Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Think Digital Romania

agency

This is my desk and my colleagues seen at left. Right is the general look of the agency.

Solda masam ve çalışma arkadaşlarım. Sağda ise ajansın genel görüntüleri.

Me and my twin.

gobekbebekcalısıyor

Me and myself working on the identity of an expo about Facebook. It’s called as “All things Facebook” which tells everything you need to know about Facebook marketing.

Ben ve diğer ben, sosyal medya ve Facebook pazarlama stratejileri üzerine gerçekleşecek olan “All things Facebook” adlı konuşma ve seminer etkinliğinin kurumsalı üzerinde çalışırken…

Göbek bebeks in Bucharest

gobekbebeklergeziyor

Designer on the road and his “Chapuller” friend seen in Bucharest streets…

Designer on the road ve Çapulcu dostu Bükreş sokaklarında gezerken…

Gifted people :)

gifts2

Left to right: Andreea Muuleanu, Gabi bartie and our boss Dragos Stanca… We all hope that giant devil eye will protect the agency from devil clients all times. :)

Soldan sağa Andreea, Gabi ve patronumuz Dragos. En büyük nazar boncuğunu burada ajansa takıyoruz. Umuyoruz ki şeytan müşterilerden ve kem gözlerden koruyacak bizi.

gifts1

Cipruan Ailenei and Cosmin Voicu got their gifts from Istanbul. These are the closest guys to me here. We share the same desk together.

Cipruan ve Cosmin’e Istanbul’dan ufak hediyeler. Bu çocuklarla aynı masayı paylaşıyoruz.

Göbek bebek

göbekbebek

One of my best friends Hande Aylan started to create custom hand made dolls for people. Here is mine with my world trip story. :) It will travel with me all the countries during route4. They are called as “Göbek bebek” (means: Belly Doll) If you want to have yours, tell your story to Hande and she will do it for you eventually. Want to see more göbek bebek? Check her facebook page: https://www.facebook.com/gobekbebekk

Dünyayı kendime göbek yaptım :) Yeni el yapımı Designer on the road oyuncağım yolculuk boyunca benimle! Arkadaşım Hande Aylan’ın kişilere, hikayelerine göre özel bebekleri ürettiği projesi “Göbek bebekler” hem neşeli hem de anlamlı. Benimkinin dışında bir de gezi parkı bebeği var onu da yolda birine hediye edeceğim bakalım… Du du duff!

Some music from Romania

This one is one of the most popular songs nowadays in Romania. It’s popular music and doesn’t much inspiring but it’s fun. The album is a mix of R&B, hip-hop and pop music and is described by the artist as being a material that reflects his life experience, thoughts and feelings. Album has brought Alex a gold record and the awards for “Best show“, “Best male” and “Best new artist“.

Bu aralara Romanya’da en çok çalan şarkı nedir diyenler buna bir göz atabilir. Tipik popüler ve çok da anlamlı olmayan sizi alıp bir yerlere götürmeyen ama eğlendiren müziklerden biri. Alex 2007 yılında müzik sektörüne girmiş Romanya’lı bir sanatçı. Genelde popüler müzik ve R&B yapıyor. Sağda solda bizdeki Kral tv tadında aldığı ödüller var. Klibi de böyle işte.

This one is quite underground one. It’s like a hipster music. Not much people know about it. It’s weird, it’s awkward and for some people it’s pretty boring. But some other part of people. It’s a god damn art piece. These guys making music by the sounds of the things they find in environment.

Bu da pek bilinemdik bir örnek. Biraz hipster müziği olarak nitelendiren bu grup kimine göre saçmalık kimine göreyse gerçek bir sanat fabrikası. Bu çocuklar ortamda buldukları eşyaları kullanarak sesler çıkararak müzik yapıyorlar. Ayak sesleri, yaprak, tenekde demir ne varsa enstruman oluveriyor. Bazen sıkıcı bazense ilgi çekiciler. Buyrunuz.

And here is a sexy one. Stinge Lumina means “turn off the light” The video is quite sexy and the music is a popular MTV style thing again. Worth to look at.

Bir başka popüler müzik Stinge Lumina “ışığı kapat” anlamına geliyor. Şarkının klibi de bir hayli seksi. Göz ucuyla bi bakmaya değer.

This one is known as Romanian Madonna. The video is fun and have this carnival feeling with a bit gipsy style.

Bu da Romanya’nın Madonnası olarak bilinen bir kadın. Loredana. Klip karnaval havasında çingene ruhunu da yansıtan bir biçimde çekilmiş.

Loredana is one of my personal favorites when it comes to Romanian popular music. Music has a bit of Asian feelings mixed with Romanian style. Video could be done better but it’s still nice. So yes these are the top 5 Romanian music videos I picked for you. Just to give you an idea about what kind of stuff is popular around this part of the world. Cheers!

Loredana’da başka bir pop müzik sanatçısı. Sanırım içlerinde müzikalitesi en iyi olan bence o. Tamam kadın biraz yaşlı ama zaten bu yüzden ona buranın Madonna diyorlar. 90′lardan beri çok ünlü ve bence içlerinde müziği en iyisi o. Asya’dan bir takım sesleri Roman kültürüyle güzel mixlemiş bu şarkısında. Klip daha iyi olabilirmiş sanki ama gene de güzel. İşte Romanya’dan hazırladığım top 5 listemiz de böyle. En azından buralarda millet ne dinliyor ne çalışıyor fikir edinmek açısından iyi oldu sanırım. Bi de Tarkan var tabi. hala ara ara duyuluyor sğda solda. :)

Arrival to Bucharest and first impressions

arrival to bucharest1

Here I come to Bucharest. First stop of my last route. Landing field was in the middle of  thousands of sunflowers. It was the most beautiful landing I have ever experienced so far :) I hoped that it is a sign of everything is gonna be all right.

Son rotamın ilk durağı olan Bükreş’e varışım gayet kolay ve güzel oldu. Uçağımız ayçiçekleriyle kaplı süper bir yere indi. Ufuk çizgisine dek uzanan binlerce ayçiçeğinin arasına inen bir yolcu uçağı… Aktarmalarla birlikte bugüne kadar sayısız yere inmişimdir ama hiç bu kadar etkileyicisi olmamıştı.

arrival to bucharest2

Cristi, the driver of the agency came to pick me up. It was also surprising that they wrote my name in the right way.

Ajansın şöförü Cristi beni havaalanından aldı. Kendisi kibar ve neşeli biri. Adımın doğru yazılmış olması da ekstra şaşırtıcı.

arrival to bucharest3

Cristi took me to the house that company prepared for my accommodation.

Cristi beni ajansın benim için hazırladığı eve götürmeyi önerdi. Önce eşyaları koyup nerede kalacağımı görmek iyi bir fikirdi pek tabii.

arrival to bucharest4

My first impression about Bucharest is, it looks like a mix of old Soviet Union style and European style. They have big, wide squares like the Russia related countries combined with old European style buildings everywhere. It looks pretty nice, clean and safe. Not crowded and challenging to live as Istanbul for sure. At the end they are just 2 million people in this city and we are around 14 million in Istanbul :)

Arabada ilerlerken daha camdan fotoğraflar çekmeye başladım. Bükreş güzel görünen bir şehir buna şüphe yok. İlk izlenimlerimse Sovyet birliği stiliyle Avrupa karışımı bir yer oluşu oldu. Burada da tıpkı Rusya ya da Ukrayna’da gördüğüm gibi geniş meydanlar ve açık alanlar var. Parklar gene şehrin önemli bir bölümünü kaplamakta. Binaların pozisyonları ve yapıları da oradakilerle beraber daha çok Avrupa’da görmeye alışık olduğumuz mimaride kendini gösteriyor. İnsanlar da belirgin bir Roman havası dışında bedenen ve tarz olarak Ruslara benzerlik gösteriyor.

arrival to bucharest5

Here is my new neighborhood. I will be living in this street for next 2 weeks. This street named as Dacia street and it is one of the most exclusive and expensive areas of the city. All the buildings here in this district looks beautiful. They are quite old and that’s what makes them so special. Most of them have gardens and nice balconies. It’s also known as a very safe area. I am the only young person in my apartment. Well most of old people don’t want to move anywhere from Dacia street since they could buy and do anything they want if they just sell their houses.

Cristi aniden arabayı durduruyor ve anlıyorumki önümüzdeki 2 hafta yaşayacağım mahalle burası. Dacia sokağı adlı bu cadde şehrin en elit ve güzel caddelerinden biri. Sıra sıra uzanan eski evleri, bahçeleri, sakinliği ve yüksek fiyatlarıyla belli bir kesime hitap ettiği bir gerçek. Aslında burada yaşayanların büyük bölümü yaşlı insanlar. Zamanında bu evleri almış olan bu kişiler buranın inanılmaz artan değerine rağmen burada oturmayı sürdürüyor ve hiç bir yere gitmiyorlar. Buradaki evlerin değerini düşünürsek Romanya’da istedikleri her yerden ev satın alabilirler ama onlar Dacia sokağından vazgeçmiyorlar. Sunumlarımda da bahsettiğim gibi yaşlandıkça insan alışık olduğu şeyleri ve monotonluğu seviyor. Buna şüphe yok.

arrival to bucharest6

Home new home… My place is in the second floor of an old building. It has a cute wood elevator where you can hardly stand alone inside since it is extremely small. Yes it is one of these elevators which you should close the doors and security stuff manually. Lovely vintage stuff. And this is the living room as you see at the right picture.

Eski bir binanın ikinci katında bulunan bir dairede yaşıyorum. Bina zaten 3 katlı. Bükreş’te yüksek katlı apartmanlar pek sık görülen şeyler değil. (ki bu güzel bir şey) Apartman her ne kadar eski olsa da girişi kartlı bir sistemle yapıyorsunuz. Sonra içeride sizi süper eski tek kişinin zar zor sığdığı bir asansör bekliyor. Asansörün tahtadan yapılma kapılarını ve tüm kapakçıklarını kendiniz elinizle kapatmadan asansör hareket etmiyor. İkinci katta iniyorum ve bana verilen anahtarla kapıyı açmaya çalışıyorum. İşte bu kısım biraz ilginç çünkü anahtar araba anahtarları gibi sustalı sisteme sahip. Fakat açıldığı zaman içinden eski tip bizim Alaçatı’da süs olsun diye satılan büyük, eski anahtarlardan çıkıyor. Eski ile yeninin kombinesinde bu kadar sıradışı bir uygulama da görmemiştim sanırım. Daha sonra eve giriyorum gayet temiz ve konforlu görünüyor. Sağda oturma odamı görüyorsunuz.

arrival to bucharest7

What I see from my balcony at left. Bathroom is at right.

Solda balkondan gördüğüm. Sağda ise banyo.

arrival to bucharest8

Kitchen is small but I am not going to cook a lot here so no problems. Fridge is also full but some of the stuff filled their expire dates.

Mutfak küçük ama zaten haldır haldır yemek pişirecek değilim. Dolap dolu ama bazı şeylerin tarihi geçmiş.

arrival to bucharest9

Currency of Romania is Lei. The banknotes are looking well designed but their size is a bit gigantic. They don’t even fit my wallet. Quarter of the 100 Lei always stay outside :) Looks like Romanian money is wide as their roads. Anyway my Boss, Dragos is out of the city for a meeting and he will come back at night. Till then I decided to have a walk around and discover the city.

Romanya parası Lei güzel görünen ama büyük boyutları yüzünden cüzdanıma sığmayan bir para birimi oldu. Biraz kullanışsız bir boyutlandırma olmuş. Özellikle 100 Lei’nin neredeyse yarısı cüzdanımın dışına taşıyor. Cristi beni evde bırakıp gitti ve patronum Dragos bir toplantı için şehir dışındaymış. Arayıp gece 10′da geleceğini ve benimle bir bira içmek istediğini söyledi. Ben de o gelene kadar şehirde küçük bir keşif turuna çıkabilirim diye düşünüp kendimi dışarı attım.

arrival to bucharest10

Well I have noted some interesting things about Romania. Let’s have a look at them one by one.

1) One of the first things I recognized in Romania is the way they communicate in advertising. It’s much more sexual and erotic comparing to Turkey. Look at the Vodafone’s key visual for the new campaign. Or Coca Cola’s new campaign in Romania says “Share the taste of Coca Cola with your sexy waitress” and yes it is on the package!

Romanya’da geçirdiğim ilk saatlerde burayla ilgili bir çok ilginç şey çarptı gözüme. Bakalım nelermiş bunlar.

1) Öncelikle Romanya’da yapılan reklam Türkiye’de yapılan reklamdan hayli farklı. Bizim kullanmaya cesaret edemediğimiz ya da bizim ettiğimiz ama müşterinin aman abi dediği şeyler burada hiçbir sorun teşkil etmiyor. Mesela Vodafone’un son kampanyasında kullandıkları ana görsel aslında öpüşen bir çift.  Ne telefon görüyoruz ne de konuşan birilerini. :) Coca Cola ise yeni kampanyasında ambalajları değiştirip ” Coca Cola’nızı seksi garsonunuzla paylaşın” diyor.

arrival to bucharest11

2) There are many Casinos and gambling houses all around the streets. Almost every street has one of these.

2) Neredeyse her sokakta bir kumarhane var.

arrival to bucharest12

3) Bucharest is a car city. It looks like cars living here instead of people. You will see there aren’t any empty zone because of the cars here. There are not much people on the streets but so many cars. It’s quite ironic and I have no idea where are these people who use these cars. One of my friends told me that there are officially more cars than the people in Bucharest. Since they have bigger roads and less population comparing to Istanbul they don’t have traffic jams as we have. But when it comes to parking here comes the trouble. It is extremely hard to find an empty spot to park your car in the city. Other than that I think Bucharest is a much more bike friendly city comparing to Istanbul because it doesn’t have so many ups and downs. It’s mostly flat and there are bicycle roads in some areas. However there are still gigantic sales about cars. The reason is Romanians love cars. It’s like a social status symbol. Of course it is same everywhere but Romanians like luxury and cars come first when it comes to showing off. It’s possible to find almost all the brands on streets. There is no any car brand that doesn’t sale in Romania. Exotics, Muscles, Tuners, SUV’s and all type of machines with wheels are available in this country. Local car brand is Dacia and Renault has just bought it in 2007.

3) Bucharest bir araba cenneti. Burada insandan çok araba var. Evet gerçekten araba sayısı daha çokmuş. Bu arabaları kim sürüyor merak ediyorum çünkü sokaklarda insan sayısı gerçekten de çok değil. Yolların geniş olması ve nüfusun bize göre çok daha az olması nedeniyle trafik durumu Istanbul’a kıyasla çok daha iyi. Fakat burada sorun daha çok park anında yaşanıyor. Arabanızı park edecek boş bir yer bulmanız gerçekten büyük bir yarışma haline dönebiliyor. Istanbul’a göre çok daha bisiklet dostu olan şehir öncelikle bizdeki kadar tepe bayır sahibi değil. Üstüne bir çok yerde bisiklet yolu da var. Metrosu da var. Ama buna rağmen şehirdeki araç popülasyonu artmaya devam ediyor. Bunun en büyük nedeni Romanyalıların arabaya ve bu arabalarla hava atmaya olan merakları. Araba burada bir sosyal statü simgesi ve herkes en az bir tane sahip olmak istiyor. Satılmayan markaysa yok gibi. Tüm bu yolculuklarımda her ülkede bulunmayan markalar mutlaka gözüme çarpıyordu ama Romanya bu konuda gerçekten limitsiz diyebilirim. Bu topraklarda satışı yapılmayan bir araba markası bulamazsınız. Yerel markaları ise Dacia. 2007′de Renault’un satın aldığı marka daha önceden sadece lokal bir markayken şu an global bir şirket haline gelmiş. Renault’un motor teknolojisi ve bazı patentlerini kullanan Dacia’nın tasarımları ise Romanyalı tasarımcılar tarafından yapılıyormuş.

arrival to bucharest13

4) Bucharest is the city where “My private sex shop” and “Emre baklama” next to each other.

4) Bükreş “My private sex shop” ve Emre Baklava”nın komşu olduğu şehrin adıdır.

arrival to bucharest14

5) Dogs on the streets are a big issue here. Well it’s strange that dogs, humans and cars are the most populous things here. Dogs living and acting like people here. They wait in red lights, they cross the street in green lights and they walk like they know where they are going. However last week one dog killed a four years old child. So now people divided to 2 opinions. Half of the population wants to kill the dogs. Other half thinks, they should catch the dogs, sterilize them and put them into shelters. Nowadays T.v, newspapers and every media channel is talking about this topic. There are also some protests for the dogs as well.

5) Sokak köpekleri burada insandan farksız. Gerçekten neredeyse insanlar kadar çoklar ve tıpkı insanlar gibi kırmızı ışıkta bekleyip yeşilde geçiyor, nereye gittiklerini bilir bir şekilde yürüyorlar. Maymunlar cehennemindeki insansı maymunlar gibi burada da köpekler gerçekten insanı şaşırtacak cinsten. Fakat geçtiğimiz hafta bir sokak köpeği parkta ninesiyle oynayan 4 yaşındaki bir çocuğu öldürmüş. Bunun üzerine sokak köpekleriyle ilgili büyük bir tartışma doğdu. Şu an halk ikiye ayrılmış durumda. İnsanların yarısı sokak köpeklerinin derhal öldürülmesini istiyor. Öbür yarısıysa hayvanların toplanıp, temizlenip, aşılandıktan sonra barınaklarda toplanması tarafında. Bu konuda farklı görüşlerin protestoları da sokaklara yansıyor.

arrival to bucharest15

6) Statues are nice. Yes they are nice for many reasons. Romania has many big ones in the parks, streets and almost everywhere possible. They are giving a nice artistic feeling, culture and many meeting points to the city.

6) Heykeller mis gibi. Romanya’da her park, sokak ve köşede heykeller olması hem sokakları güzel kılıyor, hem sanat bilinci aşılıyor hem içeriği sayesinde kültür veriyor Ayrıca insanlar için buluşma noktaları olmaları da cabası. Her şehre bir Atatürk heykeli yapmak dışında heykel konusunda da kendimizi bir adım ileri taşımalıyız diye düşünüyorum.

arrival to bucharest16

7) You are gonna see “Non stop” type everywhere. Don’t worry it’s not something dirty, it means 7/24 here. Another thing is massages. It’s written massage but the way they communicate and how they look makes me think there are other things going on inside. The names are also funny, “Love me massage” and “Hot touch massage” are some of the good examples.

7) Non stop yazısı (durmaksızın) burada en çok okuyacağınız şeylerden biri. Merak etmeyin bunu sadece 7/24 yerine kullanıyorlar. Tüm gün açık yerlere Non stop deniyor ve sokakta insanlar non stop nerede en yakın non stop neresi gibi sorular sorabiliyorlar. Diğer bir konu da masaj(!) salonları. Bir çok ülkede masaj yaptırmışlığım oldu ama Bükreş’te masaj salonlarının uyguladığı iletişim biraz farklı. Haliyle insan acaba burası gerçekten masaj salonu mu? Yoksa içerde başka işler mi dönüyor diye düşünmeden edemiyor. Tabelalar böyle, flyerları broşürleri siz hayal edin :) İsimler de gayet komikli. “Love me massage” ve Hot touch massage” güzel 2 örnek.

arrival to bucharest17

Bucharest is the 6th largest city in the European Union by population within city limits.

Bükreş Avrupa birliğinin 6. büyük şehriymiş.

arrival to bucharest18

Getting lost in somewhere I don’t know anything about. Taking pictures, walking with no idea. Even the dogs have a better idea of where they are going. However I’m fine with that. I am happy. I love getting lost. I always did. It helps me to find myself. Think, look, see, calculate, look at history and the future. But live today.

Hiç bilmediğim bir şehirde yürüyorum. Kimse beni bilmiyor, ben de kimseyi bilmiyorum. Yürüyorum, fotoğraflar çekiyorum ama nereye doğru yürüyorum hiç bilmiyorum. Burada dolaşan köpekler bile benden daha emin yürüyorlar. En azından nereye gittiklerini bildikleri çok açık. Ama umrumda da değil. Ben bunu seviyorum. Ben kaybolmayı hep sevdim. Kendimi de hep böyle buldum.

arrival to bucharest19

Modern time toys with old time architecture. Nice combination.

Modern zaman oyuncakları ile tarihi mimari her zaman güzel bir ikili.

arrival to bucharest20

Cemtrue Vechi (Old city town) located in Bucharest. Probably one of the best places to hang around. I came here on the first day and I just loved it so much. Should see it at night time as well.

Cemtrue Vechi (Old city town) adlı bir yer var ve bu şehirde muhtemelen görmeden gitmemeniz gereken bölge burasıdır. Buralar klasik mimarinin hüküm sürdüğü hoş ve her tarzda dekore edilmiş kafeleri, bar ve discolarıyla hayat dolu bir yer. İlk gün geldim bayıldım ama çok kez geleceğim kesin. Mesela Cuma akşamı için planım burayı bir de gece görmek.

arrival to bucharest21

As a Turkish man sometimes I feel myself at home since some of the things are quite similar to Turkey. Like the food. “Kebap döner” and other things quite similar as we have. Of course it is not the same “döner” but at least they have döner here. Smoking cigarettes is quite close to Turkey. Many people smokes here. I think Turkey, Vietnam and Romania are the top smoker countries I have ever been. Anyway some of the cafes, bars, buildings reminds me Turkey sometimes. On the way back home I heard a girl was listening Tarkan in her car. A very old song “muck muck” I was surprised and my taxi driver turned on the same song from his tape. :)

Romanya’da kendinizi çok yabancı  hissetmeyebilirsiniz. Tamam bazı şeyler çok farklı ancak bir takım şeyler sizi gayet evinizde hissettirebiliyor. Mesela yemekler. Döner çok popüler burada. Bazı kafeler, iş hanları, nargile ve tütün ürünleri. Sigara’nın Türkiye kadar popüler olması vb bir takım detaylar. Burayı gezdikten sonra eve dönerken kırmızı ışıkta yanımızda duran kızın arabasından Tarkan’ın muck muck şarkısı yükseliyordu mesela. Bunun üzerine ben aa hala bu şarkı mı ya diyince taksici bana aynı şarkıyı kendi sisteminde açıverdi. Sonuç, Tarkan seviliyor buralarda.

arrival to bucharest22

This guy is installing a satellite system to a billboard. :) We do crazy installments as well. We install satellites anywhere possible in Turkey. But this one is a good achievement :) A god damn billboard man!

Tamam biz de her yere uydu takmakta çok iyiyiz. Bu konuda bizimle sidik yarıştıracak ülke azdır. Ama Bükreşte gördüğüm bu adam bu yarışa yeni bir soluk getirdi. Bir billboard’a taktığı çanakla çıtayı bir tık yukarı taşıdı.

arrival to bucharest23

Bicycle road I mentioned before. Streets are clean, nice looking and peaceful.

Bisiklet yolu demiştim, işte böyle. Sokaklar falan da temiz ve düzenli. Türkiye’nin avrupa birliğine girme sürecinde Romanya’yı çok iyi incelemesi gerektiğine inanıyorum. Bu adamlarda olup biz de olmayan ne var iyice bir bakmalı. Hep geridönüşümlü çöp kutularına, bisiklet yollarına, yollardaki yama oranına, mimariye, heykellere, kurallara, yasaklara, çok şeylere bakmalı sanki.

arrival to bucharest24

A small church which I liked the style and at the right there is a street interview god knows what it is about.

Böyle şirin bir kilise buldum sokakların birinde. Üstündeki boyamalar pek enfesti çok sevdim. Sağda bir sokak röportajı yapılıyor ama allah bilir konusu ne.

arrival to bucharest25

Wide and tight streets of old city center. Animals in Bucharest are fearless. Not only dogs but also birds. They don’t escape from people easily. After this shot all these birds flied over me but they were super close.

Old city’nin geniş ve dar çeşitli sokakları. Enfes ortamlar. İlginç bir diğer şey deBükreş’de hayvanların insanlardan pek korkmuyor oluşu. Mesela bu fotoğraftan sonra bu kuşların hepsi yanımdan uçup gitti ama o kadar yakınlardı ki bana çarpıcaklar diye ödüm koptu. Yürürken kuşların bu kadar yakınınızdan geçmesi film sahnesi gibi bir an yaratıyor gerçekten.

arrival to bucharest26

These chairs gonna be all full tonight. But I will be waiting for Friday to party hard. Whoever I talked, They said Bucharest night life is awesome. So I wonder, how awesome? Gonna see that this week.

Bu sandalyeler akşam hep dolacaktır ama ben burada olmayacağım. Old city’e tekrar geliş günüm Cuma olacak. Kiminle konuştuysam, kime Bükreş’i sorduysam ilk söyledikleri şey gece hayatının harikalığı olduğuydu. Ben de merak ediyorum tabi bu kadar anlatılınca. Bakalım neymiş olay bu hafta çözeceğiz.

arrival to bucharest27

I just came in the right day to Romania. Today a derby is playing in Romania vs Turkey. (it ended up as 2 – 0 Turkey won)

Tam derbi günü Romanya’ya gelmek güzel oldu. Bir arkadaşım olsaydı burada maça gitmeyi isterdim. Her ne kadar futbola yakın olmasam da bu maç izlenirdi. 2-0 yendik.

arrival to bucharest28

Another good news are beer is not expensive in Bucharest. Food is nice, people are kind, almost everybody knows English and the streets are nice looking.

Bükreş’den iyi haberlere devam edersek, Bira ucuz, yemekler güzel, insanlar kibar, hemen hemen herkes İngilizce biliyor. Kızlar çok acayip ama o konuya daha sonra gireceğim.

arrival to bucharest29

Gipsy music! By the way this weekend there is another music festival about Balkan musics. I will ask to my coworkers and maybe somebody can join me in that.

Çingene müziği varmış mesela burada bu gece. :) Bu arada haftasonu balkan müzik festivali varmış. Baya büyük bir organizasyona benziyor. Ajanstan birini ikna edersem giderim belki.

arrival to bucharest30

Candy like cafes.

Şeker gibi mekanlar.

arrival to bucharest31

Awesome typography with real tools.

Aletlerden harika tipografi yapmış elin oğlu.

arrival to bucharest32

Irish pubs to Finnish bars… Options are limitless in Old city. Any kind of music in every type of place.

Irlanda’dan Finlanda barlarına her tür mekan her tür müzik old city center’da arkadaşlar.

arrival to bucharest33

Dristor Kebap is the first kebap I ate in Romania. Not good as in Turkey but still does the thing. :) The owner of this place is a Turkish guy and some of the crew is also Turkish. The name Dristor is coming from the street. Then they become a big brand and opened Dristor kebap in many districts.

Dristor kebap burada yediğim ilk kebap oldu. Dristor aslında bir sokak ismi. Türk bir sahibi var bu restoranın. İlk yeri Dristor’da açınca adını da böyle koymuş. Tabi bu kadar büyüyeceğini ve her yerde şubeler açacağını o zaman kestirememiş. Şimdi Dristor kebap her yerde. Old city’e gelmişken Dristor’dan dürüm yemeden dönmeyin derim.

arrival to bucharest34

On my way back home, I just sticked some of my sticker cards around.

Eve dönüşte sağa sola sticker yapıştırdım biraz.

arrival to bucharest35 

Back to Dacia street where I live. Love the houses here. Looking nice and the place is mostly silent. Only the noise happens at nights because of the street racers. Dacia street is a place to hit it to the floor.

Dacia sokağına dönüş. Burayı sevdim ben. Hemen benimsedim evimi. Ortam güzel ve barışçıl, sakin. Geceleri sokak yarışçıları burada biraz gürültü yapıyorlar ama olsun.

arrival to bucharest36

Loft houses at the back and old buildings in the front. New and old next to each other.

Eski ile yeninin iç içe girmesi. Dacia’dan bir manzara. Arkada loft daireler önde eski yapılar.