Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Losing a grand master

saitmaden

Today we have lost “Sait Maden” who is the grand master of Turkish graphic design world. A painter, poet, translator and publisher. We will never forget him. Rest in peace.
Bugün çok büyük bir ustayı, harika bir insanı, Sait Maden’i aramızdan kaybettik. Onu hiç unutmayacağız.

Gezi bizim Anna’miz

anna

Bugün Türkiye’de yaşananlar bana yolda şahit olduğum bir olayı hatırlatıyor. Bu yolculuğa Hindistan’dan başlamıştım. Böyle bir yolculuğa çıkmak için kesinlikle en harika yerdi. 3 ay orada kaldım. Hindistan’daki günlerim beni en çok değiştiren günler oldu diyebilirim. Bunlardan biri şüphesiz Anna’nın hareketiydi. Anna Hazare bir adam. Fakir bir ailenin çocuğu olan Anna’nın küçüklüğü tren istasyonlarında çiçek satarak geçmiş. Daha sonra Hint ordusunda profosyonel asker olan Anna, Pakistan – Hindistan savaşında ağır saldırı alan bir kaç bölgeden sağ kurtulan sayılı insanlardanmış. Savaştan sonra Hint ordusundan gerekli fiziki koşullara uygun olmadığı için emekli edilmiş.

Savaşta yaşadıklarından sonra bir nedenden ötürü Allah benim ölmemi istemedi diye düşünen Anna, her şeyi bırakıp hayatını sadece insanlara yardım etmeye adamış. Yaptığı iyilikler ve özverilerle halkın sevgisini kazanmış ve bir halk kahramanı olmuş.

O zamana dek Hindistan yolsuzluk ve hortumlamanın olabilecek en üst düzeyde yaşandığı bir ülkeydi. Özellikle politikacılar Hindistan anayasasındaki bazı açıkları kullanarak güçlerine güç, paralarına para katıyordu. Bu durum yıllarca sürerek Hindistanı zenginin inanılmaz zengin, fakirinse inanılmaz fakir olduğu bir ülke haline getirdi.

5 Nisan 2011 tarihinde Anna hükümete meydan okudu ve anayasada yolsuzluk yapmalarına izin veren bazı açıkları değiştirmelerini talep etti. Dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istedi ve tüm Hint halkının da hemfikir olduğu bu istekleri yerine getirilinceye dek hiç bir şey yemeyeceğini beyan edip açlık grevine başladı.

Anna’nın açlık greviyle birlikte ben dahil tüm Hindistan sokaklara döküldü. Ortalık mahşer günü gibiydi. Herkes Anna’yı destekliyor ve onun ölmemesini istiyordu. Sosyal medya, basın, sokaklar her yer bu olayla çalkalanıyordu. Tüm dünya televizyonları Anna’nın grevini canlı yayınlıyor ve Anna açlıktan bayıldığı ya da fenalaştığı zamanlar insanlar sokaklarda daha da çok kaos yaratıyordu. Sokakta Hintli arkadaşlarım bu anlara tanık olduğum için çok şanslı olduğumu söylüyor ve tek bir ağızdan bunun Hindistan’ın ikinci bağımsızlığı olduğunu söylüyorlardı. Orada olmaktan ve onlarla omuz omuza Anna’ya destek vermekten ben de gurur ve inanılmaz bir heyecan duyuyordum.

Beklentimiz Anna ölmeden gerekli düzenlemelerin yapılması ve taleplerin kabul edilmesiydi. Hükümetse muhteşem bir inatla olanları görmezlikten geliyor, sokaktaki insanları ve Anna’yı eşkiyalıkla suçluyordu. Kısa sürede ünlülerinde dahil olduğu yüzlerce kişi Anna’nın yanına oturup onunla açlık grevine başlamıştı.

Çok ilginç ve ilham vericidir. Anna gücünü hiçlikten alıyordu. Dolayısıyla hükümet onu durdurmak için yapacak bir şey bulamadı. O hayatta hiç bir şeyi olmayan bir adamdı. Evi yoktu ve bir tapınakta yaşıyordu. Parası yoktu, çünkü sahip olduğu her şeyi zorda olanlara bağışlamıştı, tapınakta dağıtılan yemekleri yiyerek yaşıyordu. Arabası ya da maddi bir değeri olan hiç bir şeye sahip değildi. banka hesapları yoktu, borcu yoktu, tehdit edebilecekleri bir akrabası bile bulunmuyordu. Sahip olduğu tek şey 2 adet kıyafetti. Birini yıkadığında kuruyana kadar diğer kıyafetini giyer, insanlara yardım etmeye çalışırdı. Anna benim için gerçek bir süper kahramandı. Bir çeşit Batman’di. Ama hem teknikleri hem de görüntüsü Batman’den çok farklıydı.

Politikacılar onu durduramadı çünkü hiç bir şeyle tehdit edemediler. Yemek vermeseler adam zaten açlık grevindeydi. Hapse atsalar orası onun için gayet lüks bile. Başbakanın görüşme talebini de geri çeviren Anna siz bu talepleri yerine getirene kadar ben bir şey yemeyeceğim demeye devam etti.

Günler geçtikçe Hint halkı daha da sinirleniyor, hükümetin bu duyarsızlığı karşısında çıkan olaylar da büyüyordu. Sonunda hükümet Anna ve halkın taleplerini uygulamak zorunda kaldı ve Anna 9 Nisan 2011 tarihinde grevine son verdi. Daha sonra ölüm tehditleri alan, kiralık katillerden kaçan Anna’nın hikayesi ve başarısı Hindistan’da “Mala anna vhaychay” (I want to become Anna) adında bir filme de dönüşmüştür.

Bugün Türk halkının AKP’ye olan siniri ve nefreti tabi ki Gezi parkı ve ağaçlarla sınırlı değil. Gezi Parkı sadece yıllardır olan bitenden sonra sembol olan ve özgürlüklerin savunulduğu bir yer haline geldi. Bu bağlamda Gezi parkını bizim Anna’mız olarak görüyor ve o zaman olan biteni şu an yaşadığımız döneme çok yakın buluyorum. İnanıyorumki aynı azimle devam ettiğimiz sürece aynı başarıya ulaşabilliriz. Diren gezi. Diren Türkiye!

The world is with us.

bizimle

 

bizimle2

I talked with my friends, the world is with us!

Dünya bizimle Türkiye!

World is a dance floor

My dear cousin Can is about to marry with his super darling Ayça. Well they are inviting me to the ceremony but I am not sure that they are aware what they are doing :) Dear Can and Ayça please watch the video and tell me about your final decision… I will be waiting :) If you still want to see me there, Behold my brother, cause I am gonna rock that place.

Sevgili kuzenim Can ve sevgilisi Ayça evleniyorlar. Düğünlerine beni de çağırıyorlar ama acaba hata mı ediyorlar? Can bunu bir daha düşünmelisiniz. Video’yu izleyin de sonra kesin kararınızı bekliyorum.

Taksim’de yasananlar…

costarica-turkey

You know Istanbul. It’s huge and mostly grey. We hate it. Istanbul has a little bit of green zone and our government still keep destroying them. Nowadays they are trying to destroy a small park in the middle of the city just to build one more shopping mall. Well we have a lot of them here. We don’t want one more stupid shopping mall and people fighting against government to protect our park. We need that park because there is no much green zone in that area. I already hate the situation in Istanbul but this is too much. I just came from Ankara, I’m dead tired but I will just take a shower and hit myself there into the park!

Turkish riot police used tear gas and water cannon in a dawn raid Friday to end a peaceful sit in by hundreds of people trying to prevent trees from being uprooted from an Istanbul park to build a new shopping mall. The move ignited furious protests and clashes that injured hundreds of people. Police started to use plastic bullets and that causes serious damages and injuries on people.

The protest then spread to the capital Ankara and other cities such as İzmir, Eskişehir and many more… It’s forth day of the protest and things getting really serious. Most of the Turkish media channels are ignoring to show what is really happening at Taksim city center since they are also trying to be in close relations with the government and politics…

You can probably watch the things from social media and international news portals like Guardian, Fox or BBC.

Wish us luck for the Turkish gas festival. We are gonna save that park!

Orta Amerika’da küçük bir ülke var adı “Kosta Rika” Nüfusu sadece İstanbul’un üçte biri kadar. Ülke topraklarının %25′i ulusal park olarak korunmakta. Buraları satın alamıyor hiç bir inşaat dikemiyorsunuz. Aynı ülkede bir araba alacağınız zaman seçtiğiniz aracın emisyon değerlerine göre her sene belli bir sayıda ağaç dikmeniz gerekmekte. Bizim fenni muayene işlemine benzeyen bu süreçte devlet sizden doğaya verdiğiniz zararı absorbe etmenizi bekliyor. Bu sayede dünyanın en temiz havasına sahip ülke olmuş durumda. Keza enerjilerinin büyük bölümünü gene rüzgar tünelleri ve akarsularla elde ediyorlar. Bir de biz varız. Recep bey var. Kocaman gri bir şehir var. 3 tane ağaç kalmış onları da kesmeye çalışıyoruz. Yerine alışveriş merkezi düşünüyoruz. Yazık. Gerçekten yazık.

My talk in Istanbul Technical University

itu1

Designer on the road was in Istanbul Technical University… Met with young people to tell his insights and experiences about life during his world trip. Special thanks to all young people who were avoiding the festival outside in the campus and listening me in the conference room.

İstanbul Teknik Üniversitesinde gençlerle buluşup yol ve hayat üzerine uzun bir sohbet ettik. Çok eğlendim harika bir gündü. Dışarıdaki festival ortamını bırakıp benim sunumuma giren tüm katılımcılara çok teşekkür ederim. Sevgiler!

itu5

Gifts from istanbul Technical University at left. Concert zone in the university at right. Well University festivals are always special. They have a unique spirit. It must be because of the audience if you ask me. I figured out that ı missed that spirit when I was there with the audience lying on the grasses.

İstanbul Teknik Üniversitesinden tatlı hediyeler. Sağda orta bahçeden manzaralar. Üniversite festivalleri bir başka oluyordu. Orada olunca ne kadar özlediğimin farkına vardım. İçerde alkollu içecek içilememesi pek bir saçmaydı. Sırf içki içmek için dışarı çıkmak zorunda olmamız hoş bir uygulama değildi.

itu3

Designer on the road workshops performed in the festival zone :) Thanks to Seda who invited me to this organization for the first time.

Yoga çalıştayı :) Hem de gümbür gümbür müzik eşliğinde. Beni bu organizasyona davet eden Seda’ya da özel teşekkürler, sevgiler… Her şey çok güzeldi. Ellere sağlık.

10.010 likes in facebook page!

10000likesposter-01

BOOOMM!! We are 10.010 people in facebook page now! Thank you to all friends and followers! To celebrate this, I will give away “one year free membership to Newwebpick magazine” Normally every issue costs 2.5 us dollar to download. But It will be free one year for you with a special password. Share the image and I will send you the password.  (I have only 50 of them)

Facebook sayfamızda 10.010 kişi olduk! Harika gerçekten hiç bir ürün satmayan, şirket ya da bir kuruluş olmayan ben sadece kendi maceramla bu kadar ilgisini çekmeyi başarmışım. Yol boyunca tüm bu insanların desteği sayesinde yolda kaldım diyebilirim. En zor anlarda onların destekleri sayesinde kalktım düştüğüm yerden. Gelelim kutlama kısmına. Bu görseli profilinde paylaşan ilk 50 kişi kendisine göndereceğim bir şifre sayesinde 1 yıl boyunca newwebpick görsel sanatlar dergisini bedava olarak indirebilecek. Normalde sayısı 2.5 dolar olan bu dergide benim yazılarımı da her ay okuyabilirsiniz… Sevgiler!

A free popcorn story

ironman

Last day I went to see the movie Ironman 3. Well it wasn’t good as I expected but that’s not the issue. When I was waiting for the movie. A guy came in and asked me: “Are you Çağrı Çankaya?” I said: “Yes” and he turned to his friend and made a hand gesture which means “I win!” I asked the story and they told me that they knew me from the blog. Guy’s name is Bertan Uçar. He saw me with his friend and go for a bet for a pop corn. Bertan believed it was me and the other guy said no because the guy in the blog was more ugly according to him :) Then Bertan came and asked me.  :) You see Bertan enjoying his free Pop corn! Similar thing happened in Kutahya. I was walking on street and a girl came and asked me: am I designer on the road. Well it feels nice to be known. The facebook page is about to be 10.000 people and I would like to thank to all friends and supporters who are following my journey. New things are about to come soon just right after my Turkey trip with Universities. Cheers!

Geçen gün Iron man 3 filmine gittim. Film beklediğimden kötüydü ama konumuz bu değil. Sinema salonunun açılmasını beklerken yanıma bir çocuk geldi ve “Siz Çağrı Çankaya mısınız?” diye sordu. Şaşırdım ve evet dedim. Evet dememle çocuğun dönüp 2 adım arkada duran arkadaşına ben kazandım manasında şak diye el hareketi çekmesi bir oldu. Meğer hikaye şöyleymiş. Bana ismimi soran çocuk Bertan Uçar ve arkadaşı beni blog vasıtasıyla biliyorlarmış. Arkadaşıyla o mu değil mi diye iddiaya girmişler. Kaybeden kazanana en büyük boy patlamış mısır alacakmış. Sonuç olarak Bertan sayemde koca bir kova patlamış mısır kazandı. :) Fotoğrafta göründüğü gibi keyfini çıkarmaya filme girmeden başladı bile. Benzer bir olay da Kütahya’da yaşamıştım. Yolda yürürken bir kız yolda çevirip siz Designer on the road musunuz demişti. Hem de tıp okuyan bir öğrenci. Bu tür olayları kaydedebilmek çok isterdim. Gerçekten çok özel ve güzel anlar. Yolculuğum boyunca yanımda olan, destek veren tüm takipçilere selam olsun. Yakında facebook sayfasında 10.000 kişi olmamız şerefine çok hoş bir sürprizim olacak. Takipte kalın. Sevgiler!

Istanbul Teknik Universitesi

481017_452420871511345_809773886_n

17 May 17:00 pm I will be talking in Istanbul Techical University. Taskısla festival. See you there folks!

17 Mayıs saat 17:00′de İstanbul Teknik Üniversince düzenlenen 19. Taşkışla şenliğinde konuşuyorum. Harikalı olucak!

My shoes at the end of 3th route

challange

I didn’t say it’s gonna be easy… I said it’s gonna worth it.

Kolay olacak demedim, buna değecek dedim…