amazing, take care! Sarah

    Sarah Harte

    09 Nisan 2013

  • Hello Sarah! I am honored that you visited my blog :) To stay connected you can also followe me via my facebook page: http://www.facebook.com/designerontheroad

    CagriCankaya

    09 Nisan 2013

Leave a reply to Sarah Harte (cancel)  

name*

email*

website

Submit comment