Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Archive for Ocak, 2013

Another house in the middle of nature

This was a big day for sure. After the university we went to San Antonio de Oriente and after that, our co-worker took us to her house located very close to the village.

Köyden sonra iş arkadaşımız bizi evine davet etti. Evi köye yakın bir yerde bulunuyormuş. Biz de tamam dedik atladık arabaya.

When I arrived i surprised because it wasn’t only a house, it was a farm with tons of animals.

Yalnız vardık ki ev mev değil direkt çiftlik sahibiymiş bizim arkadaş. İşte evin bahçesinden bir sahne.

They are living a more traditional old style and full organic life. They cook their own bread, they have fish pools, chickens and cows, dogs and also many parrots. Some of them talks well some of them says only “Kokoreç” which is a popular Turkish street food.

Evin arkasındaki alanda ise bir sürü hayvan yaşıyor. Balıklar, papağanlar, inekler, tavuklar, köpekler… papağanlardan biri çok iyi ispanyolca konuşuyor. Diğerleri ise sadece kokoreç diyebiliyor.

We had an amazing lunch here. Thanks to their family, they were so kind to me. After lunch they cooked Honduras coffee for everybody and we started a long chat in the garden while enjoying our coffees.

Süper bir öğle yemeği arkadasından Honduras kahvesi ve beraberinde yapılan uzun sohbetler bu günün yıldızlı pekiyileri oldu.

After the coffee we fed fishes. This is one of the fish pools. It’s like a small lake. They have 3000 fishes here. It’s a way to make money for them.

Kahvelerden sonra gidip balıkları besledik. Balıklar normalde hiç gözükmüyordu ama yemleri atınca şıpır şıpır yüzlerce balık zıplamaya ve suyun üstünde görünmeye başladı. Bu fotoğraftaki havuzlardan sadece 1 tanesi. Burada 3000 balık var. Bunları üretip satmak ailenin geçim kaynaklarından biri.

Puma is a gas station in Honduras :) That’s interesting. Never seen it anywhere before. Probably a local brand.

Puma diye benzin istasyonu var burada. İlk kez görüyorum. Buraya ait lokal bir marka olmalı. :)

Village

After the Zamorana university visit we came to a village of Honduras. I always love to see villages from different countries to check how different it is then the big city life.

Okuldan sonra sürmeye devam edip bir köye ulaştık. Ziyaret ettiğim ülkelerde köylere gitmeyi ve büyük şehirlerle olan farklarını keşfetmeyi seviyorum.

This place is much safer than Tegucigalpa. That’s a bit weird isn’t it? I mean the big cities supposed to be safe. That’s why people decided to live together and build cities centuries ago. But today it doesn’t work. As my mom says: ”Where is crowd there is shit.”

Mesela bu köyün Tegucigalpa’dan çok daha güvenli bir yer olması bana garip geliyor bazen. İnsanlar kendilerini güvende hissetmek ve yardımlaşmak amacıyla şehirleri inşa etmediler mi? Yüzyıllar önce bu amaçla insanlık beraber yaşama fikrini benimsemedi mi? Şimdi bakıyorum da aynen annemin dediği gibi: “Nerede çokluk, orada bokluk.” Zaten anneler hep haklı değil midir?

San Antonio de Oriente is the name of this village and I think this is the most beautiful place I have ever seen in Honduras till now. I don’t know why but giant cities like New York, Hong Kong, Istanbul, Kuala Lumpur, Dubai, Beijing or Seoul doesn’t interest me much after all. I mean they are nice and fun for trips but when it comes to living, I don’t want them at all. Give me Cape Town, Bali or Chiang Mai. I would be much much happier. Maybe I’m getting old who knows.

San Antonio de Oriente adlı bu köy muhtemelen şimdiye kadar Honduras’da en hoşuma giden yer oldu. İçimde bir köylü mü var şehir yaşamından çok mu sıkılmışım bilmiyorum ama artık hiç çekmiyor beni New York, Hong Kong, Seul, Beijing, Kuala Lumpur ya da Istanbul gibi büyük metropoller. Verin bana Cape Town’u, Bali’yi, ne biliyim Chiang Mai’yi. Yaşarım ben oralarda.

This village lives since 1660! Big time.

1660′dan beri yaşam varmış burada. Inanmak zor gerçekten.

This place is like a movie set.

Film seti gibi mekan.

Climbing to mountain with no equipment? well, that sounds very designer on the roadish…

Dağa alet edevatsız çıkmak? İşte bu tam Designer on the road’a göre bir iş. Yalnız inince aklıma geldi. Köyde kafayı yarsak nolcaktı? :)

10 things to be careful of

Ok Honduras is a very warm and nice country with lots of paradise looking places, islands and beaches. However it is also known as one of the most dangerous countries in the world. I didn’t experience anything bad here however I was in very good hands and my local friends never left me alone here. Anyways here are the things you should know and be careful about:

1) According to a billboard I saw here. 20 people murdered in Honduras every single day.

2) People can shoot each other with guns in the traffic just because of they get angry.

3) There is a big gang issue in Honduras. It’s know as Maras. There are two main gangs. One is Maras18 the other is MarasMS They are like a mafia, controlled by organized crime.

4) These gang members have some special tattoos. If they kill their relatives they have some symbols on their faces. Killing mother and father gains the most respect in their world. They usually go out at night to cover their tattoos from people. Most of the times they are using snow masks to hide their faces.

5) Police is corrupted and not trustable. Some of them are also in crime business.

6) There is no logos of the cars in Honduras. Because people steal them. Not only the logos, model names, engine type and anything like that. They took it off and sell it to other people again. You can buy your car’s logo from the poor people in traffic lights. It’s a weird business. Stealing logos and selling them to same people again.

7) Public transportation is a suicide. You may get robbed in a bus quite easily. Other people won’t do anything to save you since they’re afraid of the guy with gun.

8) There are two kinds of taxi in Honduras. Safe ones and unsafe ones. Safe ones are  the known taxi companies. If you gonna go somewhere and if you don’t have any friend, you should use them not anything else.

9) Don’t bring expensive camera or cellphone here. You can’t use it anyways. If you use it they are gonna take it from you :) And if you are a woman, don’t wear sexy things to stay away from trouble.

10) Better not to walk alone. If you have to go any place alone, don’t look like a tourist, be a local. And if you enter a poor area accidentally, some people will come and ask money from you to protect you in that street. If you pay they will walk next to you and be your bodyguard in that street. If you refuse to pay and say no thanks I am fine, they are gonna kill you there. (not kidding) So it’s better for you to pay if somebody asks money from you.

 

1) Burada gördüğüm bir billboard’da yazan bilgi şuydu: “Honduras’da her gün ortalama 20 kişi öldürülüyor.”

2) Trafikte birbirine sinirlenen insanların silah çekip ateş etmesi her gün olmasa da başınıza gelebilecek, mümkün bir olay.

3) Honduras’da büyük bir çete olayı var. Maras adıyla bilinen bu çeteler 2′ye ayrılıyor. Maras18 ve MarasMS. Çok büyük ve maddi olarak çok güçlü olan bu çeteler gerekirse polisleri bile satın alabiliyor ya da acımadan doğrayabiliyor.

4) Bu çete elemanlarının her yeri dövmelerle kaplı. Dövmeler genelde ne kadar tehlikeli olduklarını simgeleyen bir takım özel ikonlara sahip. Mesela annesini babasını öldürmüş olanlar bu camiada en saygın olanlar oluyor ve herkes onlardan korkuyor. Yüzlerinde dövmeler olan bu tipler genelde geceleri dışarı çıkıyorlar ve yüzlerini ya kapşonla ya da kar maskesi takarak saklıyorlar.

5) Polis güvenilir değil, rüşvet yiyorlar ve bazıları da zaten çetelerle ortak ya da kendileri de suçun içinde.

6) Honduras’da logo iptali gibi şeylere para harcamanıza gerek yok. Zaten arabayı aldığınız ilk ya da ikinci gün logonuz çalınacak. Sadece logo değil, model ismi, motor modeli gibi arabanın üstünde yazılı ne varsa hepsi sökülüp trafik ışıklarında başkalarına satılıyor. Hatta kendi logonuza bile denk gelip geri satın alabilirsiniz :) Çok saçma bir olay ama gerçekten büyük bir iş burda bu araba logolarını çalıp satma. Honduras’da logolu araba görmek neredeyse şans işi. Genelde tüm arabalar fotoğraftaki gibi logosuz geziyor.

7) Toplu taşımayı unutun. İntihar etmiş olursunuz. Otobüste birisi kafanıza silah dayayıp tüm paranızı isteyebilir. Muhtemelen otobüsteki herkes korkudan hiçbir şey olmuyormuş gibi davranacaktır. Parayı verin. Bu adamlar otobüste devamlı adam öldürüyor. Sizi de öldürebilir. Blöf yapmıyorlar.

8) Honduras’da 2 çeşit taksi var. Bir güvenli taksiler. 2 ne olduğu bilinmeyen taksiler. Güvenli taksi dediğimiz şey tanıdık ve güvenilir taksi şirketlerinin arabaları. Siz gene de taksilerde Honduras’dan bi haber elinizde kamerayla falan takılmayın. Çok paranız olduğu da anlaşılmamalı. Hep dikkat etmelisiniz.

9) Pahalı kameranızı, tabletinizi ya da cep telefonunuzu buraya getirmeyin. Zaten getirseniz de kullanamazsınız. Kullansanız da elinizde tutamazsınız. Bir de kadınlar için pek seksi görünmemek önemli. Belaya davetiye çıkarmaya gerek yok.

10) Yanlız yürümezseniz iyi olur. Hele gece aklınızdan bile geçirmeyin. Dışarda gezerken lokal gibi görünmeye çalışın. Turist havasını üstünüzden atmanız gerek. Sokakta gezerken kazayla varoş semtlerden birine girerseniz başınız büyük belaya girebilir. Buralar genelde tehlikelidir. Bir takım tipler gelip sizden para isteyebilirler. Bu parayı sizi o semt sınırları içinde korumak için isterler. Buna “War tax” diyorlar. Parayı verirseniz başınıza bir şey gelmez. Yok kardeş ben böyle iyiyim diyip para vermek istemez ve korunmayı istemezseniz o semtten tek parça çıkmanız çok zor olur. Hatta büyük ihtimal çıkamazsınız bile.

 

Happy women’s day

Happy Women’s day to all women around the world. Best regards from a gentleman located in Honduras. Kisses + hugs.

Tüm dünya kadınlarının kadınlar gününü kutlar, Honduras’dan öpücüklerimi sallarım bir bir…

Time to say do it now

And another Designer on the road presentation has been done in Honduras.

Bir başka Designer on the road sunumu da Honduras’da son buldu.

University

Some places don’t sell bottled water but they sell water in plastic bags. It’s strange but tastes good.

Honduras’da bazen şişe suyu bulamıyorum. Suyu poşette satan yerler var. Oralardan içiyorum suları döke saça. Alışmak zaman alıyor.

Welcome to Zomorano University of Honduras. Pamela was working here before he started on Lowe. So he wanted me to see this place since it’s a very nice and peaceful environment.

Zomorano Üniversitesine hoşgeldiniz. Pamela Lowe’dan önce burada çalışıyormuş, harika bir yer olduğu için görmemi istemiş ve işte buradayım.

Zamorano is a private international university that offers natural, infrastructure, human resources and a proven system of extraordinary quality for the comprehensive training of Latin American youth.

Zamarano özel bir okul, ücretleri de biraz tuzlu bir okul. Öğrenciler yatılı alınıyor, sadece matematik değil hayata dair dersler işleniyor, hayvanlar, eko sistem, bitkiler vb şeyler öğrencilere yaşatılarak aktarılıyor.

It takes 45 minutes to go from city with car but it worths to see this school.

Botanik park gibi okul. Gitmesi şehir merkezinden arabayla 45 dakika kadar sürüyor.

No big buildings, everything is human sized.

Büyük bina yok burada. Her şey insani ölçülerinde ayarlı. 

Trees in many types, huge fields, gardens and all green and blue.

Yeşil mavi hiç bitmez burada. Kocaman kocaman bahçeler var yürü yürü içiniz açılıyor.

There is also a church in the university. This place is like a small town by itself.

Okulda bir de kilise var. Bu okul aslında kendi içinde bir kasaba gibi.

Students stay in this kind of houses.

Öğrenciler böyle evlerde kalıyor. Tabi uzaktan hoş görünüyor ama içeride kaç kişi kalınıyor neler oluyor bilmiyorum.

Santi is practicing driving a golf cart here. He started doing things a bit earlier.

Santi’nin sürüş dersleri erken başladı.

Picacho Park

Last Saturday Pamela took me to Picacho park. Well I don’t know where this name comes from but it sounds like Pikachu from Pokemon :)

Picacho Parkına geldik cumartesi günü iş yerinden arkadaşım Pamela ile. Neden bu ismi almış bilmiyorum ama bana Pokemonlardan Pikaçhu’yu hatırlatıyor.

Entrance fee is 80 cents for foreigners, and 50 cents for Hondurans. It’s not much but I hate when they charge foreigners more than local people. Turkey does that too and it’s wrong if you ask me.

Giriş Honduras vatandaşına daha ucuzken yabancılara daha pahalı. Aynı sistemi Türkiye de yapıyor ve çok kılım bu duruma.

Pamela, me her sister and her son we ate our lunch here next to a nice city view. Santi played soccer with other kids while we were having our lunch. This is how Honduras team celebrates their goals you see in the picture. It reminds me iconic crocodile walk of Bursaspor football team.

Ekipte Pamela dışında kız kardeşi ve oğlu Santiago da vardı. Biz Tegucigalpa manzarasına karşı yemeğimizi yerken Santi de parktaki büyük abileriyle top oynadı. Solda görülen hareket Honduras milli takımının gol sevinci. Bana Bursaspor’un timsah yürüşünü hatılattı. Bu arada en büyük Bursa, başka büyük yok.

A Mayan temple was replicated on site. Gives a little bit uncharted feeling to the environment.

Bir Maya tapınağının kopyasını yerleştirmişler parka. Uncharted havası estiriyor buram buram.

Santi is a quite well behaved and smart kid. No crying. Easy to take care. Playful. Must be an example for other kids. Another thing he always says stop to her mom in red lights. When he see green light pop up he says go right after.

Santiago pek uslu pek akıllı bir çocuk. Ağlama zırlama sıfır. Oyuncu, kırmızı ışıklarda dur yeşillerde geç diyor annesine. Komik komik komutlar ilginç ilginç tespitler yapıyor. Seviyoruz kendisini.

Do you see that Coca Cola type there in the mountain like the iconic Hollywood type, that’s where the park is.

Amerika’nın Hollywood yazısını anımsatan dağdaki şu Coca Cola yazısının orada bu park.

There is a big souvenir shop in the park. A big collection of bugs and butterflies here. I also bought a wristband here just like every other place. I’m collecting them and Pamela picked one for me.

Parkta bir de büyük bir hediyelik eşya dükkanı var. Çok kaliteli bir şey yok ama her ülkeden aldığım gibi buradan da magnetimi ve bilekliğimi almayı ihmal etmedim. Bilekliği Pamela seçti.

Traditional clothes. I love this kind of stuff but it was a bit expensive here and they have a similar style in Guatemala. I will keep my money for there.

Geleneksel kıyafetlerse pahalıydı. Fiyatları görünce pek yanaşmadım. Guatemala’da daha güzelleri var diye duydum, parayı oraya saklayacağım.

Gonna eat them all!

The tastes I miss from my country! I’m gonna eat them all 2 months later. :) Behold!! Big times are coming!

Amasya çöreği, anne böreği, çay, gözleme, sucuk, iskender, lokma, çeçil peyniri, boyoz, türk kahvesi, ezine peyniri, adam gibi meze sofrası. Geliyorum. Sıkı durun!

Basílica de Suyapa

My first touristic location in Honduras. According to what my friend Pamela says this is the biggest church of Central America.

Honduras’da ziyaret ettiğim ilk turistik yer oldu Suyapa Bazilikası. Arkadaşım Pamela’nın dediğine göre burası Orta Amerika’nın en büyük kilisesiymiş.

The style of the Basilica of Suyapa is modern, painted all in white. Its design is Latin cross , With dimensions is able to accommodate the crowds that pilgrimage to Suyapa, is 93 meters long, 43 meters high and 46 meters towers at the top. It looks very nice for sure but it’s not a reason that will take you here in Honduras. In fact it’s a bit hard to impress Turkish people with historical buildings or structures since we have some of the greatest ones in our cities.

Suyapa Bazilikasının modern bir mimarisi var. 93 metre uzunluğunda ve 46 metre yüksekliğinde kulelere sahip kilise gerçekten ihtişamlı görünüyor. Gene de Hondurasa’a gelip bunu görmelisiniz dedirten bir durum yok. Açıkcası konu tarihi yapılar olduğu zaman biz Türkleri tatmin etmek çok da kolay değil.

One of the first lunches I had here. I don’t understand anything at all from the menu :)  Luckily I have friends helping me and translating things. Honduras food is very delicious. When it comes to food you are ok here. You won’t be half hungry as you travel around Asia because of weird ways of food.

Buradaki ilk öğle yemeğim. Menüyü gene hiç anlamıyorum. Hem de hiç. Pollo tavuktu, Tortillas bu lavaşımsı şey, Chicarron ne peki? Anlaşılan Chicharron yiyeceğiz burada. Bakalım neymiş Chicharron.

Another place. This time we are trying local honduras soups. One is a bit Mexican though. But the other two is very Honduras style. By the way this is Pamela next to me. She is human resources manager in Lowe and she is my best friend here.

Burası da bir başka yer. Bu sefer olayımız Honduras çorbalarını test etmek. Her çorbadan bir kap geliyor. Şarap tadımı gibi çorba tadımı yapıyoruz. Bu üçlüden bir tanesi biraz Meksika usulü bir çorba diyebiliriz. Diğer ikisi ise tamamen yerli malı yurdun malı. Sağ fotoğrafta yanımdaki hanım kişilik de Pamela oluyor. Kendisi burada insan kaynakları müdürü. Değişik bir işi var aslında. Psikoloji okumuş kendisi. Ajansta insanların hatalarını sevaplarını yazan biri. Aslında hoş bir şey değil. Böyle bir kariyer dökümanı durumu var Honduras’ta eksileriniz çoksa sonra kimse sizi işe almak istemiyor. Bu da burada bir korku yaratmış durumda. Deadlinelar çok kısa, işler yarım yamalak, bilgi yok brief yok bir acayip durumlar ama kimse de şikayet edemiyor, bu iş böyle olmaz ya da o zamana yetişmez diyemiyor. Herkes Pamela’dan korkuyor. :)

At nights you have to go places by car. Streets are not so safe at night time here. So if you are driving you shouldn’t drink much. Not all the taxis are safe. You should know the number of a trusted taxi company. Don’t call a random taxi on the road and ride. You can lose all your money.

Geceler biraz sakat burada. Hele yalnız gezmeyi düşünorsanız. (düşünmeyin) Arabayla gitmek gerek her yere. Geceleri sokaklarda yürünmüyor burada. Araba yoksa bilinen, güvenilir bir taksi şirketinin numarası olsun hep. Burada her taksiye güvenilmiyor. Yoldan bi tane çağırıp binmeyin, her şeyinizi kaybedebilirsiniz.

My new home in Honduras

Welcome to my new house. Actually it’s not a house it’s a nice room in a boutique hotel. However, thanks to hotel owners I really feel like home here. They take care of anything I need and they always keep asking if I need anything else. The room is nice, clean and equipped with everything I need, even more…

Honduras’daki evime hoşgeldiniz. Ev dediğime bakmayın aslında bir butik otel odası ama otel sahipleri o kadar ilgili o kadar tatlılar ki sanki beraber yaşayan bir aileymişiz gibi hissettiriyorlar. Annem var burada Honduraslı sabah kahvaltı hazırlıyor bana falan mesela. Eve gelince Honduras’lı babam yemek yedin mi dışarı çıkacak mısın yoksa burada mısın falan diye soruyor mesela.

I have huge wardrobes here I couldn’t even fill a quarter of it :) I have a TV that I didn’t even try to turn it on. I have a coffee machine but couldn’t have time to try it yet. I have some books and magazines but I had no time to check it out. It’s been long time I couldn’t watch a movie, play a game or read a book. This Designer on the road thing is pretty hardcore and I don’t have much chill out time. But it’s ok. That’s the only way I have found to live my dreams and I am happy with it. However I am tired to be on the road for sure. It’s been a long time out of my country and the things I used to love. At march I am coming back to Turkey for a brake. I will lock myself to house, play games, eat mom’s food and watch tons of movies with friends. It’s gonna be a super relaxing time. In fact I will have many things to do even I am having a pit-stop  Searching for new locations, dealing for visas, getting contact to new companies and of course my own personal projects and some videos to edit will be waiting me there. Anyways I hope everything is gonna be alright after a couple of weeks “do nothing time” at March. By the way I have no idea why I wrote all these things under this picture :) See you folks, time to sleep now. It’s late here.

Mesela dev gardroplar var odada ve ben çeyreğini bile dolduramıyorum. Kahve makinam var hiç deneme fırsatım olmadı. Televizyonu daha hiç açmadım. Saç kurutma makinasına dokunmadım, saçım yok zaten. :) Odada bulunan dergileri elime alıp bakabilmiş de değilim henüz. Aslında uzun süredir ne bir film izleyebildim, ne kitap okuyabildim ne de oyun oynayabildim. Designer on the road 24 saatlik sonu olmayan bir proje. Hani iş bitti diyip çıkıp istediğinizi yapamıyorsunuz. Uzun süre bu tempoyla yaşamak özellikle her 3-4 haftada hatta bazen 2 haftada bir tüm sisteminizi, yaşamınızı değiştirmek hiç kolay olmuyor. Başını koyduğunuz yastıktan adını öğrendiğiniz arkadaşlara kadar. Para biriminden, gidip geldiğiniz sokaklara kadar… Tam alışıyorsunuz, tam öğreniyorsunuz ki hop restart. Yaptığım şeyi seviyorum ama cidden yoruldum, fazlasıyla yıprandım. Martta kısa bir ara için Türkiye’ye geliyorum. Son bir de Avrupa’da bir yere gidip projeyi bir sonraki aşamaya geçirmek amacım. Geldiğimde bir süre kendimi eve kitleyip deli gibi anne yemeği yemek, film izlemek ve arkadaşları toplayıp oyun partileri düzenlemek istiyorum. Lakin gelince de çok iş olacak. Devamlı bir şeyleri kovalamak gerekiyor çünkü işlerin devam etmesi için. Her şeye rağmen bir kaç haftalık yan yatmadan bir şey olmaz diye umuyor tüm bunları neden bu fotoğrafın altına yazdığımı anlamadan yatıyorum ben geç oldu burada şimdi.