Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Archive for Ekim, 2011

China town

Bikes. The things Vietnamese people live top on them. If I have to choose 2 key visuals about Vietnam. I pick the bike and the traditional hat.

Motosiklet Vietnamlıların yaşadığı şeyin adıdır arkadaşlar. Eğer Vietnam’la ilgili iki anahtar görsel seç deseniz ben motorsikleti ve geleneksel şapkalarını seçerdim.

On the way to Chinatown, I saw these shops hundreds of fans and retro 8 bit consoles. :)

Cin mahallesine giderken yolda bu dükkanları gördüm. Hala 8 bit konsolların böyle satılması ne ilginç.

Here we are. Chinatown.

Aaa Cin mahallesi.

This is the Chinese temple of Ho Chi Minh. Name of the temple is “Chùa Bà Thiên Hậu”  It is dedicated to Thiên Hậu, the Lady of the Sea.

Ho Chi Minh’de bulunan Cin tapınagı. Adı: ”Chùa Bà Thiên Hậu”

The temple is located right on busy Nguyen Trai Street. It can be accessed by entering through an iron gate and crossing a small courtyard. The roof is decorated with small delicately fashioned porcelain figurines expressing themes from Chinese religion and legends.

Tapınak Nyugen Trai sokağında bulunuyor. Yeşil rnk büyük demir bir kapısı var. Kapıyı geçince soldaki fotografı göreceksiniz. Catılarda küçük porselen figürlerle Cin efsaneleri ve inanışları anlatılıyor. Her ne kadar Cin ile Vietnam arasındaki politik iliskiler iyi olmasa da Ho Chi Minh’de bu çin mahallesini görmek ve tapınağı gezmek ilginçti.

Ben thanh market

I keep sticking my stickers around the city :) The left photo taken in a old style tuk tuk while exploring the city.

Designer on the road stickerlarım ilginç yerlerde, yerlerini almaya devam ediyor.

This is famous “Ben thanh market” A kind of Vietnamese version of our grand bazaar of Istanbul. Much smaller one but still good to go.

Burası da bizim kapalı çarşının Vietnam şubesi ünlü Ben thanh market. Bizimkisinden daha küçük olsa da gezilesi görülesi bir yer.

You can find any kind of souvenirs here. Bargain is a must.

Her türlü hediyelik eşya, incik boncuk, ıvır zıvır buradan bulunabilir. Pazarlık standart.

I got the red t-shirt. And see how Vietnamese salesmen using Ipads in their place. :)

Pazarcı abilerin Ipad’leri bu şekilde kullanmaları çok ilgincime gitti. T-shirtlerden sağdakini aldım.

Say hello to my little friend. (right)

Küçük arkadaşıma merhaba :)

Several nights around

This is the place where we drunk like crazy. These Vietnamese people are hard drinkers. I haven’t seen anything like this before.

Burası Vietnamlı kardeşlerin içki yarışlarına girdiği mekan. Bu adamları içki konusunda kimse geçemez. Inanın bana.

This is Justin and his girl friend. He is one of the art directors of Lowe. And his girl friend looks like asian edition of Azra Akın actually. But not in this picture.

Lowe’un sanat yönetmenlerinden Justin ve kız arkadaşı. Bu kızı canlı görseniz aynı Azra Akın’ın Vietnam şubesi gibi. Ama fotoğrafta hiç öyle durmamış.

This is Hien, Marc and me in left picture. Marc is my Italian friend here. He is also art director in Lowe. We worked together in some projects. The interesting thing is There is an Itallian guy waiting me everywhere I go to be friends. This person is Marc in Vietnam.

Sol fotoğrafda Hien, Marc ve ben. Marc benim Italyan dostum. Kendisi de Lowe’da sanat yönetmeni. Bazı projelerde beraber çalıştık. Işin ilginç yanı her gittiğim ülkede bir Italyan arkadaşım oluyor. Vietnam’da bu kişi Marc oldu.

While we were chatting somewhere with Hien. We watched and had fun of that opposite place. The place full with bar girls and some old turists going there and having fun with these girls. Pretty enjoyable to watch them. Crazy Girls type on the wall is another issue :) There is also Crazy boys edition of the place just next to this one.

Hien ile gittiğimiz bir yer. Sohbet ederken karşidaki bu yeri izleyerek baya eğlendik. Bar kızı denilen kız tipiyle dolu bu mekana genelde yaşını başını almış turist abilerimiz geliyor ve bar kızlarıyla eğlenip takılıyor. Duvardaki crazy girls yazısı da ayrı bir komedi. Hemen yanında da crazy boys versiyonu var buranın.

This is one of the most popular places of Ho Chi Minh City named Thi cafe. I don’t know why they call it cafe. It’s actually a bar  with live music inside.

Burası şehrin en popüler mekanlarından biri olan Thi cafe. Neden cafe diyorlar bilmiyorum halbuki mekan bildiğin bar. Her zaman canlı müzik de var. Tavsiye ederim.

This street is always like this at nights.

Akşamaları içmeye çıkan Vietnamlılar sokakları böyle dolduruyor dostlar.

This is “Cong Truong quoc te” A place  where people come have a sit, drink and chat. Kind of city centre but there are many center in Ho Chi Minh actually.

Burası ”Cong Truong quoc te” akşamları insanlar buraya gelip oturuyor, sokak yemeği yiyip içiyor ve sohbet ediyorlar. Suda balıklar yüzüyor. Güzel mekan.

More scenes from Cong Truong quoc te.

Cong Truong quoc te’den görüntüler.

Ho Chi Minh City

Wanna take a quick look to Ho Chi Minh City of Vietnam? Enjoy…

Ho Chi Minh City’e şoyle hızlıca bir bakış…

Too much raki and beer for a Thai

This is something happaned in Thailand but I forget to upload it. Anyway we drunk some raki and then some beers but look at my friend here.

Rakı içip üstüne birayla cila yapmak Türklere özgü bir şey, benimle bunu yapmaya çalışan Tayland’lı arkadaşımız ise gecenin yarısında ayakta uyudu. Işte görüntüler.

Döner kebab?

I am pretty popular in Pizza shops as you can see in left picture. All crew love me. And I discovered a turkish kebab place very close to my hotel. That’s good news. Bad new is: It sucks! It’s nothing about Turkish döner kebab and owner is not Turkish also. A Vietnamese guy serving the food. Seriously it’s nothing about Turkey.

Solda gördüğünüz gibi Pizzacılar beni burada oldukça seviyorlar. Küçücük pizzalarla doyan Vietnamlılardan sonra ben kocaman pizzaları bir başıma yiyince beni çok sevdiler. Sağda burada keşfettiğim dönerciyi görüyorsunuz. Ne yazık ki kendisinin dönerle falan alakası yok. Yaptığı döner döner değil arkadaşlar. Mekanın sahibi Türk değil, lezzet yok, döneri vietnamlı bi çocuk yapıyor. Bana neredensin diye sorunca tabelayı gösterdim. Buradan Türkiye’ye sesleniyorum! Ulkemin güzel döner ustaları, yeteneğinizi gelin burada gösterin. Hem eglenirsiniz hem iyi para kazanırsınız. Söz size.

Ho Chi Minh is full with streets looking like these ones. It’s also interesting to see people smoke indoor here. Even in shopping centers. No one says anything. But everybody care about helmet when riding a bike.

Ho Chi Minh bunlara benzeyen sokaklarla dolu. Bir de ilginçtir burada herkes kapalı mekanlarda sigara içiyor ama kimse kasksız motora binmiyor.

There are two big taxi companies in Ho Chi Mihn One is Vinasun and the other is Mailinh taxi. I have the card of Mailinh taxi by lowe and use them for free with this card. Then company pays the bills. There is no subway system but you can also use bike taxi if you want to go somewhere quick. They are everywhere asking you to drop you anywhere. But they don’t have a taximeter of course so be careful about it.

Ho Chi mihn’de 2 büyük taksi markası var. Biri Vinasun taksi, öteki de Mailinh Taksi. Taksi olacaksanız bu iki şirketten birinde olmanız gerekiyor. Sistem bizimkinden biraz farklı. Lowe bana Mailinh taksi’nin kartını verdiği için ben bu markanın araçlarıyla dilediğimce gezebiliyorum. Sonra ajans faturayı ödüyor. Metro sistemleri henüz yok ama her sokak köşesinde motor tepesinde oturmuş müşteri bekleyen amcalar var. Bu amcalar motorla taksicilik yapıyor ve sizi dilediğiniz yere götürüyor. Cok uzak bir yere gitmiyorsanız ücret genelde 2 dolar.

I have taken a very similar photo in India with a public bus. Somehow it looks cute to me. I think it’s because of we always have huge and long busses in Turkey.

Hindistan’da buna çok benzer bir fotoğraf çekmiştim. Bu tür otobüsler nedense bana şirin geliyor. Sanırım bizim otobüsler hep uzunca ve büyük olduğu içindir.

Vinamilk

Vinamilk is the leader dairy products brand in Vietnam. Their products range from core dairy products such as liquid and powdered milk, to value-added dairy products such as condensed milk, drinking and spoon yoghurt, ice cream, and cheese. They want to change their logo. The brief is simple. They want to blue, they want to see some cows if possible and they want a more modern and stylish look. So these are the first 10 logos I tried for them. Enjoy.

Vinamilk Vietnam’ın lider süt ürünleri markası. Günlük süt, süt tozu, yogurt, dondurma ve peynir gibi çeşitlerden oluşan geniş bir ürün gamına sahip. Oldukça köklü olan bu marka şimdilerde yeni bir logo arayışında. Ben de onlar için çalışmaya başladım. Diledikleri şey mavi rengi korumak ve modern, şık bir marka kimliğine bürünmek.

Such a big day

Planes, tanks and anything you can imagine. Give some beer cans to Vietnamese people. They can do anything with them.

Uçaklar, tanklar ve daha neler neler. Vietnamlıların bira kutularıyla yapamayacakları yok.

I bought this old style tuk tuk for 100.000 dong. (8 tl) You can still see these bike tuk tuks in city. Tourists love them. It is exactly the same model.

Bu eski tip tuk tuk oyuncağını sadece 100.000 dong’a yani 8 tl’ye aldım. Gerçeğinin bire bir aynısı hatta pedallarını çevirince tekerlekleri de dönüyor. Turistler şehirde bunlarla gezmeyi seviyorlar. Vietnamlı birinin bunlara bindiğini görmedim.

This is the post office. I went here today in the morning and send 9 cards to Turkey and 1 to Taiwan. The building was constructed when Vietnam was part of French Indochina in the early 20th century. It has a Gothic architectural style. It was designed and constructed by the famous architect Gustave Eiffel in harmony with the surrounding area. Today, the building is a tourist attraction.

Burası da bu sabah size kartlarınızı gönderdiğim yer. Fransız sömürge döneminden kalma postahane. Iceride küçük bir çarşısı da var. Oldukça turist çeken bir yer.

Then we went to Saigon Notre-Dame Basilica with my lovely hero Hien. This is a cathedral located in the downtown of city. Established by French colonists, the cathedral was constructed between 1863 and 1880. It has two bell towers, reaching a height of 58 meters (190 feet)

Sonra Hien’le beraber Notre Dame katedraline gittik. Bu da gene Fransız döneminden kalma tarihi bir yapı. 1863 ve 1880 yılları arasında inşa edilmiş, iki adet çan kulesi var. Yüksekliği 58 metre.

All the original building materials were imported from France. These are some scenes from inside and outside.

Bina yapılırken tüm materyaller Fransa’dan getirtilmiş. Ancak savaş döneminde zarar gören bir çok şey Ho Chi Minh’de yeniden üretilip restore edilmiş.

After that Hien took me to Reunification Palace with her bike. It was designed by architect Ngô Viết Thụ and was the home and workplace of the President of South Vietnam during the Vietnam War. It was the site of the end of the Vietnam War during the Fall of Saigon on April 30, 1975, when a North Vietnamese Army tank crashed through its gates.

Daha sonra Hien beni motoruyla Reunification Palace’a götürdü. Bu bina Vietnamlı mimar Ngô Viết Thụ tarafından yapılmış. Sehrin sembolü diyebiliriz. Ayrıca savaş zamanında Güney Vietnam başkanının evi ve çalışma mekanıydı.

It has 4 floors and huge rooms. Garden looks amazing.

4 katlı ve kocaman odaları olan bu mekan aslında sıkıcı bir yer. Bu yüzden sizi de sıkmak istemedim ve buradan çok fotograf yüklemedim.

After the palace, we visit the Vinh Nghiem Pagoda. It’s a huge temple.

Hemen ardından bir tapınakla günü sonlandırmadan olmazdı. Karşınızda tüm ihtişamıyla Vinh Nghiem Pagoda.

The Vinh Nghiem Temple is a rather recent temple. It was completed in 1971, with the contributions of the Buddhists of the Truc Lam zen sect who came from Bac Giang province. The name of the temple comes from an 11th century pagoda in this province.

Daha yenice diyebileceğimiz bu tapınak 1971 yılında tamamlanmış.

The huge slanting Chinese-style roofs, upturned cornices are some of the distinguishing features of Vinh Nghiem Temple.

Cin tarzı çatıları ve tavan süslemeleri tapınağın özelliklerinden biri.

Like any other Buddhist temples in the city, Vinh Nghiem besides being a popular tourist destination, is also frequently visited by the local people for their weekly worship.

Tıpkı dıger Budist tapınakları gibi Vinh Nghiem’de turistler için oldukça çekici bir yer. Lokal halk burada dualarını ederken yabancılar bol bol fotoğraf çekiyorlar.

The seven layered tower you can see in the picture keeps many pictures and statues of Buddha. Next to the tower hangs a bell donated by japanese Buddhists followers.

7 katlı kule içerisinde bir çok Buddha resimleri ve heykelleri mevcut. Hemen kulenin yanında Japon budistler tarafından hediye edilen bir çan var.

I did these rituels in Thailand. So I just passed this time.

Bunları rituelleri Tayland’da yaptığım için bu sefer es geçtim.

Then we walked on streets and had some coffee around. While I am drinking my coffee I would like to warn you about some important things about Vietnam.

1- You can find the cheapest beer in Vietnam. Some brands even cheaper than water. (beer: 8.000 dong water: 10.000 dong) And Vietnamese people drink very hard. Don’t race with them. Even with girls. They drink crazy. Be careful because if you don’t drink with them they can get sad or mad :)

2- Many people will ask you many things when you step outside of your place. Some selling sun glasses, some selling their body. If you are not good with No word as like as me. This is the country you learn how to use it.

3- Vietnamese people smoke indoors. It’s legal. But no one use bikes with out helmets. Thats interesting.

4- You go out from your home in the morning and see a pregnant woman on street. That means bad luck in Vietnam.

5- Taxi drivers are very honest in Vietnam. They don’t cheat you and they take you where ever you want to go. Even the shortest distances.

6- Some restaurants don’t wash the chopsticks. So carry tissue with you and clean your chopsticks before start to eat.

7- Crossing the road is a huge experience in Ho Chi Minh. Bikes are endless. Be patient. Don’t rush. Go in the right second.

8- Bum bum means sex, nam nam means oral sex.

9- Young people know English very well but usual public don’t understand even the easiest words. Be sure to take some notes in Vietnamese with you and show them if you need help.

10- You can bargain like crazy here. If you want to buy something but not happy with price, just turn your back and start walking. Seller will come to you and reduce the price.

At the end of the day we switched watches with Hien for a day. Actually it worked well and no one asked me for bum bum for that night. :)

Bitmek bilmeyen bum bum tekliflerine bir son vermek için Hien’le saatleri değiştik. Mor saatimle o gün gayet konforluydum.

Johnson’s

When I came to Lowe, first day our creative director Bikram showed me this print ad which they did for Johnson’s baby milk bath. He asked me to do some quick alternative layouts and I did these ones you see at bottom. First I was doing more graphical solutions but client wanted to see mother and child picture in a sweet way.

Lowe’da ilk günümde yaratıcı yönetmenimiz Bikram bana Johnson’s baby için yaptıkları bu ilanı gösterip gün içinde bir kaç alternatif de benim çalışmamı istedi. Bende taslak olarak aşağıda gördüklerinizi yaptım. Başta daha grafik şeyler yapıyordum ama ilanda anne ve çoçuğun sevimli fotoğrafı olmak zorundaymış. O yüzden damardan yürüdük.

War museum

Weekend I went to the war museum located in Ho Chi Minh City. The things I saw was extremely mind blowing and depressing. The war between America and Vietnam was one of the biggest and most important wars in entire history. So I want to warn you. If you are not good to see these kind of war scenes just jump this post before reading it. I want to share this scenes to show and tell people more about this war.

Haftasonu Ho Chi Minh’de bulunan savaş müzesini ziyaret ettim. Bu müzede gördüğüm şeyler gerçekten çok ağır ve savaşa ilgili koca bir tokat gibiydi. Amerika ve Vietnam arasında geçen bu uzun savaş tarihin en önemli savaşarından biridir. Hem bu yüzden hem de Vietnam halkına duyduğum derin saygıdan ötürü insanları da bilinçlendirmek adına bu müzede gördüklerimin bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum. Ancak bu tür savaş görüntülerinden hoşlanmayanlar lütfen bu bölümü atlasın.

These are the some of American vehicles used in Vietnam war.

Bunlar savaşta kullanılan Amerikan araçlarından bazı örnekler.

Tanks of USA Military.

Amerikan ordusunun tankları.

Vietnamese posters from war times.

Savaş dönemi Vietnam posterleri.

War starts in 1955 and ends in 1975. 19 years and 180 days.

Savaş 1955′de başlayıp 1975′de sona eriyor. Burada 19 yıl, 180 gün süren bir savaştan söz ediyoruz.

It is possible to see and discover all kinds of equipment and weapons here which are used in the war.

Savaşta kullanılan tüm ekipman ve aletleri, silahları müzede görmek mümkün.

All weapons are catagorized and shown with pictures from war times.

Tüm silahlar katogorize edilmiş ve savaş zamanından fotoğraflarla birlikte gösteriliyor.

These are some of the mines used in the war. The ones in left picture is pretty same with ones we used in war games. But war is not good or cool like American movies or games in real life.

Soldaki mayınlar benim oyunlarda kullandıklarımın aynısı. Keşke bu mayınları sadece oyunlarda görsek. Savaş gerçekte Amerikan filmlerinde gösterildigi gibi havalı bir şey değil.

Known weapons weren’t enough for America and they also used chemical poisons to kill Vietnamese people. One of the most important one was Agent Orange. Agent Orange is the code name for one of the herbicides and defoliants used by the U.S. military as part of its herbicidal warfare program, Operation Ranch Hand, during the Vietnam War. Vietnam estimates 400,000 people being killed or maimed, and 500,000 children born withbirth defects. You will see the effects of Agent Orange in pictures.

Bilinen silahlar ve ekipmanlar Vietnam’ı yok etmek için yeterli olmadı. Amerika tüm teknojisine rağmen Vietnam topraklarında fena hade çuvallıyordu. Vietnam askerleri muhteşem gerilla taktikleriyle Amerika’yı çok zor durumlara düşürdüler. Ancak Amerika tarihte başka savaşlarda da yaptığı gibi gene bel altından vurma yoluna gitti ve Vietnam üzerinde kimyasal silahlar kullandı. Bunların en ünlüsü Turuncu Ajan kod adıyla bilinen bir tür zehirdi. 400.000 Vietnamlı’nın ölmesine 500.000 çocuğun sakat doğmasına neden oldu. Fotoğraflarda bu silahın yarattığı etkileri göreceksiniz.

This war inspired many movies songs and video games. There are hundreds of songs written for this war. But seeing this wars effects with Vietnam’s sight is much more better then seeing it in American movies.

Tarihte II. dünya savaşı ve Vietnam savaşı kadar hiç bir şey bu kadar çok şarkıya, filme ve oyuna konu olmamıştır. Fakat Amerikan filmlerinin yanlı bakışı yerine bu müzeyi gezip savaşın asıl yüzünü öğrenmek çok daha iyi.

During the Vietnam War, the United States military sprayed nearly 20,000,000 US gallons (75,700,000 L) of chemical herbicides and defoliants in Vietnam.

Savaş boyunca Amerikan ordusu Vietnam üzerine 20.000.000 galon (75,700,000 L) kimyasal püskürtmüştür. Bugün halen bazı yerlerde tarım yapılamamakta hatta çimen bile yetişmemektedir. Ve halen bir çok insan bu kimyasalların oluşturduğu yaralar ya da sakatlıklarla yaşamaktadır.

Some examples from the effects of Agent Orange.

Turuncu ajanın etkilerinden örnekler.

American soldiers were aged between 19 -25. %90 of American were under 23 age old. Many of them joined army just because they had nothing to do else and earn money. And these times America was making huge propaganda campaigns to call young people to army. Being in the army was something special according to these campaigns and many people were entering army to gain respect and proud from other people and family. But they were young and had no idea about war it self. Many of them became mentally defective and suffered. And much more of them killed their self.

Amerikan askerlerinin yaşları 19 ile 25 arasındaydı. %90′ının 23 yaşın altında olduğu bir Amerikan ordusu vardı Vietnam’da. O zamanlar Amerika genç insanları askeriyeye çağırmak için büyük kampanyalar yapıyor halkı ve gençleri posterlerle özendiyordu. Askeriye’de olmak, onurlu, şerefli ve güzel bir şeydi. Zaten iş bulamayan ve parasız kalan gençler toplumda hem saygı hem de para kazanabilmek için askeriyenin yolunu tutuyorlardı. Fakat evdeki hesap Vietnam’a uymadı. Bu gençlerin bir çoğu savaş ortamında akıl sağlığını kaybetti. Bazıları kendilerini öldürerek intihar ettiler.

United states lost 3300 planes and 5000 helicopter in this war.

Amerikan ordusu savaşta 3300 uçak ve 5000 helikopter kaybetti.

American army tortured Vietnamese people very hardly and killed millions of innocent people. Burned villages and killed children.

Amerikan ordusu Vietnam halkına büyük işkenceler uyguladı. Milyonlarca masum insan ve çocuk acımasızca öldürüldü.

American casulties and losses: 58,220 dead, 1,687 missing, 303,635 wounded

South Vietnam casulties and losses: 316,000 dead, 1,170,000 wounded

North Vietnam casulties and losses: 1,176,000 dead or missing, 600,000+ wounded

14.300.000 tons of bombs used to Vietnam by United States. And this means 270 kg bomb for each person. This is insane. The biggest size of bomb useage in history. At the end of the war. United states used 7 million bombs in Vietnam and this equals to 300 Atomic bomb which used in Japan in 1945.

Savaş boyunca Amerika toplam 14.300.000 bomba kullandı. Bu da her insan için 270 kilo bomba demek oluyor. Tüm savaş tarihinde en çok bombalanan ülke olarak Vietnam’a ne desek az kalır. Bu insanların Amerika’nın tüm caniliğine rağmen ülkelerini kurtarması ve savaşı kazanması büyük bir saygı uyandırıyor bende. Savaşın sonunda Amerika’nın kullandığı 7 milyon bomba ise Japonya’ya atılan atom bombasının 300 tanesine eşit bir etkiye sahipmiş.

Vietnam war with numbers. No need to write anything. Just read the left picture.

Rakamlarla Vietnam savaşı. Cok bir şey yazmaya gerek yok. Sol fotoğraf her şeyi anlatıyor.

These are some samples of American prisons for Vietnamese prisoners.

Vietnamlıların tutsak edildiği hapishane örnekleri.

Left photo is the back of an American jet fighter. And right photo is a kind of guillotine. Used to kill prisoners.

Solda bir American uçağının arkasından detay görüyorsunuz. Sağdaki ise bir çeşit giyotin. Makumların kafalarını koparmak için kullanılmış.