Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Warm up – full throttle

Do you remember the bar named “Warm up” I visited in Chiang Mail – Thailand? Well this is how it was looking last night.

Chiang Mai’de gittiğimiz “Warm up” adlı barı hatırladınız mı? Hani Gsf’lilerin sıkca takıldığı şu ünlü mekan. İşte orada geçen geçeden bir sahne.

Too much raki and beer for a Thai

This is something happaned in Thailand but I forget to upload it. Anyway we drunk some raki and then some beers but look at my friend here.

Rakı içip üstüne birayla cila yapmak Türklere özgü bir şey, benimle bunu yapmaya çalışan Tayland’lı arkadaşımız ise gecenin yarısında ayakta uyudu. Işte görüntüler.

Raki test

David, Pasu, Panisa and Bank loved rakı very much. Ice and Donk don’t like it much. But Donk doesn’t even drink beer. So I think Raki wins here too. It is good to come people with raki because it helps me to change wrong thoughts of people about Turkey. Some people really thinks that; we never drink alcoholics and we are ultimate conservative and hardcore muslims. When I say raki is Turkish alcoholic drink, many people surprised. :)

David, Pasu, Panisa ve Bank rakıyı çok sevenler listeme girmeyi başardı. Ice ve Donk ise pek hazetmediler rakının tadından. Ancak Donk’un bira bile içmeyen biri olduğunu düşünürsek onu kategori dışına alabiliriz. Ziyaret ettiğim yerlere rakı götürmem gerçekten iyi bir fikirmiş. Bu da bizim içkimiz diyince insanlar epey bir şaşırıyor. Bir çok insan Türkiye’nin hiç alkol tüketilmeyen, kapalı daha doğrusu Iran gibi bir yer olduğunu düşünüyor. Ben rakıyla gelince insanların kafasındaki Turkiye imaji yerle bir oluyor tabi. Güzel bir şey bu. Rakıyı seviyoruz.

Advertising in Thailand

Thailand is a very strange country about advertising. They are usually very bad but somehow sometimes they do really really good ones. Usually production, acting and even art direction is very bad. But I can’t really understand how these really bad ones and some of the best ones came from same place :) And one more information, If you watch tv in Thailand you will see that 7 of 10 tv commercials are for shampoo, hair care or skin care products. :) Any way I found some examples of thai advertising for you some good, some bad and some skin and hair care ones. :) (Cheers is my favorite)

Tayland’da televizyonculuk baya kötü arkadaşlar tv programları zaten rezalet. Prodüksiyon, oyunculuk falan ileri derece kötü. Reklamları da genelde çok fena ama her nasılsa arada dünyanın en iyi örneklerini de yapmayı başarıyorlar. Aradaki uçurum gerçekten ilgi çekici. Bizde ya da Hindistan’da belli bir kalite standardı var mesela. Tayland’da ise en kötüler ve en iyiler bir arada. Tayland’da televizyon izlediğinizde kolaylıkla farkedeceğiniz bir başka şeyse; Burada 10 reklamdan 8′i saç ya da cilt bakım ürünü. Devamlı şampuan ve krem reklamı dönüyor yani. Sizler için biraz örnek topladım. Iyi seyirler. (Cheers benim favorim) Keyifli seyirler

Last days in Chiang Mai

We went to a shopping center to have lunch with Panisa. There are separate bike parking places in Chiang Mai shopping centers. See this one. Looks like a giant bike junk. :)

Panisa ile öğle yemeği için bir alışveriş merkezine gittik. Burada alışveriş merkezlerinin motorlar için ayrı park alanları bulunuyor. Bu da onlardan biri. Dev bir motor çöplüğü gibi. Hiç bu kadar çok motosikleti yanyana görmemiştim.

My new friends from shopping centre.

Alışveriş merkezinde yeni arkadaşlar edindim.

After the shopping center we had 1 hour Thai massage and reborn again.

Alışveriş merkezinin verdiği yorgunluğu 1 saatlik Tay masajıyla kökünden çözdük.

Since we feel reborn, we wanted to see more places and go to night bazaar. You can find anything Thai there.

Hazır yeniden doğmuş gibi hissediyorken başka yerler de görelim dedik ve kendimizi gece pazarına attık. Burada Tay kültürüne ait hemen hemen her şeyi bulmanız mümkün.

From Ninja equipments to replica wrist watchs. Huge variety of products are in the bazaar. I also saw colorful retro Casio’s which look very cute.

Ninja yıldızlarından en pahalı saatlerin iyi taklitlerine kadar geniş bir yelpaze var. Bir de bizim asker saati dediğimiz bu Casio’ların renklilerinden gördüm orada. :)

At night we went to a bar named “Warm up” Fine arts and design students are usually coming this place to have some party. While I was recording some videos for the blog that guy on my right came and asked: Are you designer on the road? I was shocked. While I was talking with him about how he knows me this girl on my left appeared and said I know you too. They are junios of Panisa from same university and they know me this way. From Panisa’s facebook I guess.

Gece David’in de tavsiyesiyle “Warm up” adlı bir yere gittik. Genelde güzel sanatlar öğrencilerinin takıldığı bir yermiş. Blog için video çekerken sağımda gördüğünüz çocuk gelip bana sen designer on the road musun? diye soruverdi. Bu soru beni o kadar mutlu ettiki çocuğu kitleyip tonla soru sormaya başladım. O esnada solumda gördüğünüz kız da gelip beni tanıdığını söyleyince bu anı ölümsüzleştirmek istedim. Işte bu fotoğrafın hikayesi.

Next day, David, Krong and me went to dinner for the last time in Chiang Mai.

Ertesi gün David ve eşiyle beraber  bir kaç yer görüp son kez akşam yemeğine çıktık.

The restaurant looks like a jungle but super organized one. Everything planned and under control.

Gittiğimiz restoran kontrol altına alınmış, organize bir orman gibiydi.

I felt like I am having dinner in Jurassic park movie set.

Sanki Jurassic Park film setinde yemek yiyormuşsunuz gibi bir his veriyor burası insana.

We decided to get in that jungle and have some photos inside. Then I lost David in jungle but found this girl on the right picture.

Ormanın içine doğru girip biraz fotoğraf çekinelim derken David’i kaybettim. Ama sağımdaki bu kızı buldum. Sonra David’i aramayı bıraktım gerçi o beni buldu.

Next day I met up with Panissa again and we went to the Wat Phrathat Doi Suthep temple. Which is located in the mountain in Chiang Mai. At right, you can see me waiting for a taxi to take us to the temple.

Son gün Panisa ile yeniden buluştum ve Chiang Mai dağının tepesinde bulunan Wat Phrathat Doi Suthep tapınağına gittik. Sağ fotoğrafta taksi için yol kenarında bekleyen ben.

The temple is often referred to as “Doi Suthep” although this is actually the name of the mountain it is located on. The temple is located 15 km from the city of Chiang Mai and is a sacred site to many Thai people. From the temple impressive views of Chiang Mai can be seen and it remains a popular destination of foreign visitors.

Aslında Doi Suthep ismi tapınağa bulunduğu dağdan geliyor. Tapınak şehir merkezine 15 kilometre uzaklıkta ve Tay halkı için kutsal bir mekan. Muhteşem manzarasıyla ayrıca turistler için de çekici bir yer.

It’s not easy to reach to this temple you should climb these stairs first :) Climbing 309 steps is not the thing for old guys.

Tapınağa ulaşmak için 2 seçeneğiniz var. Ilki 309 basamaklı bu merdiveni çıkmak. Ikincisiyse 50 baht verip özel asansörü kullanmak. 50 baht 3 tl ediyor bu arada. :)

You can ring these bells as much as you want :) I gave my first concert here to some tourist guys :)

Burada dilediğiniz kadar gürültü çıkarmanıza izin veriyorlar. Bu gonklarla ilk ve son konserimi Chiang Mai’de vermiş oldum.

Mom and me :)

Anne ve ben. Mom aslında anne olan mom değil bu figürün adı sadece.

This temple is breath taking beautiful. One of the bests I have ever seen.

Bu tapınak gerçekten nefes kesici güzellikte. Belki de gördüklerimin en iyisi.

I am always open to join rituals and traditions. I love to act like the locals everywhere. It teaches me a lot and gives me nice feelings.

Rituellere katılmayı seviyorum. Her yerin kültürünü yaşamak, onlar gibi davranmak hem çok şey ögretiyor hem çok şey hissettiriyor.

This is a kind of fortune telling you see in right picture. First you should shake this pot full with many sticks till one falls down. Then you read the number from the fallen stick and take the same numbered paper from the wall.

Sağda gördügünüz bir çeşit fal. Içi çubuklarla dolu olan bu kavanozu içinden bir tanesi düşene kadar sallıyorsunuz. Sonra bu düşen çubuğun üzerindeki numara neyse o numaralı kağıdı gidip duvardan alıyor ve okuyorsunuz.

And this is mine. It says: You will have success in what you are thinking. Lick and love will be yours soon but you should be patient.

Ve işte benim falım. 2 numaralı kağıt. Planladığım şeylerde başarıya ulaşacakmışım. Aşk ve şans da benimle olucakmış ancak sabretmem gerekiyormuş. Ben bu fala inanırım arkadaş. :)

Packaging around India and Thailand

First 5 are from India, all others from Thailand. Asian countries usually make them 2 sided if it is a global brand. One side is English which we are all familiar. Known logo and stuff. Other side is with their local typography. And beer brands are also selling water here which is strange for me :)

Ilk 5 Hindistan gerisi Tayland’dan günlük hayatta karşıma çıkan ambalajlardan seçmeler. Asya’da ambalajlar genelde 2 dilde oluyor. Tek taraf bizim de bildiğimiz ve tanıdığımız şekildeyken diğer taraf lokal dilde hazırlanıyor. Ayrıca Bira markalalarının su satması da ilgincime gitti.

Tiger Kingdom

Today we went to Tiger Kingdom with David and his wife Krong. They prefer to stay outside of Tiger cage but I wanted to spend some time with these amazing animals. As you can see in right picture, first I did some Thai massage to Tiger to relax it.

Bugün David ve eşi Krong ile beraber Tiger Kingdom adlı kaplan kampına gittik. Herkes kaplanları uzaktan uzaktan izlerken ben kafese girip bu muhteşem hayvanlarla biraz vakit geçirmek istedim. Aramızdaki gerginliği almak ve samimiyeti arttırmak amacıyla burada öğrendiğim Tay masaj tekniklerini kaplana uyguladım. (Anne biliyorum kızacaksın ama kızma)

After massage, I wash her kindly.

Masajdan sonra kedimi yıkadım ve kulağina sen koca bir kedisin diye fısıldadım.

After bath we wanted to sleep for a while. But I checked my e-mails first :)

Banyodan sonra yatalım dedik ama benim uykum kaçtı, e-postalarımı kontrol ettim.

Sweet cat isn’t it?

Kedi canını senin…

There is also some fish tanks full with fishes which eats dead cells on your foot. They told me that is very healthy.

Bir de böyle balık tankları var. Ayaklarınızdaki ölü derileri yiyen bu hayvanlarla takılmak için pek gıdık almıyor olmanız daha iyi.

Close to death here :) There is only one accident in Tiger kingdom history. :)

Burada ölüme epey yakınım aslında. :) Tiger Kingdom’da şimdiye kadar sadece bir kişi zarar görmüş. Baya büyük zarar görmüş.

Chiang Mai


Temples, Girls, Adventures… 3 weeks Chiang Mai adventure of Designer on the road. Check it out :)

Tapınaklardan kızlara 3 haftalık Chiang Mai maceramı 4 buçuk dakikaya sığdırdım. Keyifle seyrediniz.

Here and there

I saw this weird house while I was walking around in the city. And we had a watermelon juice with David.

Sokaklarda sürterken bu acayip evi gördüm. Sağda da bir acayip karpuz suyu içtim.

Tuk tuk ride. A photo from the inside. Looks enjoyable isn’t it? And at right photo you can see one of my stickers in the city.

Sehrin en ilginç, olmayacak yerlerine kartlarımı yapıştırmaya devam ediyorum. Bir arkadaşın dediğine göre polis görürse beni hapse atabilirmiş.

This is my room. I stayed in this room 3 weeks in Chiang Mai.

Işte bu da benim odam. 3 hafta boyunca bana Chiang Mai’de ev huzuru veren küçük mekanım.

And this is my balcony. It was good fun to write my blog from here.

Bu da balkonum. Ozleyeceğim. Blogu buradan güncellemek büyük keyifti.

Thai-pography! Thai letters are the most weird ones for me. I think we used to see japanese and Chinese. But Thai is so strange. Looks like some space man writing.

Tay tipografisi çok acayip. Resmen uzaylı yaratıkların dili gibi bir his yaratıyor bende yazım şekli. Deadspace’de ki karakterler buna benzemiyor muydu mesela? Sanırım Japon ve Cin tipografisine göre göre gözümüz alıştı.

We went to a jazz bar with Bank and Panisa.

Iş yerinden bank ve Panisa ile Jazz bar a gittik.

I didn’t understand the left one is a bar or a temple? Right one is a rich man’s house.

Soldaki bar mı, tapınak mı anlam veremedim. Sağdaki zengin bir abinin evi.

I really liked the restauran on the left. Very nice looking place.

Soldaki restoranı çok sevdim ama param yoktu bir şey yiyemedim.

Mobile bar on the left :) I found a place named “ON THE ROAD” :)

Ismimi çalıyorlarmış az daha :) Böyle bir şey gördüm Tayland sokaklarında yürürken. Hoşuma gitti.

The building on the left is not a temple it’s an expensive hotel for tourists. At right you can see a Thai newspaper. I didn’t understand why you have beautiful girls and luxury cars in the national newspaper. But anyway. It’s good. :)

Soldaki bina tapınak falan sanmayın bildiğiniz otel kendisi. Biraz (!) pahalı ama. :) Sağda bir Tay gazetesi görüyorsunuz. Gazetede arabaların ve kızların ne işi var anlamadım, ilginç geldi, çektim…

I found TURKISH MEZE! Finally! Ohh yes!! YEAAAAHHH!!! YEE!

Meze buldum meze! Ha haaa!!

Lady boy selling underwear in the market in left photo :)

Hiç böyle pazarcı görmemiştim. bunu da görmüş oldum.

Another day, after work we found ourselfs in a poolroom. I am very very bad at this game but I win the game. It was a huge luck. :)

Başka bir gün iş çıkışı David’le kendimizi bilardo salonunda bulduk. Bu oyunda inanılmaz kötü olmama rağmen süper ballı oyun stilimle David’i yenmeyi başardım.

We went to a barbeque buffet with guys from Digital Zoo. It was good fun. But these small asians never stop eating. I have no idea how they do it. But they eat non-stop .

Iş çıkışı çalışanlarla kendin pişir kendin ye tarzı bir yere gittik. Fiyat fiks. Yemek sınırsız. Hal böyle olunca bu asyalı küçük kardeşlerimiz benim 3 katım yeme gücüne erişiyorlar.

7 Eleven everywhere. This shops are some kind of small sized shopping mall :) You can buy anything from food to slippers. Even Dvd movies. How they keep all this stuff inside? I have no idea but they are doing it :)

Tayland’da her köşe başında 7 Eleven var. Bu dükkanlar ufak ama koca bir alışveriş merkezinden alabileceğiniz hemen hemen her şey var. Geçen içerde kendimi terlik bakarken buldum mesela. Nasıl iş bende anlamadım.

Digital Zoo in 3D

Design – Drink – Discover

Digital Zoo in 3D