Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

The rocking team

1464632_466400456811496_213930470_n

I told you that I rocked in Bosnia right? Here is my band!

Bosna’da rock yıldızı olduğumu söylerken şaka yapmıyordum…

Goodbye Bosnia

sarajevo5

Ok it’s time to go now. My next stop is Albania and I am leaving my Bosnian superstar life here. Special thanks to Sanja for being such a nice friend and company here for me. I don’t know what could I do here without her. Another amazing thing was the hostel. The owners of “Theatre hostel” were like my Bosnian family. Remember this place and stay in “Theater hostel” in city center if you make your way to Sarajevo one day. They are super friendly and they have a very interesting story. They also need more visitors in hostel since they need money to see their son in Spain. Just stay there and you will be very happy I guarantee you.

And the picture you see is the backyard of my possible future house to write my book. This is Pocitelj. A village in the middle of nowhere with full nature and less civilization. There are only 15 families living here and the village survives by art. Artists from all around the world comes here to stay and do their thing. Village gives the accommodation and food but they have to leave their artworks here so village can sell them to survive. It’s basically the same concept with what I am doing in design companies. So today I met with the guy who is coordinating this system. He is very interested in my story and probably I will start writing my book here soon. I can also take other artists with me if anyone is interested to have a break out of their usual life. (contact with me if you are also interested) They are always open to new artists and possibilities. But first I should make a plan, schedule everything and present them what will we do for them. So they will say yes or no at the end.

After 2 design talks in universities, 2 magazine interviews, tens of websites and portal news, A special party named “Ça Ça Koktel” A big trip with an individual cameraman to make a film of “A day with Designer on the road” and 6 tv shows including one live broadcast talk show, I am finally going to Albania.

I never thought that the most extreme thing in Sarajevo will be getting out of here because there is no direct voyage to Tirana from here. No flight no bus. There was a flight with one stop in Istanbul but it was way too expensive. More than 500 dollars. I couldn’t buy that so the only way was taking a bus from Sarajevo to Novipazar in Sırbia. From there I switch the bus and go to Pristina – Kosovo. And from there another bus to Tirana – Albania. It was a quite extreme idea since I can’t even get all these tickets and I had to buy them one buy one on the road. But we didn’t know the exact times for the buses or they are available or not.

Yesterday I met with one of my Turkish friends Ayşegül who came here for an event. She told me that one of the guys from the event will go to Montenegro in Monday with car. We reached this guy with a friend of Ayşegül by calling his phone. He told that I can join him till montenegro. Then I can take a bus from there to Tirana. So it sounds much better with the car till Montenegro. I already bought my ticket to Sirbia for 22:00 but who cares. I trust this guy named Darko and hopefully everything is gonna be alright.

Designer on the road from Sarajevo wishes you all the best.

See you in Albania!

 

Burası Pocitelj. Sanatçıların gelip ürettim yaptıkları ve bedava yaşadıkları küçük bir köy. Sadece 15 ailenin yaşadığı kayıp ve gizli bir cennet. Sanatla beslenen ve bu şekilde hayatta kalan bir ortam. Muhtemelen yolun sonunda geri gelip kitabımı yazacağım yer. Oturduğum yer belki de bir kaç ay sonraki evimin avlusu.

Programın kordinatörüyle bugün görüştüm. Bana ve hikayeme çok ilgililer. Hatta Türkiye’den başka sanatçıları da köye getirmemi istiyorlar. Resim ya da Heykel ne yaparsanız yapın tüm malzemeler köy tarafından size verilecek. Yemek ve kalacak yeriniz de olacak. Sadece sanatınızı yapıp yaptıklarınızı burada bırakmanız gerekiyor. Kulağa güzel geliyor değil mi? Hayatınızda güzel bir kaçamak arıyorsanız, kaybolmak ve kendimi bulmak istiyorum diyorsanız bana ulaşın. En azından köye Türkiye’den şu kadar sanatçı getirebilirim diyebilirim. Çünkü yeniliklere ve tüm olasılıklara çok açıklar. Köyün fotoğraflarına blog’dan, Designer on the road facebook sayfasından ya da benim instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca bugün Bosna’da son günüm. 3 haftalık süper star yaşantımın sonuna gelmiş bulunuyorum. Canlı yayında bir talkshow’a konuk olmak, 6 farklı televizyon programında yer almak, 2 dergi röportajı, 2 tasarım okulu sunumu, onlarca internet sitesi haberi, benim için özel yapılan “çaça koktel” partisi ve özel bir kameraman ve ekip eşliğinde “Designer on the road ile bir gün” video çekimleri ile burada Michael Jackson’dan farksızdım.

Kısa bir Bosna Hersek özeti yapmak gerekirse buradaki 3 haftam beni tepetaklak etti. Yolda hep beklentilerinizden farklı şeyler buluyorsunuz, buna alışığım ama Bosna’da bu durum çok uç durumdaydı. Bazı şeyler beklediğimin çok çok daha altındayken hiç beklemediğim bir çok başka şey hayatımın ortasında olabilecek en üst düzey şekliyle yerini aldı. Malum bazı insanlar bu satırları okuyacağı için çok fazla burada yazamıyor ve yoldaki tüm yazamadıklarım gibi bunları da kitaba saklıyorum. Sadece şunu yazıyım da kendime de hatırlatma olsun: “Sanja olmasaydı ben burada ne yapardım bilmiyorum.”

Gelelim çıkışa… Dünyanın her yerinde çılgınlıklar yapan ben burada kendime bir çılgınlık bulamadığımı düşünüyordum. Ta ki Arnavutluk biletime bakıncaya kadar. Sanırım Saray Bosna’nın en uç olayı Saray Bosna’dan çıkmaya çalışmak olacak. Çünkü buradan Tirana’ya direk bir sefer yok. Ne otobüs ne uçak… Hiç bir şey! Türk hava yollarının bir uçağı var ama buradan İstanbul’a geliyor ve sonra Tirana’ya gidiyor. Fiyatı 500 küsür dolar. Tabi ki imkansız. Bulabildiğim yolsa otobüsle önce Sırbistan’da Novipazar’a gitmek. Oradan başka bir otobüsle Kosova’ya Priştina’ya gitmek ve oradan da bir başka otobüsle Arnavutluk, Tiran’a geçmekti. Tüm bu otobüslerin biletleriyse buradan alınamıyor ya da saatlerini kontrol edemiyorsunuz. Sadece ilk durağı alıp gerisiyle oralardaki terminallerde halletmek gerekiyor. Yer kalmamışsa. Otobüs gittiyse, başka sefer yoksa zorlu anlar beni bekliyor olacaktı. Ama dün burada bir etkinliğe gelen arkadaşım Ayşegül bana etkinliklerinde Karadağ’a arabayla gidecek olan birinden bahsetti. Ayşegülün bir başka arkadaşı aracılığıyla telefonla çocuğa ulaştık. Arabasında yer olduğunu ve beni Karadağ’a götürebileceğini söyledi. Ben de bu gece 22.00′da Sırbistan’a olan biletimi yakmaya ve yarın sabah bu çocuğa katılmaya karar verdim. Adamı görmedim, tanımıyorum. Aslında yaptığım şey basitçe telefonda olur gel diyen birine güvenmek. Yarın sabah onun otelinin önünde buluşacağız. Sabah oraya gittiğimde çocuk orada olmazsa ne yapacağım bilmiyorum mesela. :) Neyse sonuç olarak çocuk beni Karadağ’da otobüs terminalinde bırakacak ve muhtemelen oradan Tiran’a bir otobüs bulabileceğim. Umarım her şey yolunda gider.

Designer on the road, Bosna’dan bildirdi. Sevgiyle kalın.

Best day in Bosnia

bestday1

Welcome to my best day in Bosnia. Sanja, Jasmina and me, we grab the selected lucky students from my lectures and had a great trip in Bosnia. We started from visiting important locations of Sarajevo.

Bosna Hersek’deki en harika günüme hoş geldiniz. Via Media’dan Sanja, Jasmina ve ben sunum yaptığım okullardan seçtiğimiz 5 şanslı öğrenciyi de yanımıza alarak harika bir gezi düzenledik. Öncelikle Saray Bosna’nın önemli mekanlarını ziyaret ederek başladık.

bestday2

This is the team for the trip we had. Well it was a great trip located in Sarajevo, Pocitelj and Mostar… We also danced everywhere we went but this is the time I started this funny thing. I was dancing in front of the cars that stopped in red lights. They liked the show :) So we decided to do it everywhere we go.

İşte gezi ekibi. Saray Bosna’dan başlayan gezimiz Pocitelj köyü ve sonrasında Mostar’a kadar uzandı. Gittiğimiz yer yerde de dans etmeye karar verdik. Bu karara neden olan şeyse sağda görüğünüz benim kırmızı ışıkta bekleyen arabalara yaptığım küçük gösteriydi.

bestday3

Here we dance again in the mountain. We were planning to go abandoned Olympics area but because of the heavy fog we cancelled it. :( It was one of the must see places for me and it’s a shame that I couldn’t go there in 3 weeks.

Saray Bosna dağlarla çevrili bir şehir. Ve dünyanın en güzel terk edilmiş mekanlarından biri var bu dağlarda: eski olimpiyat alanı. Burası mutlaka gitmem ve görmem gereken yerlerden biriydi listemde. 3 haftada buraya gidememiş olmak ne üzücü. Gene gidemedik çünkü ağır sis bastırdı ve önümüzü bile göremiyorduk. Oraya çıksak hiç bir şey göremeyecektik. O yüzden yarı yoldan döndük. Tabi öncelikle dans ritüelimizi gerçekleştirdikten sonra.

bestday4

Meet with Ado. He is an award winning director from Bosnia and he was the guy who was shooting our day. Via Media hired him to shoot a video like “A day with Designer on the road” I will also share it as soon as possible when the editing is finished. It was the first time I had an individual cameraman recording my trips during the trip. And it is also the first time that somebody else will do the editing for me. How awesome is this!

Kameramanım ve dostum Ado ile tanışın. Ado ödüllü genç bir yönetmen ve “Designer on the road ile bir gün” filmini çekmek için tüm gün bizimleydi. 3 senedir geziyorum hayatımda ilk kez bir kameramanım oldu. Ayrıca editing’i de onlar yapacak. Bütün gün kendimi gezi programı sunucusu gibi hissettim. İnsan onu bunu çekme kaygısı olmayınca ne güzel geziyormuş.

bestday5

After Sarajevo we came to Pocitelj. It’s a village all made of stone and has a unique Ottoman architecture. Only 15 families living here in the small houses located in mountains. No Mc Donald’s or no supermarkets here. Just pure nature and village life. Super silent and peaceful. It looks like a place out of this time period. It’s like a time travel to be here. Or teleporting into an Assassin’s Creed video game.

Saray Bosna’dan sonraki durağımız Pocitelj. Burası taştan yapılma Osmanlı mimarisinin hakim olduğu muhteşem bir köy. Dağlar üzerine kurulmuş bu şirin yerde sadece 15 aile yaşıyormuş. Migros yok Mc Donald’s yok. Burası günümüz dünyasının tüm kirlilikleri ve saçmalıklarından uzak bir yer. Zamanda yolculuk yapmak gibi. Doğal ve huzurlu. Sessiz ve barışçıl. Özgür ve özgün.

bestday6

Azra drawing sketches of the tower. Meanwhile I’m trying to get some nice pictures…

Resim öğrencisi Azra kalemi kağıdı çıkarıp tarihi kulenin bir eskisini çizmeye başlıyor. Bense çektiğim fotoğrafları kontrol ediyorum.

bestday8

Local people offered us some coffee and they took us a trip in the village. I think I will miss this coffee brakes in Bosnia.

Yerli halkın kahve ikramıyla kısa bir mola veriyoruz. Fincan fincan kahveler geldikçe gelmeye devam ediyor. Bosna Hersek’lilerin kahveye olan düşkünlüklerinden bahsetmiştim. Sanırım bu kahve araları burada en çok özleyeceğim şeylerden biri olacak.

bestday7

If you climb the tower on the right picture, you will see the view on left picture.

Sağdaki kuleye çıkınca soldaki manzarayı görüyorsunuz.

bestday9

A place where I can get lost and write my book. It’s a small village made out of stone and only 15 families living here. Perfect place to disappear! This village actually lives by the art. Well they have a system that many artists coming here and living for sometime. Village gives them accommodation and food and they create their art works here. They leave whatever they create and village has the economy to survive by selling these art works to art lovers.

Bu köye dünyanın her yerinden sanatçılar geliyor. Köy onlara barınak ve yemek veriyor. Karşılığında sanatçılar ürettikleri işleri burada bırakıyor. Köy bu eserlerin satılmasıyla ve turizm ile ayakta kalıyor. Yarın bu sistemi koordine eden insanla tanışacağım. Bakalım kitabımı burada yazmak için anlaşabilecek miyiz? Heyecanlıyım.

bestday10

Painting or Sculpting. No matter what kind of art you do. Village gives you the all materials you need. So you don’t carry stuff with you. You do your thing and enjoy your life in village. That’s super amazing for me because it’s almost the same thing with what I am doing with advertising agencies or design offices. So we will discuss possibilities about writing my book here.

Resim mi heykel mi? Her ne olursa olsun köy size sanatanızı icra etmeniz için gerekli tüm malzemeleri tedarik ediyor. Siz sadece sanatınızı yapıyorsunuz ve köyün keyfini çıkarıyorsunuz. Bu muhteşem bir şey çünkü neredeyse benim reklam ajanslarıyla yaptığım şeyin aynısı. Bakalım kitabı burada yazmam mümkün olacak mı?

bestday11

Here we are in Mostar. Mostar is an interesting place. Looks more national and unique. Maybe a bit smaller than Sarajevo but it’s more local and interesting.

Mostar çarşısı. Kumaşlar hediyelik eşyalar falan… Mostar ilginç bir yer. Saray Bosna’dan tabiki daha küçük ama bence daha yerel ve ilgi çekici. Mostar ayrıca Bosna-Hersek’te Hersek bölgesinin en büyük şehri.

bestday12

And the legendary Mostar bridge. This bridge has been destroyed by Croatians in war. But it’s reconstructed and that’s why it’s called as “New old bridge” today. The Mostar name also comes from this bridge and it has given the name to the city as well.

Hırvatlar tarafından savaşta yıkılan Mostar köprüsü aslına uygun olarak yeniden inşa edildi. Öyle ki köprünün sulara gömülen taşları dalgıçlar tarafından çıkarılıp aynı şekilde tekrar kullanıldı. Bazı taşlar su altında uzun süre kaldığı için köprüde yeniden kullanılamasa da aynı şekillerde yeniden üretildi ve köprü bugünkü haline kavuştu. Bu yüzden köprüye “Yeni eski köprü” de deniyor.

bestday13

Mostar remembers Old Bridge on 20th anniversary of destruction like all the previous years and somebody jumped from the bridge again. No politicians were in the event. The bridge was destroyed in war 1993. But in 1997 it was reconstructed again with the helps of several countries including Turkey. The new Old Bridge connects riversides, but not people. It has been 20 years since the bridge was destroyed, and today politicians are still doing everything to keep people separated along ethnic lines.

Bosna Hersek’te ünlü bir köprü var adı Mostar. Bu köprü Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 456 kalıp taş kullanılarak 1566 yılında inşa edildi. Köprü, çevresindeki kente adını da verdi. Mostar, Hersek bölgesinin ana kenti oldu. Tarihi boyunca köprüden atlayıp eğlenen gençler bunu bir gelenek haline getirdi ve köprüden atlayabiliyor olmak kadınlara kur yapmanın ya da cesaretlerini kanıtlamanın bir yolu haline geldi. 1993 yılında köprü savaşta yıkıldı ama 1997′de aralarında bir Türk şirketinin de olduğu bir grup şirket köprüyü aslına sadık kalarak yeniden inşa etti. Mostar Köprüsü, eski Mostar şehriyle birlikte 2005 yılında Dünya Miras Listesi’ne eklendi ve bugün hala köprünün iki tarafı arasında anlaşmazlıklar ve küslükler sürmekte, insanlar birbiri arasında alışveriş dahi yapmamaktadır. Hırvatlar nehrin batısında, Müslümanlar ise doğusunda yaşamaktadır. İşte bugün bu köprünün yıkıldığı günün 20. yıldönümüydü. Her sene yaptıkları gibi bu sene de köprüden atladılar. Hiç bir politikacının etkinliğe katılmaması da ilginçti.

bestday14

We had lunch in a very nice restaurant next to bridge. A giant beef with mushroom sauce was my choose.

Köprü kenarında güzel bir restoranda kocaman porsiyonları olan süper bir öğle yemeği bizi bekliyordu. Mantar soslu dev biftek benim seçimimdi.

bestday15

Views from the bridge.

Köprüden bakınca görülen manzara budur.

 

bestday16

Turkish dance in Mostar baby!

Dans rituelini burada da yaptım tabi.

bestday17

Then some more students came to restaurant to meet with me. They asked me questions about my trip and we shared ideas together. They are mostly programming based students but it was also very nice that even programmers are interested to know more about me and came here to talk with me. After the talking session we had a group picture in tower.

Mostar’lı üniversite öğrencileri şehirde olduğumu duyup restoranı bastılar. Bu öğrenciler genelde programcı falan ama onlarla sohbet etmek ve fikirleri paylaşmak benim için çok özel bir andı. 1-2 saatlik muhabbetin ardından köprüde toplu fotoğraf çekindik. 

DOTR in Friendly Friday talk show!

cacashow1

BHT1 studios, live broadcast. Designer on the road is hosted by the talk show “Friendly Friday”

BHT 1 stüdyoları. “Friendly Friday” talk show konuğu Designer on the road. Yayında!

Paranoid Android night.

paranoidandroid1

This is a club located just opposite of my hostel. It’s like 5 steps away and today my friends from the agency are playing here. They have a band named Paranoid Android.

Burası benim hostelden 5 adım uzaklıkta bir mekan. Şehrin en popüler eğlence mekanlarından biri. Bu gece ajanstan arkadaşlarım çalıyor ve ben de onları dinleyip eğlenmek için yerimi aldım. Balkonda güzel bir masam var. 

paranoidandroid2

Here comes the Paranoid Android show! They are awesome at stage. Specially the ending was quite nice.

Paranoid Android güzel iş çıkardı. Birlikte çalıştığım insanların gizli bu kimliklerini bilmiyordum. Aslında ajansın alt katında devamlı davul ve klavye sesleri geliyordu akşam 5′ten sonra ama onu reklam müziği çalışması falan sanıyordum meğer sahne hazırlıkları ve provalarmış.

paranoidandroid3

The second band came in to stage and they were also very great. Big team, lots of different instruments. They must be quite popular because all the crowd were singing with them and joining to songs.

İsmini hatırlayamadığım diğer grup da çok çok iyiydi. Kalabalık ve bir çok farklı enstrümandan oluşan bir ekibe sahipler. Kadının sesi inanılmaz güçlü ve tüm kalabalık şarkılara eşlik ediyordu. Muhtemelen burada popüler bir gruplar.

paranoidandroid4

After the show. Drinking with Paranoid Android.

Paranoid Android ile show sonrası keyfi.

Göbek bebeks leaving…

capulcubebek

Well my friend gifted me two göbek bebeks (belly doll) She is making custom göbek bebeks for people who ever tells his/her story to her and sells them. She gave me one which is actually represent my own story “Designer on the road” And she also gave me another one which is the chapulcu edition. It’s a protestor doll for the Gezi park. Since today these two dolls traveling together everywhere I went in route 4. I always took them with me to agencies and they were with me while I was working. But now they are leaving because my friend Hande told me to give the second doll as a gift to somebody I meet on the road. So yes, it looks like this is the time for separation. Goodbye Cahapulcu dool. Stay nice in Bosnia with my friend Jasmina.

Göbek bebeklerin yaratıcısı arkadaşım Hande bana 2 adet bu bebeklerden yaptı. Biri bendim diğeri ise çapulcu bir bebekti. Çapulcu bebek yolda tanıştığım birine hediye edilmek üzere bizimle yola çıkmıştı ve Saray Bosna’da onunla yollarımızı ayırıyoruz. Çünkü bundan böyle ona Jasmina bakacak. Güle güle Çapulcu bebek, Bosna Hersek’te mutluluklar…

Ca Ca koktel! (The party of a superstar designer)

poster

Today I have a big “get together cocktail party” in Sarajevo with all the people from local media and press. It’s feeling interesting to be like a star here. I have been in 5 tv channels. Gave lecture in 2 universities. Covered in many Bosnian web sites and I had a magazine interview yesterday. Today I have the party thing and tomorrow I will be on a talk show on TV live broadcast. Good times!

Saray Bosna’da 3. haftamdayım. Şuncacık sürede 5 televizyon programına konuk oldum ve 2 tasarım üniversitesinde sunum yaptım. Ülkenin en ünlü web siteleri Designer on the road’u ve hikayesini sayfalarında haber yaptı ve dün bir dergi ile röportaj yaptık. Bugün ilk kez benim adıma bir parti veriliyor. İsmi “Ça Ça kokteyl” Bosna Hersek’te kendimi süper star gibi hissediyorum. Partiye tüm yerel basın davetli olacak. Yarın da canlı yayına bir talk show’a konuk olacağım. İlginç hissediyorum. Ayaklarım yerden kesildi burada resmen uçuyorum.

Academy of Arts Sarajevo

academy1

Here I am finally in front of the Academy of Art located in Sarajevo to give a lecture. This is Sanja from Via Media. She is the Pr executive in the agency.

Sanja, Via Media’nın pr sorumlusu. Sonunda Academy of Art’a geldim. Şehre geldiğim ilk haftadan beri gözüme kestirdiğim okulda bugün sunum yapma vakti. Sanja’da izleyicilerden…

academy4

First we went to the gallery of the school and one of the professors showed me the works students did.

Okula girince ilk olarak hocalardan biriyle tanıştık ve okulun karma bir sergisini gezdik. Hocanın bana işleri anlatması ve öğrencilerinden bahsetmesi hoştu.

academy3

I really liked most of the student works. The academy has Painting, Sculpture, Industrial design, Graphic design and Photography departments.

İşlerin genelde gayet başarılı görünüyordu. Okulun Resim, Heykel, Endüstriyel tasarım, Grafik tasarım ve fotoğrafçılık bölümleri bulunmakta.

academy2

I’m also invited to have a workshop here whenever I am ready. That sounds so cool however I have to go to Via Media and Sanja also arranged some other events for me to do or visit.

Okulun hocası bana burada workshop yapmam konusunda bir teklif yöneltti. Zamanın olursa bekleriz dedi ama son haftamda hemen hemen her günüm dolu. Zaten öğlen ajansa gitmem gerekiyor. Zor gibi bu sefer. Belki bir dahaki sefere…

academy6

Academy of Arts presentation gone quite nice. Students and professors here were quite warm and they asked many interesting questions.

Academy of Arts’da sınıfımız. Laf aramızda bu okulun atmosferi diğerinden daha sıcaktı. Öğrenciler de hocalar da çok güzel sorular sordular. Eğlenceli geçti.

academy5

During my presentation in Academy of Arts.

Academy of Arts’da yaptığım sunumdan kesitler.

Face Tv interview

The famous Bosnian Tv show “UzBUĐENJE” hosted Turkish traveler designer Cagri Cankaya as known as “Designer on the road” in Facetv.

UzBUĐENJE isimli televizyon programına konuk olan Çağrı Çankaya’nın garip hayat hikayesi Face Tv’de izleyicilerle buluştu. Turski Designer cagri diye başlayan dış ses sanki ibretlik bir şey anlatıyormuş gibi. Bizim haberlerdeki dış ses okumalarına benziyor biraz :)

facetv

IUS design talk

iuspresentation1

Last weekend I was in International University of Sarajevo to have a presentation for design students.

Geçen haftasonu Uluslararası Saray Bosna Üniversitesinde tasarım öğrencilerine sunum yapmaya gittim. Her zaman ki gibi eğlenceli ve interaktif bir sunum oldu.

iuspresentation2

At the end of my presentation. Students wrote their names on small pieces of papers and put them in to a bag. I picked the lucky 3 names from the bag to take them with me for a trip to Mostar and Sarajevo next Wednesday. We will make the trip with Via Media team and make a video out of it. Stay tuned for the ultimate Bosnia video soon :)

Sunumun sonunda küçük bir çekiliş yaptık ve buradan 3 şanslı öğrenciyi çarşamba günü Via Media ekibiyle yapacağımız Mostar gezisine götüreceğim. Bu geziden bir de video yapmayı planlıyoruz. Baya eğleneceğiz ama umarım hava iyi olur. Bu aralar burada yağmur çamur başlamış durumda.