Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Archive for Mart, 2013

From Blogtalk with love

radyozeplin

With Blogtalk team with love. Papatya, Saliha and me. Was a great show and will share here for the ones who missed it. :)

Blogtalk ekibinden sevgiler… Kaçıranlar için yakında programı burada da paylaşacağım.

Be Local

kılık kıyafet

To me, being local person where ever I go was always one of the core ideas of the project. I eat from local restaurants, I work with local people, I go where locals go and do what they do. Sometimes if I had enough money I was buying local clothes as well. When you have a short span of time to understand culture and create projects you have to adapt things very quickly. Especially in advertising business. I did everything I can to make this happen. I stop carrying mp3 player as well. As a huge music fan I did it on purpose. I wanted to listen people instead of mp3 files. I wanted to adapt to language, and see what kind of people talking about what kind of stuff in each country. What African kids talk about? What are the popular words Brazilian teenagers using? These kind of questions are really important when you have to sell some things by advertising in each country. Let’s take a look at world fashion by Designer on the road :) From top left to right here is a list of the traditional clothes I have bought and used on the road: India, China, Sri Lanka, United Arab Emirates, Colombia, Guatemala and El Salvador.

Lokal olmak, her anlamıyla oranın insanına bürünmek benim için bu projenin önemli bir parçasıydı. Kısa zamanda insanlarla kaynaşmak, kültüre adapte olmak için hep lokal bir yaşam sürme taraftarı oldum. Amerikan fast food zincirleri ya da batılı lüks restoranlar yerine hep lokal restoranlarda yedim, popüler olmuş halk yerlerinde gezdim, insanlar ne yapıyorsa onları yaptım. Öyle ki yola çıkarken bir mp3 çalar bile almadım yanıma. Bir müzik sevdalısı olarak bunu bilerek yaptım. Müzikler yerine oraların seslerini, insanlarını ve dilini dinlemek istedim. Bazen sıkılsam da istemesemde… Reklam yapıp insanlara ürün satmak için insanların ne konuştuğunu ülkedeki trendleri yaş aralıklarına göre popüler olan kelimeleri gözlemlemek bu projede müzik dinlemekten daha önemliydi pek tabi. Yalnız müzik dinlemek de gerekiyordu tabi tüm montajlanacak o videolar için. Bu lokal olma çalışması bazen bu kıyafet değişikliklerine kadar vardı. Maddi gücüm yettiğince bazı ülkelerde lokal kıyafetler de edindim. Hatta oranın halkı giymeyi bırakmış olsa bile :) İşte sol üstten sağ alta doğru bu liste: Hindistan, Çin, Sri Lanka, Birleşik Arap Emirlikleri, Kolombiya, Guatemala, El Salvador.

 

Hello My name is…

hellomynameis

It happens everywhere. :) Dudes and Dudettes, my name is : Çağrı Çankaya :)

Anne, baba, çok mu düşündünüz bu ismi? Yabancılar için daha zoru olamazdı herhalde. Osman falan koysanız daha iyiydi… :)

My to do list in life

image_1360782435501087.jpeg

One sunny, hot day in El Salvador… Under the perfect blue sky I was out from agency at the lunch time with my friend Roberto Dominguez (a.k.a Chino). We went to a local pizza restaurant. Not one of that American franchise. A much simple 100% local, cheaper but really tasty place. We ate our pizzas with pleasure. We are chatting while eating. After the lunch he asked me a question: “Dude, how long you gonna live like this? Forever? I think you should do it forever! This is a dream life!” And I answered: “I can’t do this forever man, it’s not easy… I don’t have an exact date to finish this but I have other dreams to achieve which needs a more stable lifestyle. Traveling the world with no money was just one thing, i have others… ” At that moment the bill came after the pizza and Roberto asked again: “What are your other dreams that so important to you?” Then I asked for a pen from the waiter and start writing them on the back of our bill. I didn’t know Roberto kept it. Last night he send me a picture of the bill and he told me that he is gonna keep it forever. How nice eh… And yes I read it once more, liked it again. I wish I can achieve all of them and have awesome lifetime.

Güneşli, sıcak bir El Salvador günü ajanstan öğle yemeği için çıkıyorum. Yanımda iş arkadaşım Roberto Dominguez var. Beraber bir pizzacıya gidiyoruz. Şu ünlü Amerikan fast food zincirlerinden biri değil. Tamamen lokal, daha gösterişsiz, ucuz ama gayet lezzetli pizzaları olan bir yer. Roberto ile dilimleri birbiri ardına dizerken keyifli bir sohbet sarıyor bizi. Pizza bitiyor, garsona faturayı getirir misin işareti çakılıyor… Fatura beklenirken Roberto bana soruyor: “Ne kadar daha böyle yaşayacaksın? Bunu hep yapabilir misin? Çünkü herkesin hayal ettiği bir yaşama sahipsin. Bence sakın bırakma.” Ben de diyorum ki: “Hep böyle yaşayamam çünkü kolay bir iş değil, açıkcası gerçekten yoruldum bile diyebilirim. Yaptığım şeyi seviyorum ama bu benim hayallerimden sadece bir tanesi. Bu hayatta yapmak istediğim başka şeyler de var ve bunlar genelde daha stabil bir hayata ihtiyaç duyan şeyler.” O da sordu tabi diğer hayallerin nedir peki diye. Tam o esnada garson faturayı getirmişti. Ben de bir kalem rica edip getirdiği faturanın arkasına yazmaya başladım. Böyle bir şeyi hayatımda ilk kez yazıyordum ve içimden gelen en önemli ilk 5 şeyi hızlıca yazıp verdim Roberto’ya. O fatura benim hayatımın faturası gibi bi şey oldu sanki :) Roberto’nun onu saklayacağını düşünmemiştim. Geçen gün bana faturan hala bende ve ölene kadar saklayacağım diye fotoğrafını attı. Kontrol edecekmiş gerçekleştip gerçekleştiremediğimi. Bana şans dileyin listem pek kolay değil.

Toledo

toledo1

Toledo is a frozen food brand. They do salami and sausages mostly and they have 3 different types in their product range. Elite, healthy and family. Elite is more like an expensive but the best quality thing. Healthy is the one with low fat. Family is the standard series product with normal pricing. Agency did these print ad samples for the new brand look of the brand. They were changing everything. The way packages look and the entire way of communication. However client didn’t like them cause the food is not visible on the ads. They want to show their products and let people want to eat them. They want to trigger hunger effect on people.

Toledo diye bir müşterimiz vardı Guatemela’da. Salam sosis ağırlıklı ürünleri olan bir gıda şirketi Toledo. 3 farklı çeşitle ayırmış ürünlerini. Elit olan daha pahalı ve kaliteli ürünlerken, diyet ve aile temalı ürünleri de mevcut. Tüm ambalajları ve marka kimliğiyle birlikte iletişim tarzını da değiştiren marka için ajansın çalıştığı örnek ilanlar üsttekilerdi. Ürünler gözükmediği için müşteri bu örnekleri beğenmemiş. İstiyormuş ki ilanlarımızda ürünler ön planda olsun. İnsanlar bunları yemek istesin falan filan.

toledo2

Since they wanted to show the products I changed the layout idea with a table, a plate for the food and some side items to give the idea of the life style feeling of the product ranges. These works are all simple drafts and they will be finalized with real photo shoot with a professional cook and food photographer. From left to right, business icons for the elite one. Sport items for the diet one and family items for the family one.

Hal böyle olunca ben de layout’u değiştirdim ve ürünleri ön plana aldım. Yaptığım şey ürünlerin lifestyle hislerini tabağın etrafında bulunan yan objelerle vermek ama daha çok ürünlere odaklanmak oldu. Böylece birbirine sarılan ya da gülüşen insanlar çıkmış oldu. Bir diğer şey de eski ilanlarda ürünlerin renkleri birbirinden ayrışmıyordu. 3 farklı ürün için 3 farklı renkle ürünleri de birbirinden görsel olarak daha ayırmış olduk. Tabi bu işler hep eskiz amaçlı yapılmış google’dan bulunma kalitesiz görseller birleştirilerek yapılmış şeyler. Bu eskiz işler baz alınarak gerçek bir aşçı ve yemek fotoğrafçısı eşliğinde görseller yeniden çekilecek.

Syndrome

incredibles

I had a friend in Guatemala. We went to some bars, had good times and laughed a lot. I was always thinking that he is looking like somebody I know. But I couldn’t figure it out for a long time. Now I got it! He looks like the bad guy in Pixar movie “Incredibles” Dude!!! haehaehea :)

Guatemala’da bir arkadaşım vardı fena halde birine benzettiğim ama kime benzettiğimi çıkaramadığım… Geçen anladım. Şimşekler çaktı kafamda. Çocuk The Incredibles filmindeki kötü karaktere benziyordu. Fotoğraftan ziyade gerçeği daha da benziyordu. :D

Some Icons

pizza icons

These two icons I did for new offers of Telepizza. It’s a popular pizza franchise in Guatemala. First offer is for some special days. They are planning to have special offers on prices in some particular times of the some particular days with ringing a bell. It’s like the ring for the offer days. That’s how they named the campaign. Second icon is for another offer of Telepizza. It’s about best price. That’s why I used a Q type. Q and dot is the symbol of Guatemalan Quetzal (local currency). These icons are developed to symbolize these particular offers though. They are not logos for Telepizza.

Bu iki ikonu Telepizza adlı bir pizza restoranları zinciri için Guatemala’da çalışmıştım. Bu ikonlar Telepizza’nın yeni indirimlerini posterlerde broşürlerde sembolize edecek küçük logocuklar diyebiliriz. İlki haftanın belirli günleri ve belirli saatlerinde bir çan yardımıyla duyurulacak olan özel fiyat anları. İkinci ikonsa en iyi fiyat adlı bir kampanya. Bunda da Guatemala’nın lokal parası olan Quetzales’in kısaltılmış sembolü olan Q ve noktayı kullandım. Bu ikonlar sadece broşürlerde, menüde ve posterlerde bu kampanyaları sembolize edecek küçük semboller olarak tasarlandı.

work1

I actually started to design them in an Italian restaurant. :) While waiting for the pizzas it’s good to get inspired by that way. :) Real story is, the waiter brought a big paper and some colorful pens for “Mila” the baby of my friends Santi and Karu. She didn’t play with them though. I did :)

Bu ikonları tasarlamaya bir İtalyan restoranında pizza beklerken başlamıştım. :) İşin gerçeği garson masaya “Mila” için dev bir kağıt serdi ve renkli kalemler koydu. Mila da kim diyenler için hatırlatayım, Arkadaşlarım Karu ve Santi’nin bebeği Mila. Tabi Mila bu kalemlere dokunmadı bile. Daha çok benim işime geldi. En azından bu proje için işe gidince nasıl bir şey yapacağım konusunda artık bir fikrim vardı.

01 calender ENERO

In Leo Burnett Guatemala I also worked in a calendar project that they wanted to win a Cannes with it. The brief is to let people more about art. Give more people to art in people’s lifes. The idea is creating a calendar with different artists per page. All the artists from different countries participate for this calendar and create unique artworks for this calendar. All the art works including a QR code inside. When you scan the art with your phone, it takes you to the special application and the web page of the calendar. This is the page layout I designed for the calendar. Simple and clean. I also came with an another idea to take things to one step further. My idea is to install a huge lamp to our agency ceiling. When people keep scan the QR codes on the calendars they save minutes for the lamp which will be turned on at night. More minutes will let more people to see it on the street. But see what? A giant QR code on the sky! Just like a Batman call. We will call people to art! For sure everybody see this code will want to scan it with their cell phones to see what it is about. And this QR code will eventually take them to our art page to let more people about art. We are trying to find the right kind of lamp for this project nowadays.

Leo Burnett Guatemala’da çalıştığım bir başka proje de bir takvim projesiydi. Cannes yarışmasına katılıp kazanma hevesi içinde olan ajans ben gelmeden çok önce bu projeye başlamış. Amaç bu takvimle halkın sanat bilgisini arttırmak daha çok insanı sanat eserleri hakkında bilgi sahibi kılmak. Bu yüzden takvimin her sayfası için dünyanın farklı bir noktasındaki sanatçılarla çalışılmış. Her ay farklı bir sanatçının farklı tarzda bir işiyle karşılaşıyorsunuz. Takvim hem basılı hem de cep telefonu uygulaması olarak geliyor. Basılı takvimde yer alan işlerin her biri içinde bir QR code bulunduruyor. Cep telefonunuzla bunu taratırsanız sizi o eserle ve daha bir çok sanat eseriyle, sanatçıyla tanıştıran bir sayfaya yönlendiriyor. Burada gördüğünüz takvim için benim çalıştığım tasarım. Basit ve sade bir tasarımla işlerin önüne geçmemek asıl hedefti. Aslına bakarsanız ben başka bir fikirle bu projeyi bir adım daha ileri taşımış durumdayım. O da ajansın terasına dev bir gösteri lambası monte etmek. Bu lamba takvimdeki QR code’ları ne kadar okutulursa geceleri o kadar dakika açık kalacak. Peki bu lambanın olayı ne? Lamba gökyüzünde dev bir QR code yansıtıyor olacak. Tıpkı Batman’in ikonik logosu gibi. Gece dışarda yürüyen vatandaşlar gökyüzünde beliren bu dev qr codunu okutmak isteyeceklerdir diye düşünüyorum. Ben isterdim. :) Eğer okuturlarsa gidecekleri yer yine bizim sanat sayfamız oluyor. Yani takvimin amacı daha çok insanı sanat sever yapmaksa, sanatı yaymaksa bu takvim sahipleriyle kalmamalı, onlar sokaktaki insanlara bu konuda aracılık etmeli diye düşündüm. Ajans fikre bayıldı. Şu an dev ve çok güçlü bir lamba arıyoruz.

qrcalendarlogo

Name of the calendar project “QART”  These are the logo designs I did for it.

Takvim projesinin adı “QART” Bunlar da çalıştığım logolar.

nutrition

These logos I did for just a presentation of a Nutricion company. They asked for 2 editions. One for doctors (left) one for mothers (right)

Bir beslenme şirketinin yapacağı sunum için hazırladığım logolar. Biri doktorlar için (solda), diğeri anneler için olan versiyonu (sağda)

bantrab

I designed a lot of cards for a bank and a shopping center in El Salvador. Right after them in Guatemala I was designing another one for another bank. This card is a special credit card for the fans of a local Guatemalan football team. Instead of putting the logo of the team on the cards corner, I designed the card just like the logo itself.

El Salvadorda onlarca kart tasarlamıştım. Bunlardan banka için olanlar ve alışveriş merkezi için olanlar vardı. Guatemala’ya gelince üzerinde çalıştığım ilk işlerden biri gene bir kart projesiydi. Bantrab adlı Guatemala bankası bir Guatemala futbol takımıyla anlaşmış ve takımın taraftarları için özel bir kart çıkarmak istemiş. Kartın kenarına takım logosu koymak burada aslında bekledikleri en brief şeydi ama ben kartın kendisini logo gibi tasarladım. Daha hoşlarına gitti.

Morning message

20130329_100612

My mother left a message this morning about how to prepare breakfast :) She was out to somewhere when I woke up. :)

Bu sabah annemden mesaj var. İtinayla kahvaltı tutoriali verilmiş.

Rakı night with family

SONY DSC

This is my mother  :) We are happy to be together after all the long trip :) Drinking raki and eating lots of different “meze” to celebrate my arrival. With some old school Turkish music… Fits awesome with raki… My father, aunt, uncle, cousin and me had a great night. Ate a lot, laughed a lot and drank a lot!

Annem ve ben rakıları hüplettik geçen gece. Sadece annem değil. Babam, İzmir’den gelen halam, eniştem ve kuzen Pınar da bizlerleydi. Kadehleri kaldırdık, mezeleri uçurduk, ızgaralar havada uçuştu. Nasıl özlemişim. Bir daha ne zaman yaparızı düşünüyordum eve gelir gelmez. Çok güzel geceydi. Eniştem çok komik adam. Efsane adam. Onunla vakit geçirmek her zaman eğlenceli oluyor.

SONY DSC

Here is the family team :) Ladies switched to a soft wine after late night but we kept going with raki all night long. Once you started with raki there is no turning back for the men. Şerefe!

İşte masa! Annem gecenin ilerleyen saatlerinde kırmızı şaraba dönse de ekibin geri kalanı rakı konusunda tutucuydu. Rakıyla başlayıp sonra içki değiştirilmez annecim. Yanlış iş yapıyorsun. Hadi şerefe!

 

Blogtalk!

Screen Shot 2013-03-25 at 14.06.12

Second time from Coka’s talented hands :) Here is Designer on the road and rest of the “blogtalk” team in a raki night! Yes “Blogtalk” is a radio show about bloggers and blogs. They invite a different blogger every week for the show. I was in the last one. Will be uploaded here as well when it’s ready. By the way it’s awesome to be drawn as a super hero :) Thanks Coka! And thanks to blogtalk for inviting me to the show!

Sevgili dostum Coka’nın kaleminden ikinci kez ben… Bu sefer Blogtalk ekibiyle birlikteyiz. Blogtalk, Radyo Zeplin’de yayınlanan iki güzel, şeker kızın sunduğu neşeli bir program. Coka’dan sonra programın son konuğu’da ben oldum. Hazır olduğu gibi yayınlıyoruz. Coka, Hülya, Saliha, Papatya… Teşekkürler!!