Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Publicidad Comercial – Lowe

1 company in 2 different countries. Here is the days i had in El Salvador and Honduras while working for Lowe. With it’s local name: Publicidad Comercial.

1 Ajans 2 farklı ülke. İşte El Salvador ve Honduras’da Lowe için çalışırken geçirdiğim güzel anlar…

Dodge mailing

A quick e-mailing I did in Lowe Honduras for Dodge. Greatest music player is coming soon to town…

Honduras’da Dodge için yaptığım basit bir e-mailing. Tüm zamanların en muhteşem müzik çaları Dodge’dan geliyor.

 

Kheceman style!

Khece means alright here. It’s something positive and good. We have an art director here whose nick name is kheceman. The reason of this he is always relaxed and saying don’t worry all the times. So they call it Chekeman.

-Chekeman the new brief has come and it’s for tomorrow.
-Don’t worry, we will do it…

-Chekeman meeting is coming here in two hours to see campaign but we didn’t even started!!!
-Relax, everything is gonna be alright.

So things like that. He is like a zero stress guy. And he use some special hand gestures when he feels happy or solve a problem. I like his iconic personal moves and create a way of dance with these moves. It’s chekeman style! I taught this dance to all studio and we danced all together before I leave the office last night. Chekeman! I’m gonna miss you bro! I knew these people for only 2 weeks but they were very melancholic when I was making my goodbye speech. Some of them even cried! I’m happy to make good friends here. Sometimes it can be hard to leave from cities but it’s worth it. Without good friends everything is a bit messy. I always put friendship in the first place. You can earn less, stay in a worse place but if you have good friends it’s all Ok. Much better than earning lots of money but nobody to spend with.

Yanımdaki arkadaşı görüyorsunuz… Ona burada Chekeman diyorlar. Cheke aslında her şey iyi, her şey yolunda gibi bir anlamda kullanılıyor. Bali’deki Sing ken ken gibi. Chekeman en zorlu durumlarda en sıkışık anlarda bile sakinliğini koruyabildiği ve takımına merak etmeyin yapacağız diyebildiği için Chekeman ismini almış. Bu adam şaka gibi. 2 saate müşteri gerliyor sunum yapacağız ortada bir şey yok diyorlar mesela, “telaşlanmayın herşeyi çözeceğiz” diyor. O derece bir aşmışlık var kendisinde ve her seferinde bir problemi çözünce ya da sevindiği zaman yaptığı çeşitli el hareketleri var. Ben de ona özgü bu hareketleri birleştirerek Chekeman Style diye bir dans uydurdum. Gitmeden önce de bütün stüdyoya bunu öğrettim ve son gece hep beraber oynadık. Chekeman çok duygulandı. Gitmeden bir de veda konuşması yaptım. 2 haftadır tanıdığım bu insanlar gidiyorum diye pek üzgünlerdi. Pamela’nın gözleri doldu. Lia, (sağımdaki kız) ağlamaya başladı. Ne yapacağımı bilemedim. Sarıldık, ağlaştık ve ajanstan çıktım. İnsanlarla yakın olmak güzel ama ayrılırken çok üzücü oluyor. Bazı yerlerde çok iyi arkadaş edinemiyorum mesela. O zaman gitmek çok kolay oluyor ama bu sefer de süreç pek sıkıntılı ve zahmetli oluyor. Lokal arkadaşlar edinmek çok önemli. Hiçbir şeye değişmem. Daha az kazanıyım ama iyi arkadaşlarım olsun mesela. Çok önemli.

Honduran Lempiras

When I was leaving from Honduras to make my way El Salvador. I went to the bank in the airport to change my last Honduran lempiras. But the bank said we don’t have any us dollar. We can’t change your money. What kind of a bank is this? Plus they are in the airport and they are the only place to change money. Sometimes I really get shocked when I see this kind of unproffesional behaviors of big companies… I had to change it because I had a lot of Lempiras worths 250 dollars. One guy in the airport saw my fight with the people working in the bank and he helped me by changing some of my lempiras. So I get rid of 200 dollars lempiras but I still have some which is enough for making 50 dollars. I will find a place to change them here in El Salvador. At right picture you the local drink of Honduras. Tatascan. Interesting name :)

Honduras’dan ayrılırken cebimde 250 dolar değerinde Honduras Lempirası vardı. Bu parayı bura dışında kullanamayacağıma göre havaalanında dolara çevirmek istedim. İlginçtir ki havaalanındaki tek para değişimi yapan yer bir banka şubesi ve onlarda elimizde dolar yok deyip parayı çevirmedi. Siz nasıl bankasınız arkadaş nasıl dolarınız olmaz özellikle de havaalanındaki tek yerken falan diye bağrışırken bir adam gelip bana yardımcı oldu ve 200 dolar değerinde lempirası benimle değiştirdi. Geriye kaldı 50 dolar değerinde Honduras parası. Onu da burada El Salvador’da bir bankaya gidip dolara çevirmek gerekecek. Sağ fotoğrafta ise Pamela ve arkadaşını Designer on the road birası içerken görüyorsunuz. :)

Goodbye party!

Welcome to Lowe Honduras. This agency is also known as Publicidad Commercial. This is it’s old name. Now they’re partners with Lowe.

Lowe Honduras şubesine hoşgeldiniz. Burası “Publicidad Commercial” adıyla da biliniyor. Aslında bu isim ajansın ilk adı. 20 yıl sonra Lowe ile ortak olmuşlar. Ajansın 35 yıllık bir geçmişi var.

There are two things we do here. Creating advertising campaigns and having Call of Duty team death matches. :)

Burada 2 önemli işle meşgulüz biz. Reklam kampanyaları yaratmak ve çoklu oyuncu Call of Duty maçları çevirmek. :)

Gaby (the red hair) is our social media expert.

Kızıl saçlı hanım Gaby, sosyal medyacımız.

These are some of the awards that company achieved. This was a local advertising award in Honduras but it ended. As you can see even awards are temporary in this world.

Ödüller ödüller… Miladı geçmiş ödüller. Bu ödüller lokal bir yarışmanın ödülleri. Artık bu yarışma yok. Gördüğünüz gibi ödüllerin bile geçici olduğu bir dünya bu. hala hayalet ilanlarla ödül kasan dostlara selam olsun.

One of the meeting rooms and some of more awards from old days.

Toplantı oadalarından biri ve eski zamanlara ait ödüllerin bir kısmı.

They also showcase the works in the corridors.

Koridorlarda yapılan işler sergileniyor.

Here we go again. My last day in the agency. I will be moving to El Salvador. But before that I should launch a party with my co-workers here. To celebrate our amazing two weeks here.

Gene başlıyoruz, bugün iş yerinde son günümdü Yeni yolculuk El Salvador’a ama yola çıkmadan iş arkadaşlarımla bi ıslatmak gerek tabiki. 

David and Chekeman! Chekeman is one of my best friends here. However we don’t even speak the same language :) Friendship has no barriers and we are the proof of that with Chekeman. It’s not his real name for sure. Chekeman is a nick name and I will tell you why people given this name to him soon.

David ve Chekeman. Chekeman benim buradaki en yakın arkadaşlarımdan biri. Aslında aynı dili bile konuşamıyoruz ama arkadaşlığımız engel sınır tanımıyor kendisiyle. Adam bir çeşit pamuk şeker. Chekeman de gerçek ismi değil zaten. Bu takma adı nasıl aldığını ve ne anlama geldiğini yakında daha detaylıca açıklayacağım.

Competition between national drinks! Turkish drink vs Honduras drinks. By the way Turkey won a football match against Honduras 2-0 some years ago. This country has big football fanatics just as Turkey. When I was here Honduras team played with Costa Rica as well, but they lost the match again :(

Milli içkiler kapışıyor! Türk içkisi Honduras içkilerine karşı. Bu arada Honduras’ı zamanında 2 – 0 yenmişiz. Burası da aynı bizim gibi futbol fanatiği. Yazık ama geçen Kosta Rika ile maçları vardı gene yenilmişler.

These guys are Turkish. They are not Honduran. Look at them. Especially the right one :) A true raki fanatic :D

Sağdaki Türk direkt.

There is one thing many people does before drinking raki. Smelling it! Some likes some hates the smell of it. Most common thing they say is: it smells like a medicine! Then I say: “Yes it smells like a medicine because it is a medicine. We drink this to fix our problems and feel ok”

Yabancıların rakı içmeden önce yaptığı genel bir hareket de onu koklamak oluyor. Kimi bu kokuyu severken kimi korkup bardağı geri bırakıyor. Kokuyu aldıktan sonra en çok söylenen ortak şey ise rakının ilaç gibi koktuğu düşüncesi. Buna karşılık ben de; “öyle kokması normal çünkü biz bunu zaten ilaç olarak kullanıyoruz diyorum.” Yalan da değil hani.

Pamela afraid of it in the beginning she just tried it because I asked to do so but she didn’t like it much. Probably she is one of a bunch of people who didn’t enjoyed the taste of raki in this big company. Most of the people thinks that it is better than vodka.

Pamela rakıdan hoşlanmayan 2-3 kişiden biriydi. Kızlı erkekli tüm ajans Türk rakısının tüm dünya vodkalarından hatta absentten daha iyi bir şey olduğu görüşünde.

Lesly at right. it was hard to stop her. She loved the taste. Lia and Susana at left picture, working and drinking at the same time. Probably they want to try this mysterious drink on creative field. Maybe it gives them more ideas who knows?

Susana ve Lia sol fotoğrafta, rakı kafası bizi daha yaratıcı yapar mı düşüncesiyle hem içiyor hem çalışıyorlar. Sağ fotoğrafta Lesly rakı içme dersleri veriyor gibi. Türk yetkililere sesleniyorum, bu kadın Türkiye’ye gelirse dikkat edin, içmesin çok.

She drinks better than most of the men.

Erkeklerden daha sıkı rakıcı kızlar çıktı burada.

Saying goodbye to Chekeman! What an emotional moment. World needs more people like him. I won’t forget you Chekeman! You are awesome.. At left picture I’m learning oriental dance from Gaby. Oriental dance from a Honduran girl?!? Yes, interesting but she is very good at it. She was taking professional courses for long time. She showed me some special moves before I left the office.

Elveda demeden önce Honduraslı bir kızdan oryantel dersleri alıyorum. Honduras’da oryantel yapan kız bulacağımı 40 yıl düşünsem akıl edemezdim herhalde. Sağ fotoğrafta Chekeman ile vedalaşıyoruz. Dünyanın Chekeman gibi adamlara daha çok ihtiyacı var. Özleyeceğim onu.

Half a million dollars?!?!

Half a million dollars donation to me :) )) Hehahea I wish it was true. I’m getting these stupid spams all the time.

Spam’e bak. Baya da inandırıcı gerçekten haheae :) Yarım milyon dolar bağış yapılmış bana. Bu adamların işi gücü yok bunlarla uğraşıyorlar…

 

No idea what this is

I was working in the agency and we heard some crowded voices outside. I checked it out from window and I see these people were walking together for some reason. I don’t know what the hell was that :)

Geçen ajansta çalışırken dışarıdan gürültüler geldi, camdan baktım ki bir çeşit yürüyüş gibi protesto gibi bir şey var ama konu nedir ne oluyor amaç ne hiçbir şey anlamadım.

Paintball!

Last Saturday in Honduras. Agency’s best “Call of Duty” players met for a real warfare experience. Here we are getting out guns and ammo.

Honduras’da son cumartesi ajansın en iyi “Call of Duty” oyuncuları buluştuk ve gerçek bir savaş atmosferinde çatışmak için silahlarımızı kuşandık.

The field was a small one. So it was like playing Call of Duty in a small map. Always action, no much silence. Cover is a must otherwise you are dead in the first second.

Alan küçüktü. Küçük alanda paintball oynamak küçük bir haritada online Call of duty oynamaya benziyor. Katıksız aksiyon, durulma, dinlenme, sotelenme yok. Her yerden boya topu geliyor. 

Having no ammo in the middle of the battlefield is a nightmare. Have to cover and reload fast!

Çatışmanın orta yerinde cephanenizin bitmesi başınıza gelebilecek en kötü şey. Hemen bir soteye kendinizi atıp hızlıca doldurmak gerek. 

It’s a bit hard to aim with helmets so you are having blind fire in rush situations. Best way to control your shoots is to see your paintball’s directions during firing and adjust your gun’s direction.

Kocaman kasklarla nişan almak biraz zor. Ani durumlarda genelde kör ateş açıyorsunuz ama en iyi yöntem ilk atışlarınıza göre silahınıza yön vermek ve hedefi vurmak.

Once I played the Rambo and ran towards to enemy team’s base, it ended quite well with a purple spot on my ass.

Bir keresinde coverdan çıkıp koşup deliler gibi ateş açarak karşı takımın üzerine uçtum. Ramboculuk yapayım bi kere dedim ama bedelini fena ödedim. Popomda koskocaman bir morlukla.

The real thing at left. How I was feeling at right!

Solda gerçek olay sağda ise benim nasıl hissettiğim.

The teams! Susana was out live action camera-girl :) thanks to her for awesome pics! she was publishing every second of this battle via instagram.

Takımlar ve Susana. Susana bizim kameramanımız oldu. Çatışmanın her saniyesini instagramda canlı yayınlayan Susana gelemeyen diğer ofis arkadaşlarımız için eğlence oluşturdu.

My team at the top. Against black team at bottom :) 5 against 5. Painful but Great times. :)

Acılı da olsa süperdi. 5′e 5, kıyasıya bir çatışma. Benim takımım üstte. Rakip takım aşağıda.

 

I’m in Vox Radio! Live…

In Honduras you can see men with shotguns all around. In streets, in banks, in shopping malls etc… They are security guards but it’s weird to see them with huge guns. Usually security guys carrying a small gun on their belt or just a nightstick. It’s weird to see huge shotguns.

Honduras’da dev pompalı tüfek taşıyan görevliler görüyorsunuz sürekli. Bunun nedeni caydırıcı gözükmek. Her an baskın olacakmış gibi hazırlıklı olan bu abilerden bir bankanın içinde 5-6 tane olabiliyor. İstanbul’da bir bankaya giderseniz muhtemelen bir güvenlik görevlisi görürsünüz, onda da ya jop vardır ya da küçük bir tabanca. Honduras’daki suç oranını ve tehlikeyi buradan anlayabilirsiniz.

I was in Vox Fm last night. Hosted by country’s most known and funniest radio show “La Hora Del Te” It was very enjoyable to be there. We talked about girls around the world, cinema, countries, Honduras, people and my works… They made quite big fun over me and translated some parts in a funny way into Spanish to make it more fun. After the show I asked for a copy of the show to publish here. They said ok we will send to you tomorrow. But when we asked tomorrow, people in the radio channel told us that they hadn’t recorded this show. I was shocked. How they don’t archive their own show? What if somebody sue them for something? They don’t even have a proof to tell otherwise. That’s strange. Probably they have it but just didn’t want to do extra things like sending me… Anyways my friends will ask again but probably they won’t have it. :(

Geçen gece Vox fm’de ülkenin en çok dinlenen ve en komik radyo şovu “”La Hora Del Te” de yayındaydım. Yaklaşık 1 saat boyunca kızlardan, ülkelerden, Honduras’dan ve insanlarından, işlerimden ve gezdiğim ülkelerden konuştuk. Sorular genelde komikti ve cevapları çarpıtıp değiştirerek çevirdikleri olsa da bu şovun genel dinleyici kitlesi İngilizce bildiği için olaya komiklik katıyordu. Program 2 komedyen tarafından İspanyolca sunuluyor. Bir çevirmen bana konuşulanları ingilizce çeviriyor ve ben de İngilizce olarak yatıt veriyordum. Program güzeldi. İyi eğlendik bol güldük. Şovun sonunda sunucudan programın bir kopyasını istedim. Tamam ben yarın ajansa göndereceğim dedi. Yalnız hiç haber çıkmadı. Sonra radyoyu  arayıp sorduk. Bizde o programın kaydı yok ki dediler. Söylediklerine göre bu tür şovları arşivlemiyor sadece haberleri kaydediyorlarmış. Kendi şovunu arşivlemeyen bir radyo olabilir mi hakkaten bilmiyorum. Halen aslında kayıt var ama vermek istemiyorlar gibi geliyor. Muhtemelen sırf tembelliklerinden geçiştiriyorlardır. Yarın öbür gün biri o şovda benim hakkımda ya da markam hakkında yanlış şeyler söylendi diye dava etse kanıtları yok mu yani şimdi? Ne garipmiş.

People of awesomeness.

 

This project was always covered with awesomeness. But collecting appreciations from all around the world was the top thing. Every message I get from my friends or people I don’t even know was making my day perfect and giving me such big power to keep going and dealing with giant problems. Then I recognized that all these messages a big part of this project. I mean they are equally important as the pictures I took. So I decided to collect these messages and e-mails by taking screenshots and save them to remember later on. Yesterday I checked that folder and read them all in my hotel room. Such awesomeness! Well I did a sharing before to show top “20 shares about “Designer on the Road” before, but this time I share what people wrote to me by Facebook. This is just a small percent of the Facebook messages I got on the road. Thanks billions of times to you all who supported and gave me thumbs up during this challenging project. More adventures are about to come and I am sure you are all gonna support me at all the times again. Best regards! Çağrı

Neredeyse 2 yıl olacak yola çıkalı. Başladığımdan beri çok güzel mesajlar, e-mailler aldım ve bunlar bana en çok güç veren, beni yolda tutan şeyler oldu. Cesaretime cesaret, gücüme güç kattınız. Sosyal medyada Designer on the road hakkında yapılan harika paylaşımlardan bir demet yayınlamıştım daha önce. Bu sefer bana gönderilen mesajlardan bir bukle sunmak ve hepinize teşekkür etmek istiyorum. Belli bir zaman sonra bu şahane mesajların screenshotlarını çekip bir klasörde biriktirmeye başladım. Çünkü yazılanlar o kadar içten, o kadar destekleyici ve cesaret vericiydi ki zor zamanlarımda açıp açıp okumak ve tükenen enerjimi şarj edip yola devam etmek için harika bir can simidi oldular. Dün gece otel odamda bu klasörü açıp içinde biriken bu mesajları tekrar okuyordum ve aklıma bir seçki yapmak geldi. İşte o mesajlardan bazılarını sizlerle paylaşıyor ve bu vesileyle hepinize teşekkür etmek istiyorum. Aslanlarım, canlarım bu projenin görünmeyen kahramanlarısınız. O mesajlarınız olmasa her şey 10 kat zor olacaktı. 6 Mart’da bir süreliğine Türkiye’de olacağım. Görüşmek dileğiyle. Sevgiler. Çağrı