Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Traveling will change you!

3 professional travelers met in Berlin to have a chat about everything they learned and share ideas each other. Fabian Sixtus Körner, Pablo Ientile and me. It was great to talk about our experiences. And we almost didn’t do the movie scenes we wanted to do because we were talking and talking and talking and totally forgot the time. When we start recording an Lsd effected guy came in and I was thinking that he is gonna ruin the stuff but no Fabian actually used him in the editing as well as you can see in the video. It was a great meeting for me and a nice way to say goodbye to Germany since we did it in my last day there. We promised that the next meeting will be in Istanbul and I made my way to Croatia. We all hope the video will give some inspiration for other people.

Sincerely,
DOTR

3 profesyonel seyyah Berlin’de bir araya geldi! Fabian Sixtus Körner, Pablo Ientile ve ben dünyanın çeşitli noktalarından gelip Berlin’de buluşmayı başardık. Üstüne küçük bir video bile yaptık. Aslında video işi neredeyse kaynıyordu çünkü saatlerce sohbete dalıp saatin nasıl geçtiğini unutmuştuk bile. Benim Berlin’de son günüm olması nedeniyle tekrar buluşma imkanımız olmadı ama bir sonraki buluşmamızı Istanbul’da ve daha uzun bir süre için yapacağımıza dair birbirimize söz verdik. Video çekimlerini Pazar günü yaptık ve bu yüzden tarihi köprü üzerinde haftasonundan kalma bir çok ilginç insanla muhattap olmak durumunda kaldık. LSD etkisinde bir genç de bunlardan biriydi. O an videoyu berbat ettiğini ve bize zaman kaybettirdiğini düşünüyordum ama daha sonra Fabian videoya onu da eklemiş. :) Hatta daha bile güzel olmuş. Bazen kötü sandığımız şeyler daha iyi bir sonuca yol açıyor ya bayılıyorum. Bu da onlardan biriydi. Umuyoruz ki video ilham verici olmuştur.

Sevgiler,
Çağrı

met

Tao Tea

tao1

Tao tea is an organic green tea company from China. They are producing hi quality green teas from 5 different locations such as China, Taiwan, Japan, India and Korea. They asked as to design the branding for them and here are some of the works I created for them.

Tao Tea bir organik çay markası. Çin’li şirket 5 ülkeden çay üretiyor. Çin, Japonya, Kore, Hindistan ve Tayvan. Şirket bizden kurumsal kimlik ve ambalaj tasarımları üzerinde çalışmamızı istedi. Proje için benim çalıştığım logolardan bazıları.

tao2

Some more alternative logos for the green tea brand “Tao”

Organik yeşil çay markası “Tao” için çalıştığımız logolardan bazıları.

tao3

tao4

tao5

tao6

 

Computer Spiele Museum

computer1

Here I am in the first European museum for video and computer games.

Avrupa’nın ilk video oyunları müzesine gelmek benim için heyecan vericiydi. Buranın açıldığına dair bir haberi 1997′de bir oyun dergisinden okumuştum. O zaman hayaldi tabi buralara gelip ziyaret edebilmek.

computer2

Here is a pong game you can play up to five people together in the museum. The most popular machines, historic and classic games such as the legendary Pong-Machine, Nimrod, PainStation or the Giant Joystick. Historical treasures like “PolyPlay” as well as games for dancing and movement: more than 300 objects altogether. Rare originals among them, classics still working order and pieces of art of unique character.

5 kişilik pong makinası gayet ilginç bir deneyim. Özellikle 5 kişi olunca çok zevkli oluyor. Yüzlerini bile hayal meyal hatırladığım bir çok insana karşı burada mücadele verdim :)

computer3

Walls are covered with game concept arts and digital paintings.

Duvarlarda modern oyunların konsept tasarımları sergilenmekte.

computer4

This wall is all about history of game consoles. You will see small screens on walls where you can watch videos about how games changed in time and you can change between the videos or control the content via the classic joysticks.

Konsol tarihi duvarı. Tüm oyun konsolları tarih sıralamasına göre aynı duvarda. Ayrıca duvarlardaki ekranlarda oynayan içerikler interaktif tasarlanmış. Önünüzdeki joysticklerle içeriği kontrol edebiliyorsunuz.

computer5

First game console. Made in 1969 and named as “Brown box” This is mother of all video game consoles and it’s handmade by it’s inventor Ralph H. Baer. Joypad looks quite funny for today.

Dünyanın ilk oyun konsolu. 1969′da “Kahverengi kutu” adıyla mucidi Ralph H. Baer tarafından elde yapıldı. Kontrolcü bugünün standartlarına göre pek ilginç tabi :)

computer6

And this is how I started to play games. Sega master system. :) Still keeping mine. I miss the joypads of this thing. Seems like really uncomfortable. But I was super comfortable with them.  Anyways the right picture is the legendary Pong machine. It’s one of the earliest arcade video games; it is a tennis sports game featuring simple two-dimensional graphics. While other arcade video games such as Computer Space came before it, Pong was one of the first video games to reach mainstream popularity.

Benim oyun dünyasına girişim işte bu aletle başladı. “Sega master system” hala saklıyorum. İlk oyun kasetlerim Rampage ve Sonic’di. Aslında Rampage’in yeni bir versiyonu neden yapılmıyor ki yeni nesil konsollar için. Çok süper olabilir. Sağda ise efsane Pong oyunu. Oyunların popülerleşmesinde ve ulaşılır olmasında büyük payı olan makina.

computer7

Somebody was playing a text based adventure game here. I am a bit disappointed that some machines are only available if you join to special museum tours in specific times with different ticket pricing.

Bazı makinaların sadece özel saatlerde özel turlarla denenebilmesi biraz can sıkıcıydı. Solda birisi metin tabanlı bir macera oyunu oynuyor :)

computer8

You see the first virtual reality game console at right. I couldn’t try it as well. It was closed.

Sağda ilk sanal gerçeklik makinasını görüyorsunuz. Ne yazık ki o da kapalı olanlardandı.

computer9

Old timers with all funny accessories.

Tüm aksesuarlarıyla eski bebeler.

computer10

There was a “Need for Speed” game which only works with cycling. If you want to win the race, you have to pedal hard. Good idea to lose some weights. By the way I signed a paper here to accept that I am at my own risk while playing “Pain station”.

Kondüsyon bisikletiyle çalışan need for speed oyunu kilo vermek için harika bir icat. Arabanızın hızlanması için sıkı pedal çevirmeniz lazım. Yarışı kazanmak kolay iş değil. Sağda Pain station oynamak için imzaladığım kağıdı görüyorsunuz. Buna göre sağlığımla ilgili her tür riski kabul ediyorum.

computer11

Here comes the “Pain Station”. It’s actually a pong adaptation. Both players should put their hands on the specific areas on the machine. If you remove your hand, you lose the game. The reason you have to put your hand there is, machine gives you pain whenever you miss the ball. There are different types of pains :) Sometimes machine gives you electric shock to your hand or it burns your hand a bit with heaters, or whipping your hand. It could be so painful sometimes when the ball is fast and you miss it over and over. Both players plays it with screams and all the museum watches you while playing. Big fun. By the way I won the game :)

Berlin oyun muzesinde “Pain station”i denerken. Oyun aslında bir pong adaptasyonu. İki kişi birbirinize karsı pong oynuyorsunuz. İki oyuncu da ellerini makinanin üstünde bulunan alanlarda tutmak zorunda. Topu kim kaçırırsa makina ona ya elektirik veriyor, ya elini yakiyor ya da elini kırbaçlıyor. Elinizi cekmeden oyuna devam etmeniz çok zor. Elinizi çekerseniz otomatikman yenilmiş sayılıyorsunuz. Özellikle rakibinizin topu ters köşelere kombolarla atmasıyla üstüste yediğiniz acilar oyunu çığlıklar atarak oynamanıza neden oluyor ve her karşılaşmada bütün müze toplaşıp sizi izliyor. Sadece bir kere oynadım ve kazandım. Yalnız oyundan sonra elimin durumu cok acıklıydı.

computer12

Playing Pac Man in classic atari with a giant joystick.

Dev joystickle pac man oynamak pek konforlu değildi. Hızlı hareket etmeniz ve ani kararlar vermeniz zorlaşmış :)

computer13

All the classic arcade machines working in great condition. Looks like brand new. 60 years of game history is all playable!

Klasik arcade makinaları yepyeni şekilde dizilmiş. Kronolojik sıraya göre ilerlemek çok eğlenceliydi.

computer14

And this is how my hand looks like after some minutes in pain station. :) I’m lucky that the other guy lost and the game didn’t go any further.

Pain station deneyiminden sonra elimde oluşan ilginç izler :)

KaDeWe

kadewe1

At the end of the Kurfürstendamm there is a huge building named as Ka De We. It’s a shopping mall. Well whatever you are searching for to buy, probably it’s here in Ka De We.

Kurfürstendamm sokağının sonunda Ka De We diye kocaman bir bina göreceksiniz. Bu sokağı yürüyüp hala paranız kaldıysa burası size fatality çekecek olan yer. Her ne arıyor olursanız olun, onu burada bulacaksınız.

kadewe2

There are tons of clothes, perfumes, accessories and cosmetics but I just spent all my time in the hobby floor. They had a very big collection of scale models of trains, planes, cars in every possible sizes.

Kat kat giyim, aksesuar, kozmetik, parfüm dolu burası ama benim tek zaman geçirdiğim yer 6. kat oldu. Hobi katı! Büyükler için pek pahalı oyuncakların bulunduğu akıl alan yer.

kadewe4

If I win the lottery one day, I will come to this place and buy half of this floor. I promise.

Bir gün lotoyu falan tutturursam mesela, buraya gene geleceğim ve muhtemelen bu katın yarısını satın alacağım. Harbiden.

kadewe5

You can build a small scale city with the items here. There is a sample actually with moving trains and cars inside.

Burada satılan oyuncaklarla abiler bir şehir kurmuşlar. İnsanın salonun ortasına koyup sehpa olarak kullanası geliyor.

kadewe6

Prices are quite expensive since they are the top quality items and certificated products from the real brands.

Model arabaların geneli AutoArt’ın altında olmadığı için fiyatlar pek coşkulu, bakıp geçiyoruz boynumuzu büke büke.

Kurfürstendamm

news1

This guy is not a cook he is an artist. (the guy in the left picture) His breads are a piece of art for me. Seriously.

Sevgili kızlar, soldaki abiyi bulun ve evlenin. Kendisi genelde Alexanderplatz’da bulunuyor. Öyle ekmekler yapıyor ki piiy, parmak yalatan.

news2

One of my last days in Berlin I decided to visit a shopping area to see what interesting stuff on sale in Berlin. I moved to Kurfürstendamm street. One of the top places for shopping in Berlin. It’ a long street full of luxury brands. It’s a quite posh place.  I didn’t buy anything from here of course. Prices prices… :) And the cars around here are mostly super expensive stuff. From Ferraris to Mc Larens, everything on that scale is easy to see.

Berlin’deki son günlerimden birinde ne yapacağım hakkımda fikrim yoktu. İnternetten Berlin’de en görülesi yerler diye arattığımda çıkan sonuçların hepsini görmüştüm bile. 10. sıradan listenin sonuna girmeyi başarmış bir yer dışında. Evime de çok yakın olan bu sokak için Berlin’in Bağdat caddesi diyebiliriz. Berlin’in podyumu olarak da algılayabileceğimiz Kurfürstendamm sokağı çoook uzun sıra sıra lüks markaların dükkanlarından oluşuyor. Ayrıca bu sokaktan geçen araçlar da Berlin’in genelinden biraz daha farklı.

news3

There was a BMW store on the street where they showcase the new i series. These cars are all fully electric cars. There is two models. One is this super exotic race car.

Kurfürstendamm’da bir BMW showroom’u gördüm ve dayanamayıp içeri girdim. Girdiğim gibi de bu canavarı gördüm. İşin ilginç yanı bu araba tamamen elektrikli. Bu kadar gaz bir arabanın hiç ses çıkarmaması da ilginç bir şey. Bi de o stop farındaki aerodinamik hareketler nasıl iş?!

news5

And the second electronic model is this one. i3. It’s more like an affordable car.

Bu da daha alınabilir model olan i3. Çok yakışıklı bir araba değil ama içi pek rahat ve kullanışlı.

news6

Ladies and gentleman. This is just an Apple store.

Kurfürstendamm sokağındaki Apple mağazası.

news7

And Hard Rock Berlin for sure :) I never miss a legendary burger.

Hard Rock Berlin de bu sokakta. Mağaza kısmı restoran kısmından 5 kat kalabalık. Adım atılmıyor.

The day for the German parks

weekend1

Me and other me working on an identity project for an Asian organic green tea brand. But it was time to have a break to walk in famous parks of Berlin.

Göbek bebek Çaça ve ben zengin işi yüksek kalite bir yeşil çay markası için kurumsal kimlik hazırlıyoruz. Ama artık işe biraz ara verip Berlin’in şu ünlü parklarında fink atmanın vakti gelmişti.

weekend2

This is the park behind the Charlottenburg Palace. It’s 5 minutes walk from my house.

Evden 5 dakika yürüyüşle Charlottenburg Sarayı’nın arkasındaki parka gelebilmek güzel bir şey. Zaten Charlottenburg başlıbaşına güzel bir semt.

weekend3

Charlottenburg palace front and back view.

Charlottenburg sarayı önden ve arkadan görünüşü.

weekend4

Behind the palace there is a big garden waiting for you. A nice lake with ducks swimming inside.

Sarayın arkasında yemyeşil devasa bir bahçe var. Kuğuların, ördeklerin yüzdüğü gölün etrafı ağaçlarla ve koşu yollarıyla dolu.

weekend5

Berlin is a great city to ride bikes but if you want to run, here is my advise…

Berlin şehir olarak güzel bir bisiklet parkuru ama ben koşucam diyenler için işte tavsiyem burasıdır.

weekend6

I love green. Makes me happier than anything else.

Yeşil ortamlar nasıl  mutlu ediyor beni olucak iş değil. Ağlıycam şimdi…

weekend7

After the park trip behind the palace, I decided to walk to Tiergarten. Because it is the biggest park of Berlin and I thought it must be amazing since the park of palace also breathtaking.

Sarayın arkasında güzel bi kaybolduktan sonra dedimki ben asıl Tiergarten’a gideyim. Burası böyleyse orası nasıldır. İşte bu gördüğünüz yol aslında Brandenburg geçidine giden yol. Sağı ve solu ise aslında Tiergarten olarak bilinen dev park.

weekend8

And yes this is how it looks like inside of Tiergarten mostly. It is all endless green and there is no need to put more pictures. Imagine this scene going kilometers away. It’s something like the central park of Berlin.

Tiergarten böyle görünen bir yer. Şu görüntünün kilometrelerce devam ettiğini düşünün. İçi zaten labirent gibi. Her yer biraz birbirine benzediği için kaybolmanız da çok kolay. Gate’e giden çıkışı bulana kadar ayaklarım su topladı desem yeridir. Ama çok güzeldi be, kaybolmak için bundan güzel yer mi olurmuş? 

weekend9

Brandenburg Gate again.

Brandenburg Gate’e geri dönüş.

weekend10

My voodoo Çaça is looking for some cheap restaurants.

Voodoo bebeğim Çaça’nın ucuz restoran arayışı.

weekend11

Voodoo Çaça got lost while he was making his way to computer games museum.

Oyun müzesine giderken kayboldum ben.

East Side Gallery & Fernsehturm

germany40

After the Oberbaum Bridge I came to East Side Gallery. Also known as the famous “Berlin Wall”

Oberbaum köprüşünü aşınca sıra geldi East Side Gallery’i gezmeye. Yani hepimizin duyduğu ya da bildiği bir yer olan ünlü “Berlin duvarı.”

germany41

The East Side Gallery is an international memorial for freedom. It is a 1.3 km long section of the Berlin Wall located near the centre of Berlin on Mühlenstraße in Friedrichshain, Kreuzberg.

East Side Gallery dünya çapında bir özgürlük sembolü. Doğu ve Batı Berlin’i birbirinden ayıran bu duvar. 1,3 kilometre boyunca yürüyerek gezebileceğiniz bir sanat müzesi gibi.

germany42

The Gallery consists of 105 paintings by artists from all over the world, painted in 1990 on the east side of the Berlin Wall.

Galeri 1990′da dünyanın farklı yerlerinden sanatçılar tarafından boyanan 105 resim içeriyor.

germany43

It is probably the largest and longest lasting open air gallery in the world.

Muhtemelen dünyanın en uzun açık hava galerisi olabilir.

germany44

There were some Turkish messages about the Gezi protests happened in Turkey.

Duvarın bir çok yerinde Gezi parkı ve direniş hakkında mesajlar vardı.

germany45

Every section of the wall include different kind of art works with very different styles made by different artists around the world.

Duvarın her bölümü başka bir sanatçı tarafından bambaşka bir stil ile renklendirilmiş.

germany46

Bad part is many people draw or write stupid stuff over the art works and ruined the wall a bit. It’s actually forbidden but some people don’t respect the art much I guess.

Kötü olansa duvarda bir çok Ayşe kalp Osman tadında aptalca mesajlar yazması ve eserleri mahvetmesi. Duvara zarar vermenin yasak olduğu biliniyor ama bazı insanlar sanata karşı fazla görgüsüz.

germany47

This is one of the most famous art works of the Berlin wall. By the way, wall is located next to the river, has some good spots to stop and sit down to have a quick nice break if you get tired of waling next to wall all the time.

Bu da duvarın en popüler işlerinden biri. Bu arada duvar ırmak yanında paralel ileriliyor, yürürken yorulursanız oturup biraz nefes almak için güzel yerleri var.

germany48

These photo cabins are a must do in Berlin. They take 4 black and white pictures of you just for 2 euros. The machine is a bit slow and it takes 3-4 minutes to give you the photo but it’s quite fun. They are old and have a quite retro feeling on the photos.

Özellikle Doğu Berlin tarafında bu eski fotoğraf kabinlerinden görebilirsiniz. Görürseniz kesinlikle denemelisiniz. 2 euro karşılığında 4 adet siyah beyaz fotoğrafınızı çeken kabin biraz yavaş çalışıyor. Fotoğrafları size vermesi için oradan ayrılmayın. 3-4 dakika sizi orada bekletecek ama sonuç buna değiyor.

germany49

After that we went to Alexanderplatz with Georg Andreas… Berliners often call it simply Alex. 

Georg biraz fazla meşgul ve benimle pek gezemiyor. Ben gezicem ama çok para verdiği de söylenemez. Neyse bir cumartesi benimle Alexanderplatz’a gelebildi ve beraber iş dışında bir şey yapabildik.

germany50

Area is quite happening. There is a small festival going on. Since it’s Octoberfest time. The real one is in Munich but Berlin has a small version of it as well. Same concept but smaller scale.

Alex Berlin’in en hareketli ve canlı alanlarından bir tanesi. Şu ara daha da kalabalık çünkü aslı Münih’de olan Octoberfest’in bir küçük versiyonu burada da yapılmakta.

germany51

There is a world watch in the middle of Alex as you can see at right picture. It’s possible to see what is the time  in all popular cities of the world. At left you see Fernsehturm tower. We got a ticket to go up to see 360 view of the city. The problem is there was a big line waiting to get in. However there is a good solution for that. You don’t need to wait hours and hours there just to go up. You can send and sms to a special service and they will let you know when your ticket number is about to come. So you can go out and have a walk around, then you can come back to tower when you got the sms from tower service.

Sağda gördüğünüz şey garip silindir bir dünya saati. Tüm popüler şehirlerde saatin kaç olduğunu aynı yerden görebiliyorsunuz. Solda ise Fernsehturm kulesi var. Gene Berlin’in ikonlarından biri olan bu kule Berlin duvarından sonra gidilebilecek güzel bir seçenekti. Böylece Berlin klişelerini aradan çıkarmış oldum. Yukarı çıkmak için bilet almanız gerekiyor. İşin kötü yanı deli gibi bir kuyruk var. Bir kaç saat orada beklemek yerine kulenin özel bir telefon servisine sms gönderiyorsunuz. Sizin bilet numaranız yaklaştığı zaman size sms atarak uyarı veriyor. Siz de kuleye gelip beklemeden çıkabiliyorsunuz. Güzel yöntem.

germany52

This church located in front of the Fernsehturm tower. Now they are also building another gigantic one with a massive budget. Nobody is happy to spend money on that project. Same thing happening in Romania as well. Government trying to make a massive church at the back of Parliament building. However nobody actually wants such a waste of money. Even in Turkey we are doing the same thing. It could be much better to have more hospitals or universities but we are still making more mosques which is pretty stupid if you ask me.

Kulenin tam karşısında bulundan bu kilise için büyük diyorsanız bir de yeni yapılan ve şu an inşaat halinde olan dev kilise projesini görmelisiniz. 2. Dünya savaşında olduğu yere yeniden inşa edilmesi planlanan dev proje aslında çok büyük bir bütçe gerektiriyor. Alman halkı genel olarak bu projeyi anlamsız ve gereksiz bulmakta. Bu kadar büyük parayı neden böyle saçma bir projeye harcadıklarını anlayamıyorlar. Aynı şey şu ara Romanya’da da yaşanıyor. Fotoğraflarını çektiğim parlamento binasını biliyorsunuz. Şu dünyanın en büyük olan devlet binası… İşte onun arkasındaki boş araziye ülkenin en büyük kilisesi yapılıyor. Şu an o da inşaat halinde. Gene halk nefret ediyor. Verdikleri vergiler neticesinde paralarının bu tür projelere gitmesini istemiyorlar. Aynı şeyi biz de yapıyoruz. Hastanemizden, okulumuzdan kaç kat fazla camii var. Hala cami inşa ediyoruz.

germany53

Finally I’m at 203 meters up. This is the view from the tower.

Sonunda 203 metre yukardaki gözlem kulesine varıyoruz.

germany54

City view from a bird’s eye.

Şehri bir kuşun gözünden izler gibi.

germany55

I think I liked West Berlin more than the East part. By the way there is a restaurant in the upper floor of the tower. It’s a must right? Every tower has a restaurant. They are all very expensive so never tried to eat anything in one of these towers around the world. After the tower thing we move to the city center to drink a coffee.

Batı Berlin Doğu berlin’e göre daha hoş bir yer gibi. Gerçi kişiye göre değişir ama benim kendi düşüncem bu yönde oldu. Kulenin üst katında bir de restoran var. Her kulenin olmazsa olmazı bu restoranlar tabi ki çok pahalı oluyor. Elleşmeden iniyor ve şehir merkezinde bir kahve içmeye gidiyoruz. Adını hatırlamadığım bir arkadaşı da bize katılıyor. Kahveden sonra da birer bira yuvarlanıyor hep birlikte. Berlin’in bugünkü Berlin olmadan önceki halini yaşatan bir yere gidiyoruz. Biraz yeraltı, gotik, karanlık bir yer. İlginç bir dekorasyonu var. Salaş bir yer. Tuvalette bulunan duvar yazılarından duvar kaybolmuş durumda. Oradan da evlere dağılıyoruz. Andreas’ın gay dostu bana gay barlarla ilgili bir şeyler anlatıyor ve mutlaka gidip görmemi öğütlüyor. Metroda yüksek sesle bunları konuşurken yandaki teyze ya da çocuk arabasını süren anne hakkımızda ne düşünüyor diye içimden geçiriyorum. Elemana sus rezil ettin beni de denmeyeceğine göre. Hmm öyle mi? Bak sen yahu şeklinde cevaplar vermekten başka bir şey yapamıyorum. Sohbet barlardaki uyuşturucular, speed kullanan gençler ve 3 gün bitmeyen partiler hakkında devam ediyor. O gün metroda yanımızda oturan teyzelerden özür dilerim. 

germany56

While walking to the coffee shop. I mean real coffee shop, not like the ones in Amsterdam. Weed is not legal here. You can carry some small percent for your own consume. But more than 9 grams (as I remember) means you are actually a seller. So you get some punishment. (maybe jail or money) However almost all the weed in Germany also coming from Amsterdam. That’s what my friends told me.

Kahve dükkanına doğru giderken. Kahve derken harbi kahveden bahsediyoruz. Yoksa Amsterdam’dakilerden değil. Almanya’da ot kullanımı büyük bir yasak değil. Üzerinizde (hatırladığım kadarıyla) 9 gram ve azını taşıma hakkına sahipsizniz. 9 Gramdan fazla ise satıcı durumuna giriyorsunuz ve bu da işin burada yasaklanmış olan kısmı. İlginç bir diğer şeyse buraya gelen otun büyük bölümü Amsterdam’dan getiriliyormuş. Şu ot işinden ne büyük para kazanıyor Amsterdam. Turizmi ayrı, ihracatı ayrı.

Some random things

berlinbonus1

I have this cute mobile coffee truck just in front of my house and yes Germany has many interesting drinks to taste.

Evinim önünde bu şirin seyyar kahveci var. Sadece kahve değil tabi Almanya sıcak, soğuk çok ilginç içeceklere sahip.

berlinbonus2

A balcony in my apartment. I love it. And I loved the Allgauer beer as well. How interesting to have a child illustration on a beer packaging.

Benim apartmanın balkonlarından biri. Çok seviyorum. Sevdiğim bir diğer şey de Allgauer birası. Ambalajında çocuk illustrasyonu olması ise ilginç. 

berlinbonus3

There are some nice kissing spots in Berlin.

Berlin’de ağızdan öpmeli yerler.

berlinbonus4

As I told you before there are many interesting design books in good prices in Berlin. This is probably one of the most extreme ones. A branding book of all terrorist organizations of the world. Shit!

Berlin’de çok sayıda ilginç tasarım kitabı olduğunu ve fiyatların güzel gittiğinden bahsetmiştim. Bu en uç örneklerden biri. Dünyadaki tüm terörist grupların kurumsal kimlik ve markalandırma çalışmaları.

berlinbonus5

What do you want to drink to night? I ask to my self every evening in Berlin.

Bu akşam ne içelim? Berlin’de en çok sorulan soru.

berlinbonus6

Everything has an order right?

Her şeyin bir sırası var.

berlinbonus7

This is my room at Berlin. And at right you see a seat of a public bus. An interesting size. too big for one, too small for two people. Maybe for darlings? I have no idea.

Solda evimin bir parçası. Sağdabir otobüs koltuğu. Berlin otobüslerinin koltukları neden bu boyda yapılmış anlamak güç. İki kişi için küçük, bir kişi içinse fazla büyük.

Waling around Kreuzberg…

germany32

This is Kreuzberg. Where most of the Turkish people live in Berlin. This place is like a small sized Istanbul with many Turkish named shops and people. Even on streets you often hear Turkish instead of German language.

Burası da Kreuzberg. Berlin’de ki Türklerin genel olarak yaşadığı semt. Sokaklarda Almanca’dan çok Türkçe konuşmalar duyacağınız minyatür bir İstanbul. Dükkanların isimleri de hep Türkçe.

germany33

Steets of Kreuzberg.

Kreuzberg sokakları.

germany34

A street concert happening with Turkish instruments.

Türk çalgılarıyla küçük bir konser.

germany35

Steets of Kreuzberg.

Kreuzberg sokakları.

germany36

A custom bike shop where you can custimumize your bike or buy a new one. You can choose every part of your bike.

Kendi özel bisikletinizi en küçük parçasına kadar seçerek toplayabileceğiniz bir dükkan. Ne bisikletler var akıl alıyor vallahi.

germany37

The famous old Bridge in Berlin named “Oberbaumbrücke” Crossing the River Spree, the original bridge known as the Oberbaumbrücke was built in the early 1700s and was a small wooden structure. The tiny bridge was modified in 1879 to accommodate heavier traffic and became the longest bridge in Berlin, at 154 meters. As Berlin grew, however, the bridge was still not big enough for the city’s swelling population. Plans began for a new bridge, which would open in 1896. As the city considered plans for the new bridge, they decided that it should accommodate not only pedestrians and road vehicles, but also the new U-Bahn (subway) that was being planned for the city of Berlin. The middle section of the Oberbaumbrücke was blown up during World War II to stop the Red Army from crossing. After the war, the bridge was repaired and served to connect the American and Soviet sectors of the bridge. When the Wall came down in 1989, the bridge would soon come to represent the reunification of Germany. Restored to its former glory, but with a new steel middle section, the bridge reopened in 1994, just in time for the fifth anniversary of the fall of the Berlin Wall.

Oberbaumbrücke Berlinde ki en meşhur ve gösterişli köprü şüphesiz. 1700′lerde tahtadan derme çatma bir köprü olan Oberbaumbrücke 1879′da daha çok aracın ve yayanın geçebilmesi için küçük bier geliştirilme süreci yaşadı ve böylece Berlin’in en 154 metre ile en uzun köprüsü oldu. Zamanla Berlin’e yetmemeyen başlayan köprü 1896′da yeniden inşa edildi. Bu sefer üzerinden araçlar ve yayalar dışında bir de metro hatta geçecekti. İkinci Dünya Savaşında orta kısmı havaya uçurulan köprü doğu ve batı berlin’i birbirinden ayırdı.  1994′de son haline ulaşan köprünün havaya uçurulan kısmı çelik konstrüksiyonla yeniden yapıldı.

germany38

GTA 5 is out and I am on the road, Shit! Will be sticked to it as soon as I am back in home.

GTA 5 çıktı ben yollardayım. :( Eve döner dönmez yapışmalı.

germany39

This is the pedestrian part of the Oberbaumbrücke bridge.

Oberbaumbrücke köprüsünün yayalar için olan bölümü.

Walking around Berlin

germany12

These bears are a kind of mascot for the Berlin city. There are many of them with different patterns in different sizes.

Bu ayıcıklar Berlin’in maskotu. Rengarenk desenleri ve farklı boyutlarıyla hemen hemen her dükkanda karşınıza çıkıyorlar. Sokaklarda da dev boyutta olanları var.

germany13

Magnet wall! I bought one. Yes only one because I hate when I pay 4-5 euros per magnet. :) And panoramic postcards at right.

Magnetler çok çeşitli ve kaliteli. Orjinal fikirler var malzemeler iyi falan ama 4-5 euro fiyatları olunca 1 tane almakla yetiniyorsunuz. Koleksiyon olmasa onu da almazdım belki. Sağda panoramik kartpostallar.

germany14

The Trabant is a car that was produced by former East German auto maker VEB Sachsenring Automobilwerke Zwickau in Zwickau, Saxony. It was the most common vehicle in East Germany, and was also exported to countries both inside and outside the communist bloc. It was made of recycle materials mostly taken from Russia and it was a social statue symbol to have this car. People were splitted as two parts. The ones who have a Trabant and the ones don’t have them. Even if you want to buy one of these cars, you had to wait 12-13 years to have. So it was really hard to have one of these cars.

Trabant, Doğu Almanya yapımı otomobil. Sahip olmak yıllarca beklemeyi gerektirirdi. Adını üretime başladığı yıllarda uzaya fırlatılan Sputnik’ten alan ve Almanca uydu anlamına gelen Trabant’ın üretimine 1957′de başlandı. Halk arasında Trabant’ı olanlar ve olmayanlar diye bir ayrım vardı. Trabant’ı olanlar şanslıydı. Zira Trabant’a yani Almanya’da halk arasındaki adıyla Trabi’ye sahip olmak o kadar kolay değildi. Trabi sahibi olmak için önce devlete bu talep iletiliyor daha sonra da teslimat için sıraya giriliyordu. Alıcılar oluşturulan listelerde sıranın kendilerine gelmesi için ortalama 12-13 yıl bekliyordu. Solda da benim favori araçlarımdan Jaguar E-type plakası görülmekte. 

germany15

Another symbol of Berlin is pictogram of the traffic lights. To be honest I didn’t like it when I just arrived to Berlin. But in one week, I really started to love them. I think they fit with the city very well. There are some shops where you can find anything made with these pictograms. They are special to Berlin.

Berlin’in bir diğer sembolü de trafik lambalarında bulundan piktogramları. Şehre ilk geldiğimde pek beğenmediğim daha sonra burada 2-3 gün geçirdikten sonra alışıp çok sevmeye başladığım bu işaretler bu şehre özel ve bence şehirle güzel örtüşüyorlar. Bu piktogramlarla aklınıza gelebilecek her şeyi üreten bir de dükkan var. Pazarlamanın böylesi.

germany16

This is the shop I was talking about. And right photo is a museum. It is located in the middle of the waters. So people know it as “museum island.”

Solda bahsettiğim dükkan sağdaysa ada müzesi olarak bilinen müze. Etrafı sularla çevrili olduğu için ona bu ismi takmışlar.

germany17

Hackescher Markt area is full of restorants and nice places to visit.

Hackescher Markt denen güzel semt, hoş restoranlarıyla tavsiye edilir.

germany18

Grandpa making balloons for us to have fun!

Baloncu dede. Çocukların neşe kaynağı. Sigara dumanını balonlara doldurup beyaz balonlar da yapabiliyor kendisi.

germany19

Walking under the columns at night. Musicians performing on the streets of Berlin and I am looking around in the city as a lost guy no body gives a shit about.

Gecenin bir yarısı sütunların arasından yürüyor Berlin’i keşfediyorum. Sokakta müzisyenler şarkılarını söylüyor. Kafelerden Almanca konuşmalar yükseliyor. Ben herkese bakıyorum, yürürken gözlemliyor, kayboluyorum. Nasılsa sonra S bahn’a binip eve gidebilirim. O yüzden sadece yürüyorum bilmeden.

germany20

People of Izmir… There is a Dungeon here as well :)

İzmir gençleri, bakın Berlin’de ne var :)

germany21

Another balloon man here.

Bir başka baloncu arkadaş.

germany22

Germany is quite good at bakery. Breads are super tasty.

Ekmek konusunda harika mekan burası. Ne ekmekler var, ban zeytinyağına ye bütün gün.

germany23

Almost all the Taxis are Mercedes here and they are pretty new models though.

Taksiler hep yeni model Mercedes’ler burada. İlginç

germany24

My sticker cards keep sticking around the city.

Sticker kartlarım şehrin ücra köşelerine sızıyor.

germany25

Sometimes the walls are a bit well painted here :)

Bazen duvarlarda boş yer bulunmuyor.

germany26

Design books are not so expensive. Another interesting thing about Berlin is, there are some other places in every shop. Like this art gallery behind the book store. Or gambling area at the back of kebap restaurant, or city museum behind the souvenir shop. Many things like that. Small secret surprises.

Berlin’de her dükkanın arkasında başka bir olay var. Mesela bu kitapçının arka tarafı bir sanat galerisi, kebapçının arkası kumar makineleri dolu, hediyelik eşya satan mağazanın içinde küçük bir müze var vb.

germany27

Another graffiti and a nice street.

Gene hoş bir sokak ve güzel bir grafiti.

germany28

Scenes from Berlin nights.

Berlin gecelerinden görüntüler.

germany29

Berlin has interesting moods. It can be very underground, gothic and mysterious but it can be very naive and romantic as well.

Berlin’in bir çok yüzü var. Karanlık, yeraltı, gizli kapaklı bir Berlin mi yoksa romantik ve ışıltılı bir Berlin mi istersiniz? Berlin’inizi nasıl isterseniz isteyin her tür Berlin burada mevcut.

germany30

Shop displays.

Vitrinler vitrinler…

germany31

This was a three floor gigantic book store that I lost myself in. Seriously I couldn’t exit from there a couple of hours.

Burası bir kaç saat kendimi kaybettiğim bir kitapçı. Çıkışı bulamadım mı yoksa gerçekten bulmak istemedim mi bilmiyorum ama 3 katlı bu dev kitapçı gönlümü güzel çeldi.